Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı bir televizyon programında Suriye'nin Halep kenti ve Gazze'deki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakan Fidan, Halep'te başlayan sürecin yakın zamanda tamamlanarak, bölgedeki paralel yapının ortadan kalkacağına inandığını ifade etti.
Halep'te Tek Devlet Düzeni Vurgusu
Bakan Fidan, konuşmasında Halep'teki duruma dikkat çekerek, "Biz bunu baştan beri söylüyoruz" dedi. İlgili birimlerin konuyu muhataplarına ilettiğini ancak istenen değişikliğin olmadığını belirten Fidan, şu anda Halep'ten başlayan bir süreci yaşadıklarını kaydetti.
"İnşallah sürecin yakın zamanda bitip, oradaki paralel yapının da ortadan kalkacağına ve Halep'te tek bir devletin, tüm vatandaşlarına tek devlet kurumları üzerinden hizmet vereceği ana inanıyorum" diyen Fidan, olması gerekenin bu olduğunu, devlet hizmetinde teklik ve vatandaşa kuşatıcılık gerektiğini vurguladı.
SDG'ye Sert Eleştiri ve İsrail Yorumu
Fidan, bölgedeki ülkelerin isteklerinin farklı olduğunu, Amerika'nın istediği bir tablo bulunduğunu ve bunların örtüştüğünü söyledi. Ancak İsrail'in bu tabloda örtüşmediğini iddia eden Bakan, İsrail'i 'böl, parçala, yönet taktiğiyle kendi güvenliğini sağlayan, kandan beslenen bir entite' olarak nitelendirdi.
SDG'ye (Suriye Demokratik Güçleri) seslenen Fidan, "SDG'nin bunu bırakması lazım artık. Bu toprakların insanlarına sahici bir değer dönüşü yapmak istiyorsa..." ifadelerini kullandı. Fidan, SDG'nin yıllardır bölge halkının dinini ve değerlerini küçümsediğini, daha sonra politika yapma adına değer sahiplenmeye başladığını ve kimsenin anlamadığı kavramları halka uzun yıllar anlattığını öne sürdü.
2025 Yoğun, 2026 Daha Hareketli Geçecek
Bakan Fidan, 2025 yılının diplomasi açısından son derece yoğun geçtiğini belirtti. Yeni yılın ilk günlerinde ortaya çıkan küresel krizlerin, 2026 yılının çok daha hareketli bir dönem olacağını gösterdiğini vurguladı.
2025'te Türkiye'nin enerjisinin büyük kısmını yakın coğrafyadaki çatışmaları sonlandırmaya harcadığını kaydeden Fidan, özellikle Filistin meselesinin kendileri için fevkalade önemli olduğunu söyledi. Gazze'deki durumu 'soykırım' olarak niteleyen Fidan, bunun milletin vicdanında ve devletin stratejik zihninde kanayan bir yara olduğunu ifade etti.
"Bunu durdurmak için elimizden geleni yaptık. 2025 yılında atılan önemli diplomatik hamlelerle nihayetinde, ağır aksak da olsa, bir ateşkese ulaşıldı" diyen Fidan, şimdi bu sürecin ikinci aşamasına geçmek için çalışacaklarını açıkladı.
Gazze İçin Türkiye Hazır
Fidan, Gazze barış planının hayata geçmesi için Türkiye'nin üzerine ne görev düşüyorsa yapmaya hazır olduğunu ve yapacağını ilan etti. "Bu bir irade" diyen Bakan, konunun nasıl hayata geçirileceğinin diğer ortaklarla mutabık kalınan kararlar çerçevesinde belirleneceğini anlattı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararının, bazı konuların hayata geçirilmesinde sınırdaş iki ülkenin (Mısır ve İsrail) onayı veya koordinasyonunu şart koştuğuna işaret etti. Amerika'nın Türkiye'nin oradaki gerekliliği konusunda bir anlayışı ve talebi olduğunu, İsrail'in ise şimdilik buna karşı duruş sergilediğini belirten Fidan, sürecin nasıl evrileceğini göreceklerini söyledi.
"Biz insani yardım, yeniden yapılanma dahil olmak üzere barış gücü de dahil birçok konuda görev almaya hazırız" diye konuşan Fidan, ancak şu anda netleşmiş bir durum olmadığını, temaslar, görüşmeler ve koordinasyon toplantılarının devam ettiğini sözlerine ekledi.