Kanada Başbakanı Carney Davos Zirvesi'nde Küresel Sistemi Yorumladı: 'Masada Olmazsak Menüde Oluruz'
Kanada Başbakanı Mark Carney'in Dünya Ekonomik Forumu Davos Zirvesi'ndeki konuşması, küresel siyaset gündemine damga vurdu. Carney, dünyanın Trump öncesi uluslararası düzene artık dönmeyeceğini vurgulayarak, küresel sistemde bir geçiş değil, 'bir kırılma' yaşandığını ifade etti.
Carney'den Orta Güçlere Birlik Çağrısı
Kanadalı Başbakan, konuşmasında özellikle orta ölçekli ülkelerin durumuna dikkat çekti. "Kanada gibi orta ölçekli ülkeler tek başına hareket edemez. Diğer orta ölçekli ülkelerle birlik olmalıyız. Masada olmazsak menüde oluruz" şeklinde çarpıcı bir uyarıda bulunan Carney, büyük güçlerin piyasa büyüklüğü ve askeri kapasite avantajlarına sahip olduğunu, orta güçlerin ise bu imkanlardan yoksun olduğunu belirtti.
Carney'in analizine göre, mevcut sistemde en güçlüler ekonomik entegrasyonu bir baskı aracı olarak kullanıyor ve büyük güçler arasındaki rekabet yoğunlaşıyor. Kanada Başbakanı, uyumun artık güvenlik getirmeyeceğini savunarak, orta güçlerin bu yeni gerçeğe uyum sağlamak zorunda olduğunu, ancak bunu sadece daha yüksek duvarlar örerek değil, daha iddialı adımlar atarak yapmaları gerektiğini vurguladı.
Macron'dan Trump'a Sert Tepki
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Davos'taki konuşmasıyla dikkatleri üzerine çekti. Fransız lider, "Zorbalığı kabul etmeyeceğiz" diyerek ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarına açıkça karşı çıktı. Macron, Avrupa'nın güçlünün kanununu pasif bir şekilde kabul etmeyeceğini, aksi takdirde vasal hale gelmelerine yol açacağını ifade etti.
Macron'un konuşmasındaki kritik noktalardan biri de Çin vurgusu oldu. Fransız lider, Avrupa'nın bazı kilit sektörlerine daha fazla Çin doğrudan yabancı yatırımı yapılması çağrısında bulundu. Macron, Çin'e kapılarının açık olduğunu, ancak ihtiyaç duyulan şeyin sadece ürün ihracatı değil, büyümeye katkıda bulunacak ve teknoloji transferi sağlayacak yatırımlar olduğunu belirtti.
Transatlantik İlişkilerde Gerginlik
Davos Zirvesi, Trump'ın Grönland'ı ele geçirme isteği ve Avrupalı liderlere yönelik gümrük vergisi tehditleri nedeniyle son yılların en gergin zirvelerinden biri olma özelliği taşıyor. Trump'ın agresif "Amerika Önce" politikasına karşı Avrupalı liderlerin bir cephe oluşturduğu gözlemleniyor.
Macron, şu anın yeni emperyalizm veya yeni sömürgecilik için uygun bir zaman olmadığını belirterek, Trump'ın "yararsız saldırganlığını" eleştirdi. Fransız lider, Avrupa'nın toprak egemenliği ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğini, bunun AB'nin kendi yüksek ticaret yaptırımlarıyla yanıt vermesini de içerebileceğini ifade etti.
Zirvede yaşanan bu gelişmeler, küresel siyasetteki gerilimlerin ve güç dengelerindeki değişimlerin uluslararası platformlara nasıl yansıdığını açıkça gösteriyor. Carney ve Macron'un açıklamaları, orta güçlerin küresel sistemdeki konumlarını yeniden değerlendirmeleri gerektiğine işaret ederken, transatlantik ilişkilerdeki sorunların derinleştiğini ortaya koyuyor.