İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısının başında yaptığı konuşmada, İran'da devam eden protestolara ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Netanyahu, İsrail'in olayları yakından izlediğini belirterek, İran halkının cesaretine olan hayranlığını dile getirdi.
Netanyahu'dan İran Halkına Destek Mesajı
Netanyahu'nun açıklamalarına göre, İsrail, İran'da yaşanan gelişmeleri dikkatle takip ediyor. İsrail Başbakanı, protestoların ülkenin dört bir yanına yayıldığını öne sürdü. Konuşmasında, "İsrail halkı, İran vatandaşlarının cesaretine hayranlık duyuyor" ifadelerini kullanan Netanyahu, "İsrail, onların özgürlük mücadelesini destekliyor ve masum sivillerin toplu katliamını şiddetle kınıyor" dedi.
Netanyahu, Pers ulusunun yakında zulümden kurtulacağına inandığını savundu ve o gün geldiğinde İsrail ile İran'ın yeniden sadık ortaklar olabileceğini öne sürdü. Bu açıklamalar, iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden düşmanlık göz önüne alındığında dikkat çekici bir ton taşıyor.
İran'daki Protestoların Boyutu
Netanyahu'nun değindiği protestolar, 28 Aralık 2025'te Tahran Büyük Çarşı'da, yerel para biriminin değer kaybı ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle esnaf tarafından başlatıldı. Kısa sürede ülkenin birçok kentine yayılan gösterilerde, can kayıpları ve yaralanmalar yaşandı.
Resmi makamlar ölü ve yaralı sayısına ilişkin açıklama yapmazken, İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 10 Ocak'ta (gösterilerin 14. gününde) yayımladığı raporda çarpıcı veriler paylaştı. Rapora göre, 116 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin 37'si emniyet görevlisi, 4'ü ise sağlık çalışanıydı. Ayrıca, 2 bin 600'ü aşkın kişi yaralandı ve 2 bin 638 kişi gözaltına alındı.
8 Ocak'ta başkent Tahran'da şiddetlenen olaylarda, protestocular arasındaki gruplar tarafından çok sayıda otobüs ve ambulansın yakıldığı, 24 ev, 25 cami, 2 hastane ve 26 banka dahil olmak üzere kamu binalarının kundaklandığı ve tahrip edildiği bildirildi. Tahran yönetimi, protestoları kontrol altına almak için internet erişimini kısıtlarken, rejim karşıtı gösteriler hem ülke içinde hem de Avrupa'daki bazı İran büyükelçilikleri önünde devam ediyor.
Necef Bölgesi İçin Yatırım ve Yerleşim Planı
Netanyahu, konuşmasında sadece İran'ı değil, İsrail'in iç meselesi olan Necef (Negev) bölgesini de gündeme getirdi. İsrail polisinin bölgedeki Bedevi topluluklara yönelik baskısının artmasının ardından yaşanan gerilimlere değindi.
Geçen hafta Savunma Bakanı Yisrael Katz, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve diğer bakanlık temsilcileriyle bölgeyi ziyaret ettiğini hatırlatan Netanyahu, polisin çalışmalarından etkilendiğini ve iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet'in (Şabak) olaylara dahil olmasının önemini vurguladı.
Netanyahu, bölgede yaygınlaşan şiddeti durdurarak yerleşime açmak istediklerini açıkladı. Bu kapsamda, bölgeye yatırım yapacaklarını, nüfusun bir kısmını buraya taşıyacaklarını, hızlı ulaşım hatları kuracaklarını ve Bedevi vatandaşları da bu düzenlemeye dahil edeceklerini söyledi.
Necef Çölü'nde yaşayan ve İsrail vatandaşı olan Filistinli Bedevi Araplar, uzun süredir ayrımcılık yapıldığından şikayet ediyor. Kendilerine "ikinci sınıf vatandaş" muamelesi yapıldığını öne süren bölge sakinleri, İsrail yönetimlerinin Arap köylerine elektrik ve su gibi temel altyapı hizmetlerini sunmadığını, arazi mülkiyetlerini tanımadığını ve inşaat ruhsatsızlığı gerekçesiyle basit yapıları bile yıktığını belirtiyor.
Filistin kaynaklarına göre, İsrail, 12 milyon dönümlük Necef Çölü'nün 11 milyon dönümüne el koydu. Bölgede, tamamı Filistinli Bedevi olan yaklaşık 85 bin kişinin yaşadığı 38 Arap köyü bulunuyor. Netanyahu'nun açıkladığı planların, bu uzun süredir devam eden sorunlara nasıl bir çözüm getireceği merakla bekleniyor.