Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yoğun bir diplomasi trafiğine imza atarak İspanya ve İngiltere'de üst düzey görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerin ana gündem maddelerini, Filistin'deki insani kriz ve Rusya-Ukrayna savaşı oluşturdu.
İspanya Ziyaretinde İki Taraflı İlişkiler ve Gazze
Bakan Fidan'ın diplomasi turu, 18 Şubat Pazartesi günü İspanya'nın başkenti Madrid'de başladı. Burada İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ile bir araya gelen Fidan, ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası meseleleri ele aldı.
Görüşmede, Filistin'deki insani durumun vahameti ve acil ateşkes ihtiyacı üzerinde duruldu. Taraflar, İsrail'in Gazze'deki işgalinin derhal sona ermesi gerektiği konusunda mutabık kaldı. Kalıcı ve sürdürülebilir bir barış çözümünün ancak iki devletli formülle mümkün olabileceği vurgulandı.
Londra'da Ukrayna ve Bölgesel Güvenlik Görüşmeleri
Madrid temaslarının ardından Londra'ya geçen Bakan Hakan Fidan, 19 Şubat Salı günü İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ile görüştü. Bu görüşmede de Gazze'deki gelişmeler masaya yatırıldı. İngiltere'nin bölgede insani yardımların önündeki engellerin kaldırılması yönündeki çağrısına Türkiye'nin de tam destek verdiği aktarıldı.
Ukrayna meselesi, Londra'daki görüşmelerin diğer önemli başlığı oldu. Taraflar, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasının önemini bir kez daha teyit etti. Karadeniz'deki güvenliğin sağlanması ve bölgesel istikrarın temini konularında fikir alışverişinde bulunuldu.
Diplomasinin Önemi ve Türkiye'nin Rolü
Bakan Hakan Fidan'ın bu yoğun diplomasi trafiği, Türkiye'nin küresel kriz noktalarında aktif ve yapıcı bir diplomasi izlemeye devam ettiğini gösterdi. Özellikle Gazze'de yaşanan insani felaketin uluslararası platformlarda durmaksızın gündeme getirilmesi, Türkiye'nin insani diplomasideki kararlı duruşunu yansıtıyor.
Her iki ülke ile de görüşülen ortak konular, Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrar için sergilediği çabanın uluslararası arenada dikkatle takip edildiğini ve değer gördüğünü ortaya koydu. Ukrayna savaşında arabuluculuk potansiyeli, Gazze krizinde ise insani yardım koridoru çabaları, Türk diplomasisinin öncelikleri arasında yer almaya devam ediyor.
Bu diplomatik temaslar, dünyanın içinden geçtiği bu zorlu dönemde, diyalog ve çok taraflı diplomasinin vazgeçilmez olduğunu bir kez daha hatırlattı.