Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) önemli ismi ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesud Barzani, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı Erbil'de ağırladı. Yüksek düzeyli bu buluşmada, Suriye'deki güncel gelişmeler ve bölgesel istikrar masaya yatırıldı.
ABD'den Barzani'ye Özel Mesaj
KDP Dış İlişkiler Ofisi'nin yaptığı açıklamaya göre, görüşmede Tom Barrack, ABD Başkanı Donald Trump'ın selamlarını ve takdirlerini Mesud Barzani'ye iletti. Barrack, Barzani'nin bölgedeki barış sürecine yaptığı katkılar ve Suriye'deki gerilimi yatıştırmadaki rolünden dolayı özel takdirlerini sundu. Toplantıya IKBY Başbakanı Mesrur Barzani de katılarak ABD heyetini karşıladı.
Diyalog ve Kürt Haklarına Vurgu
Taraflar, Suriye'deki mevcut sorunlar ve anlaşmazlıklar karşısında çözümün ancak diyalog, karşılıklı anlayış ve barışçıl yollarla mümkün olabileceği konusunda mutabık kaldı. Görüşmenin kritik bir bölümünde Mesud Barzani, "Suriye'nin geleceğinde Kürt halkının haklarının güvence altına alınmasının önemini" bir kez daha vurguladı. Barzani, aynı zamanda Suriyeli taraflara çözüm bulma konusunda ABD'nin üstlendiği rolden memnuniyetini dile getirdi.
Geniş Katılımlı Heyet ve Üçlü Görüşme
Toplantıya ABD tarafından geniş bir heyet katıldı. ABD'nin Erbil Başkonsolosu Windy Green, ABD'nin Suriye Kuvvetleri Komutanı General Kevin Lambert ve Albay Zachariah Cork da görüşmelerde hazır bulundu. İlginç bir gelişme olarak, Mesud Barzani'nin ayrıca terör örgütü YPG/SDG'nin sözde lideri Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin ile de bir görüşme yaptığı, ancak bu görüşmenin içeriği hakkında resmi bir açıklama yapılmadığı öğrenildi. Daha sonra Barzani, Barrack ve Şahin üçlü bir heyet görüşmesi gerçekleştirdi.
Yerel medya kaynakları, görüşmede Barzani'nin Suriye'de diyalog, istikrar ve birlikte yaşamanın önemine dikkat çektiğini aktardı. Tarafların, bölgedeki istikrarı pekiştirmek amacıyla atılabilecek somut ve pratik adımları da ele aldığı belirtildi. Bu üst düzey buluşma, Suriye krizine yönelik diplomatik çabaların ve bölgedeki Kürt faktörünün geleceğine dair müzakerelerin devam ettiğinin açık bir göstergesi olarak yorumlanıyor.