AB Yüksek Temsilcisi Kallas'tan Çarpıcı Açıklama: Avrupa'nın ABD İle İlişkilerinde Yapısal Değişim
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa Savunma Ajansı'nın yıllık konferansında önemli açıklamalarda bulundu. Kallas, değişen küresel koşullar ışığında, 'Avrupa, artık Washington'un birincil ağırlık merkezi değildir' ifadesini kullanarak, transatlantik ilişkilerdeki dönüşüme dikkat çekti.
Rusya, Orta Doğu ve Çin: Küresel Tehditler ve Belirsizlikler
Kallas konuşmasında, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısının dördüncü yılına yaklaşırken, siber saldırılar, kritik altyapıya sabotajlar ve bilgi manipülasyonu gibi tehditlerle mücadele ettiklerini vurguladı. 'Rusya'nın uzun vadede büyük bir güvenlik tehdidi olmaya devam edeceği artık acı bir şekilde netleşmiştir' diyen Kallas, Orta Doğu'nun da Yemen, Suriye, Gazze ve İran'a ilişkin krizlerle dolu bir yılı geride bıraktığını belirtti. Kallas, bölgenin tamamen öngörülemez kalacağını ifade ederken, Çin'de de uzun vadeli bir meydan okumanın devam ettiğine işaret etti.
Transatlantik İlişkilerde Yeniden Değerlendirme Süreci
Atlantik'in ötesinde yaşanan en büyük değişimin altını çizen Kallas, transatlantik ilişkileri temellerinden sarsan bir yeniden değerlendirme sürecinin söz konusu olduğunu kaydetti. 'Açık konuşmak gerekirse, güçlü transatlantik bağlar istiyoruz. ABD, Avrupa'nın ortağı ve müttefiki olmaya devam edecektir ancak Avrupa, yeni gerçeklere uyum sağlamak zorundadır' diyen Kallas, bu değişimin geçici değil, yapısal olduğunu vurguladı. Bu durumun Avrupa'nın sorumluluk üstlenmesini zorunlu kıldığını belirterek, 'Tarih boyunca hiçbir büyük güç, kendi varlığını başkalarına devrederek ayakta kalamamıştır' uyarısını yaptı.
Uluslararası Normlar Üzerindeki Baskı ve Savunma Alanında Acil Adımlar
Kallas, son gelişmelerin son 80 yılda inşa edilen uluslararası normlar, kurallar ve kurumlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti. 'Zorlayıcı güç politikalarına, nüfuz alanlarına ve güçlü olanın haklı olduğu bir dünyaya topyekun dönüş riski son derece gerçektir' değerlendirmesini yapan Kallas, bu nedenle Avrupa'nın savunma alanında acil adımlar atması gerektiğini vurguladı. Kallas, 'Ordularımızı güçlü bir konuma getirmeliyiz. Basitçe ifade etmek gerekirse, bu gece mücadeleyi kazanabilecek durumda olmalı ve yarına hazır bulunmalıyız' ifadelerini kullandı.
AB İçinde Oybirliği ve NATO-AB İşbirliği
Avrupa'nın yavaş olabildiğini ve oybirliğinin hızlı hareketi engellediğini belirten Kallas, üye ülkeler arasındaki politika farklılıklarının doğal olduğunu söyledi. Ancak, 'Bir ülkenin vetosunun diğerlerinin politikasını belirlemesi kabul edilemez' diyerek, oybirliğinin bazen pazarlık aracı olarak kullanıldığına dikkat çekti. NATO-AB işbirliği hakkında da konuşan Kallas, güvenlik ve savunma girişimlerinin NATO'yu tamamlayıcı nitelikte olması gerektiğini ifade etti. Kallas, 'Avrupa kıtasında daha fazla yük paylaşımı ve askeri güç yoluyla, ayrı ve güçlü bir Avrupa ayağının nasıl katma değer sağladığını ortaya koymalıyız' dedi.