Konakovic: Türkiye, Bosna-Hersek ve Balkanlar İçin Birleştirici Kilit Aktör
Bosna-Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konakovic, BalkanNews’e yaptığı kapsamlı değerlendirmede Türkiye'yi Bosna-Hersek ve Balkan bölgesi için "birleştirici ve dengeleyici kilit aktör" olarak tanımladı. Konakovic, iki ülke arasındaki ortaklığın siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda sürekli olarak derinleştiğini ifade etti.
Stratejik Ortaklık ve Kardeşane İlişkiler
Konakovic, Bosna Hersek ve Türkiye arasındaki mevcut ilişkilerin düzeyini ve stratejik ortaklığı değerlendirirken şu açıklamalarda bulundu:
"Bosna-Hersek ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, klasik iyi ikili ilişkilerin çok ötesine geçmektedir. Bu ilişkileri haklı olarak kardeşane olarak adlandırabiliriz. Derin tarihi, kültürel ve duygusal bağların yanı sıra, yoğun bir siyasi diyalog ve somut iş birliğine dayanmaktadır."
Bakan, ticaret hacminin artmakta olduğunu, Türk şirketlerinin Bosna-Hersek'te istihdam yarattığını ve önemli altyapı projelerinde birlikte çalışıldığını belirtti. Ayrıca, Bosna-Hersek'teki çok sayıda tesisin Türkiye'den gelen bağışlarla yenilendiğini hatırlattı.
Türkiye'nin Bölgesel ve Küresel Rolü
Konakovic, Türkiye'nin Bosna-Hersek ve bölgenin istikrarı için neden önemli olduğunu şu sözlerle açıkladı:
"Türkiye bugün sadece Balkanlar'da değil, küresel ölçekte de kilit siyasi aktörlerden biridir. Ülkemiz açısından Türkiye'nin rolü son derece önemlidir; çünkü hem bölgemizin koşullarını yakından tanıyan bir devlettir hem de Batı ve Doğu ile gelişmiş ilişkilere sahiptir."
Kriz dönemlerinde Türkiye'nin Bosna-Hersek'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstererek dengeleyici bir unsur olduğunu vurgulayan Konakovic, Türkiye'nin Avrupa ve Avro-Atlantik entegrasyon sürecini de güçlü şekilde desteklediğini ifade etti.
Kültürel ve İnsani Bağların Önemi
İki ülke arasındaki kültürel ve insani bağların önemine de değinen Konakovic, şunları kaydetti:
"Bağlarımız özel ve yüzyıllara dayanıyor. Benzer bir mentaliteye sahibiz; iç içe geçmiş ailevi ve tarihsel hikâyelerimiz, ortak hatıralarımız ve yaralarımız var."
Bu bağların eğitim, kültür, spor ve turizm alanlarındaki iş birliğiyle yaşatıldığını belirten Bakan, özellikle Bosna-Hersek kökenli olup Türkiye'de yaşayan insanların önemli bir köprü oluşturduğunu söyledi.
Dodik'e Yönelik Yasağın Ardından Süreç
Milorad Dodik'e siyasi faaliyet yasağı getirilmesinin ardından süreci değerlendiren Konakovic, şu görüşleri paylaştı:
"Bosna-Hersek, tüm engellemelere rağmen Avrupa Birliği'ne doğru ilerleyen bir devlettir. Mahkeme kararlarına uyulmak zorundadır. Devleti zayıflatan her türlü davranış, kimden gelirse gelsin, mutlaka açık sonuçlar doğurmalıdır."
Bakan, bu durumun Bosna-Hersek'teki birçok siyasi aktör için bir uyanış anı olmasını beklediğini ifade etti.
Dayton Anlaşması ve Gelecek Vizyonu
Dayton Barış Anlaşması'nın bugün bir çözüm mü yoksa sorun mu olduğu sorusuna ise Konakovic şu yanıtı verdi:
"Dayton Barış Anlaşması her şeyden önce savaşı durdurmuş ve Bosna-Hersek'e barış getirmiştir. Ancak aradan geçen otuz yılın ardından, devletin işlevselliğini ve daha hızlı gelişimini engelleyen ciddi sınırlamaların bulunduğunu açıkça görüyoruz."
Değişikliklerin demokratik süreçler yoluyla, iç uzlaşıyla ve uluslararası toplumun desteğiyle yapılması gerektiğini vurguladı.
Dışişleri Bakanı Olarak En Büyük Zorluk
Dışişleri Bakanı olarak görev süresindeki en büyük zorluğu sorulduğunda Konakovic, şu değerlendirmeyi yaptı:
"En büyük zorluk, kuşkusuz iç siyasi sistemimizin karmaşıklığı ve Bosna-Hersek'in nasıl bir devlet olması gerektiğine dair derin görüş ayrılıklarıdır. Kurumları içinde sık sık mevzi siyaseti yürütülen bir ülkenin dış politikasını yönetmek kolay değildir."
Buna rağmen Avrupa yolunun hızlanması, ekonomik diplomasinin güçlendirilmesi gibi konularda önemli ilerlemeler kaydettiklerini belirtti.