Çin, İki Avrupa Ülkesiyle Kritik Diplomatik Temaslarda Bulundu
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, bu hafta içinde Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer'ı Pekin'de ağırlayacak. Starmer'ın ziyareti, Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından kritik öneme sahip olarak nitelendirilirken, iki ülke arasındaki ticari bağların güçlendirilmesi ve yeni anlaşmaların imzalanması bekleniyor.
Birleşik Krallık Ziyaretinin Detayları
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo Jiakun, Starmer'ın yarın başlayacak ve cumartesi gününe kadar sürecek ziyareti sırasında Devlet Başkanı Xi Jinping, Başbakan Li Qiang ve Çin'in en üst düzey yasama organı başkanı Zhao Leji ile görüşeceğini açıkladı. Çin Ticaret Bakanlığı ise, Starmer'ın finans, sağlık ve imalat gibi sektörlerden 50'den fazla İngiliz şirket ve kurumdan oluşan bir heyeti yöneteceğini belirtti.
Ziyaret sırasında ticaret ve yatırım belgelerinin imzalanması öngörülüyor. Ticaret Bakanlığı, "ticaret ve ekonomi politikaları konusunda iletişimi güçlendirerek, her iki tarafın işletmeleri arasında işbirliği için adil, şeffaf ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir iş ortamı yaratmaya" hazır olduğunu ifade etti. Ayrıca, Çin'in Birleşik Krallık ile karşılıklı güveni artırmaya ve G7 ülkeleriyle pratik işbirliğini derinleştirmeye istekli olduğu vurgulandı.
Finlandiya ile Stratejik Görüşme
Çin lideri Xi Jinping, aynı zamanda Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo ile de kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Xi Jinping, Çin'in küresel zorluklar konusunda Finlandiya ile işbirliği yapmaya, BM merkezli uluslararası sistemi desteklemeye ve ekonomik küreselleşmeye dayalı çok kutuplu bir dünya oluşturmaya hazır olduğunu belirtti.
Xi Jinping, ayrıca Pekin'in Finlandiya'nın Çin-AB ilişkilerinin sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde gelişmesinde yapıcı bir rol oynamasını umduğunu da ekledi. Bu görüşme, Çin'in Avrupa Birliği üyesi ülkelerle bağlarını derinleştirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Küresel Bağlam ve Avrupa'nın Stratejik Yönelimi
Çin'in iki Avrupa ülkesiyle yaptığı bu görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump'ın değişken dış politika kararları ve müttefiklerine karşı çatışmacı yaklaşımı nedeniyle Avrupa ülkelerinin dış ilişkilerini çeşitlendirmeye yöneldiği bir dönemde gerçekleşiyor. Avrupa'da, Trump'ın izlediği politikalar nedeniyle Çin'le stratejik ortaklıklar sağlanabileceği yönünde çağrılar yapılıyor.
Bu diplomatik temaslar, Çin'in küresel etkisini artırma ve Avrupa ile ekonomik bağlarını güçlendirme stratejisinin bir yansıması olarak görülüyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Finlandiya gibi önemli Avrupa aktörleriyle yapılan görüşmeler, Çin'in bölgedeki varlığını pekiştirmeyi hedefliyor.
Sonuç olarak, Çin'in Birleşik Krallık ve Finlandiya ile gerçekleştirdiği bu kritik temaslar, hem ticari hem de stratejik işbirliği açısından önemli adımlar olarak değerlendiriliyor. İki tarafın da karşılıklı çıkarlar doğrultusunda işbirliğini genişletme niyeti, küresel siyasette yeni dengelerin oluşmasına katkı sağlayabilir.