Litvanya'dan AB'ye Rusya Yaptırım Çağrısı: 20. Paket İddialı Olmalı
Litvanya'dan AB'ye Rusya Yaptırım Çağrısı

Litvanya'dan AB'ye Rusya Yaptırım Çağrısı: 20. Paket İddialı Olmalı

Litvanya hükümeti, Avrupa Birliği'nin (AB) kabul etmeye hazırlandığı Rusya'ya yönelik 20. yaptırım paketinin "iddialı" olmasını umduğunu açıkladı. Bu çağrı, savaşın yıl dönümüne denk gelecek olan paketin, zaman kazanmak yerine etkili önlemler içermesi gerektiğini vurguluyor.

Baskının Artırılması Gerekiyor

Litvanya Dışişleri Bakanı Kestutis Budrys, Moskova üzerindeki baskının artırılması gerektiğini belirterek, yeni paketin iddialı olması yönünde çağrıda bulundu. Budrys, ABD'ye yönelik tüm eleştirilere rağmen, Rusya'ya karşı yaptırımlar konusunda AB'den daha fazlasını yaptığına dikkat çekti. "Savaşın yıl dönümüne denk gelecek bu 20. yaptırım paketinin, zaman kazanmak yerine nihayet iddialı olmasını umuyorum." ifadelerini kullandı.

Washington Ziyaretinde Sertleşme Çağrısı

Budrys, ABD temasları sırasında Washington'da görüştüğü yetkilileri, Moskova'ya yönelik yaptırımları artırmaya ve AB üzerinde daha fazla baskı kurmaya teşvik ettiğini belirtti. Ukrayna'ya baskı uygulanmaması gerektiğini vurgulayan Budrys, "Ukraynalılar yapabileceklerinin tamamını zaten yaptı. Açıklar, sürece katılıyorlar ve Abu Dabi'de müzakere ediyorlar. Başkan (Vladimir) Putin'e baskı yapalım." dedi.

Rusya'nın Stratejisi ve Yaptırım Önerileri

Budrys, Rusya ile ticareti sürdüren ülkelere yönelik doğrudan önlemler ve ikincil yaptırımların, Kremlin'deki karar alma süreçlerini istikrarsızlaştırabileceğini kaydetti. Ayrıca, Rusya'yı kış aylarında sivil altyapıyı hedef alarak ve savaş suçları işleyerek askeri avantaj sağlamaya çalışmakla suçladı. Moskova'nın, Ukrayna'yı ısıtma ve elektrikten mahrum bırakarak zayıflatmayı ve Rusların müzakerelerde üstün konumda olduğu algısını yaratmayı hedeflediğini dile getirdi.

Bu açıklamalar, Litvanya'nın Rusya'ya karşı daha sert yaptırımlar ve diplomatik baskı konusundaki kararlılığını gösteriyor. AB'nin yaklaşan 20. yaptırım paketi, uluslararası toplumun tepkisini yansıtacak önemli bir adım olarak görülüyor.