Gazze'de Barış Kurulu Kuruldu: Türkiye Askeri Destek İradesini Açıkladı
Gazze Barış Kurulu Kuruldu, Türkiye Askeri Destek İradesini Açıkladı

Gazze'de Ateşkes Sonrası Uluslararası Barış Kurulu Oluşturuldu

Gazze'de ateşkesin ardından geçiş sürecini yönetmek amacıyla uluslararası bir Barış Kurulu oluşturuldu. Bu kurulun, Gazze'de yönetişimin sağlanması, kamu hizmetlerinin yeniden tesis edilmesi ve yeniden imar sürecinin koordine edilmesinde önemli bir rol üstlenmesi öngörülüyor. İlerleyen aşamalarda ise güvenliği destekleyecek uluslararası bir istikrar mekanizmasının da gündeme gelmesi bekleniyor.

Türkiye'nin Barış Kurulu'ndaki Rolü ve Hedefleri

Türkiye'nin de aktif olarak yer aldığı bu yapı, Gazze'de kalıcı barışın tesisi için diplomatik bir çerçeve sunmayı hedefliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV canlı yayınında yaptığı açıklamalarla Türkiye'nin pozisyonunu net bir şekilde ortaya koydu. Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'nin Gazze'de garantörlük rolüne karşı çıkmasını değerlendirirken, Türkiye'nin çözüm için her türlü katkıyı vermeye hazır olduğunu vurguladı.

Fidan: "Askeri Destek Konusunda da İrade Bulunuyor"

Diplomatik, istihbari ve insani yardımların yanı sıra, gerekli şartların oluşması halinde askeri destek konusunda da irade bulunduğunu ifade eden Fidan, "İsrail bizle ilgili her şeye karşı ama mücadelemiz sürecek. Gerekli şartlar oluşursa asker desteği ile ilgili bir irademiz var" dedi. Bu açıklama, Türkiye'nin Gazze konusundaki kararlı tutumunu ve İsrail'e rağmen geri adım atmayacağını gösteriyor.

Fidan ayrıca, Türkiye'nin bir numaralı önceliğinin Gazze nüfusunun yerinde kalması olduğunu belirterek, İsrail'in stratejik hedefinin ise Gazze halkını bölgeden sürmek olduğunu ifade etti. Bu durum, iki taraf arasındaki temel farklılıkları ve çatışmanın kökenindeki sorunları ortaya koyuyor.

Suriye'deki Gelişmeler ve PKK/YPG Operasyonu

Diğer yandan, Suriye ordusu, PKK/YPG'nin Halep'teki sivil yerleşimlere yönelik saldırıları üzerine 8 Ocak'ta Fırat'ın batısında operasyon başlattı. Saldırıların sürmesiyle 16 Ocak'ta harekâtı genişleten Suriye ordusu, kısa sürede Deyr Hafir, Meskene ve stratejik Tabka kentlerinde kontrol sağladı. Aşiretler ve yerel halkın desteğiyle Deyrizor ve Rakka'da da örgüt büyük ölçüde geri püskürtüldü.

Yaklaşık 44 saat süren operasyon, Şam yönetimi ile PKK/YPG arasında imzalanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması ile sona erdi. Anlaşma kapsamında PKK/YPG'nin çekilmesi, bölgelerin Suriye yönetimine devri ve örgütün fiilen dağıtılması kararlaştırıldı.

Mazlum Abdi'nin Süreci Tıkama Girişimleri

Terör örgütü YPG'nin elebaşı Mazlum Abdi ise anlaşmaya giden süreçte Kandil'den ayrı olarak Şam yönetimine karşı anlaşma sağlanmaması, kendi isteklerinin karşılanması amacıyla ayak diremiş ve çok sefer görüşmeleri tıkamıştı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı canlı yayında Abdi'nin süreci tıkamaya yönelik bu girişimlerine ilişkin açıklamada bulundu.

Fidan: "Abdi Mesaj Taşıyıcı, Kandil Karar Verir"

Abdi'nin son sözü söyleme gibi çok fazla etkisi olmadığını ifade eden Fidan, "O mesaj taşıyıcı, kendisini söyleneni örgüte iletmek zorunda, örgüt ona talimat verir, o onu uygular" dedi. Örgüt üzerinde Abdi'nin kararlarının değil Kandil'in ne diyeceğinin etken olduğunu vurgulayan Bakan Fidan, "SDG'ye siyasete gir derse girer, girme derse girmez" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, PKK/YPG yapılanmasındaki hiyerarşiyi ve karar alma mekanizmalarını netleştiriyor.