Hafıza Programında ABD-İsrail Saldırıları ve Türkiye'nin Rolü Masaya Yatırıldı
Hafıza'da ABD-İsrail Saldırıları ve Türkiye'nin Rolü

Hafıza Programında Bölgesel Dengeler ve Türk Devlet Aklı Tartışıldı

Yeni Şafak İnternet Yayın Yönetmeni Ersin Çelik ve stratejist İbrahim Ufuk Kaynak, Hafıza programının son bölümünde ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı İran saldırılarının ardından değişen bölgesel dengeleri kapsamlı şekilde analiz etti. İkili, Batı medyasındaki karartmaya rağmen İsrail ve ABD'nin bölgedeki moral üstünlüğünü kaybettiğini vurguladı.

İran'ın Devlet Aklı Hafife Alındı

İbrahim Ufuk Kaynak, "Hesap edilmeyen şey; İran'ın devlet aklının bu kadar hafife alınmasıydı" diyerek önemli bir tespitte bulundu. Kaynak, Türk devlet aklının bölgedeki etkisine dikkat çekerek şunları söyledi: "Ben mesela şöyle söyleyeyim; Türk devlet aklını kullanırlar, Rusya da öyledir. O bölgelerde esasında Türk aklının olmadığı herhangi bir devlet yapısı yoktur. Çünkü en eski akıl Türk devlet yapılanmasıdır."

Savaşın 32. Gününde Değişen Dengeler

Ersin Çelik, bir aydan uzun süredir devam eden çatışmaların 32. günü geride bıraktığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Amerika ve İsrail'in İran'a geçtiğimiz 28 Şubat'ta başladığı saldırılar artık 32. günü geride bıraktı ve sahadaki dengeler değişmeye başladı. Bu savaşın tarafı olan ülkelere de sıçramaya başladı."

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Çelik, ABD'de milyonlarca kişinin katıldığı savaş karşıtı gösterilere, İsrail'deki iç karışıklıklara ve İran'ın psikolojik üstünlüğü ele geçirdiğine dair verilere dikkat çekti. İran'ın İsrail'e ve ABD üslerinin bulunduğu ülkelere füze atmaya devam ettiğini vurgulayan Çelik, sürecin ABD ve İsrail'in istediği gibi ilerlemediğini ifade etti.

Venezuela ile İran Arasındaki Temel Farklar

İbrahim Ufuk Kaynak, Venezuela ile İran arasındaki temel farklara işaret ederek şu açıklamaları yaptı: "Venezuela'yla İran arasında inanılmaz büyük bir fark var. İran son bin yıldır Türk devlet aklını kullanan bir devlet. Bakın 935'lerde başladı Türklerin İran'a yerleşip yönetimi ele alması. Bunu hep ıskalıyorlar."

Kaynak, ABD'nin Latin Amerika'daki yöntemlerini İran'da uygulamaya kalktığını ancak bunun mümkün olmadığını savundu. Venezuela'nın tarihî devlet yapılanmasının olmadığını, oysa İran'ın köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu vurguladı.

Batı Medyasının Karartması ve Moral Çöküşü

İkili, Batı medyasının savaşla ilgili inanılmaz bir karartma uyguladığını ancak gerçeklerin bir şekilde sızdığını belirtti. İbrahim Ufuk Kaynak, İran'ın düşük maliyetli drone'lar ile milyon dolarlık füzeleri etkisiz hale getirdiğini, ABD üslerinin vurulduğunu ifade etti.

Kaynak, "Batı medyasının bir karartması var. İnanılmaz bir karartma. Ama ne kadar yaparsan yap bir yerlerden sızıyor" diyerek medya manipülasyonuna dikkat çekti. AWACS uçağının vurulması ve uçak gemilerinin hasar alması gibi olayların görüntülerinin yayınlandığını belirtti.

Türkiye'nin Bölgedeki Kritik Rolü

İbrahim Ufuk Kaynak, savaş sonrası bölgede oluşacak güç boşluğuna dikkat çekerek Türkiye'nin önemini vurguladı: "Şimdi burada en önemli şey aslında kim kalıyor biliyor musun? Türkiye. Bütün işin içerisinde Türkiye kalıyor."

Kaynak, Türkiye'nin barışı önceleyen, diplomasiyi silah haline getiren tavrının bölgedeki en akıllı strateji olduğunu savundu. Türkiye'nin tarihî geçmişi, coğrafi konumu ve siyasi kadrosuyla bölgenin yeniden yapılanmasında kilit rol oynayacağını ifade etti.

İç Politikadaki Gelişmeler ve Güvenlik Açıkları

Ersin Çelik, bölgedeki savaş ortamında iç politikada yaşanan gelişmelere de değinerek önemli uyarılarda bulundu: "Bir akıl tutulması yaşıyoruz içeride. Yani coğrafyamızda, bölgemizde, dibimizde bir dünya savaşı yaşanırken biz içeride belediye başkanlarının saçma sapan ilişkilerini tartışıyoruz."

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Çelik, siyasetçilerin özel hayatlarındaki zaafların büyük güvenlik açıkları oluşturabileceğini, bu durumun casusluk faaliyetlerine zemin hazırlayabileceğini belirtti. Özellikle belediye başkanları ve milletvekillerinin kamusal görevleri nedeniyle daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.

Savaşın Küresel Etkileri ve Ekonomik Sonuçlar

İkili, savaşın sadece bölgesel değil küresel etkileri olduğuna dikkat çekti. İbrahim Ufuk Kaynak, petrol fiyatlarındaki artışın dünya ekonomisini olumsuz etkileyeceğini, özellikle Japonya ve Çin gibi Körfez petrolüne bağımlı ülkelerin zarar göreceğini ifade etti.

Ersin Çelik ise Körfez ülkelerinin güvenlik politikalarının çöktüğünü, itibarlarının zedelendiğini, turizm ve bankacılık sektörlerinin sekteye uğradığını belirtti. Bu ülkelerin yeni güvenlik yatırımları yapmak zorunda kalacağını vurguladı.

Sonuç ve Değerlendirmeler

Programda, ABD-İsrail ittifakının İran'a yönelik saldırılarının beklenen sonuçları vermediği, bölgesel dengelerin değişmeye başladığı ve Türkiye'nin bu süreçte kilit rol oynayacağı vurgulandı. İkili, Batı medyasının karartma politikalarına rağmen gerçeklerin ortaya çıkmaya başladığını, İsrail ve ABD'nin moral üstünlüğünü kaybettiğini savundu.

Türk devlet aklının bölgedeki tarihî derinliğine ve stratejik önemine dikkat çeken konuşmacılar, iç politikadaki güvenlik açıklarının da acilen ele alınması gerektiğini belirtti. Savaşın uzun vadeli etkilerinin hem bölgesel hem de küresel düzeyde hissedileceği, bu nedenle diplomasi ve akıllı stratejilerin daha da önem kazandığı vurgulandı.