G7 Ülkeleri Hürmüz Boğazı'nda Kalıcı Seyrüsefer Özgürlüğü Talebinde Bulundu
G7 ülkelerinin dışişleri bakanları, Fransa'nın Cernay-la-Ville köyünde gerçekleştirilen toplantı sonrasında yaptıkları ortak açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda serbest ve güvenli seyrüsefer özgürlüğünün kalıcı olarak sağlanmasının mutlak bir gereklilik olduğunu vurguladılar. Bu çağrı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 nolu kararı doğrultusunda yeniden dile getirildi.
Toplantıda Orta Doğu ve İran Gündemi
Fransa, Almanya, Kanada, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD dışişleri bakanlarının yanı sıra Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın katılımıyla düzenlenen toplantıda, Orta Doğu'daki mevcut durum detaylı bir şekilde ele alındı. Yapılan yazılı açıklamada, çatışmanın bölgesel ortaklar, siviller ve sivil altyapılar üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması gerektiği belirtildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İnsani yardım konusundaki çabaları koordine etmenin yanı sıra, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılara derhal son verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Hiçbir şey, silahlı çatışmalar sırasında sivillerin kasti olarak hedef alınmasını veya diplomatik yerleşkelere yönelik saldırıları haklı çıkaramaz."
Ekonomik Şoklar ve Küresel Etkiler
G7 dışişleri bakanları, toplantıda küresel ekonomik şokların vatandaşlar üzerindeki doğrudan etkilerini de masaya yatırdı. Özellikle ekonomik, enerji, ticari ve gübre tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıkların ciddi sonuçlar doğurduğu kaydedildi. Bu bağlamda, ortaklıkları çeşitlendirmenin ve söz konusu ekonomik şokların etkisini azaltmak için farklı girişimleri desteklemenin önemi üzerinde duruldu.
Toplantı, bölgesel istikrarın sağlanması ve uluslararası hukukun üstünlüğünün korunması yönünde atılacak adımların tartışıldığı kapsamlı bir platform olarak değerlendirildi. G7 ülkeleri, Hürmüz Boğazı gibi stratejik su yollarında seyrüsefer özgürlüğünün garanti altına alınmasının, küresel ticaret ve enerji güvenliği açısından hayati önem taşıdığını bir kez daha vurgulamış oldu.



