Pakistan Büyükelçisi'nden Keşmir Dayanışma Günü Açıklaması: Uluslararası Topluma Sert Eleştiri
Pakistan Büyükelçisi'nden Keşmir Dayanışma Günü Açıklaması

Pakistan Büyükelçisi'nden Keşmir Dayanışma Günü'nde Kritik Açıklamalar

Pakistan İslam Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Dr. Yousaf Junaid, her yıl 5 Şubat'ta kutlanan Keşmir Dayanışma Günü vesilesiyle önemli açıklamalarda bulundu. Büyükelçi, bu günün dünyanın en eski anlaşmazlıklarından birini çözme konusunda uluslararası toplumun yetersizliğinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti.

70 Yılı Aşkın Süredir Devam Eden İnsan Hakları İhlalleri

Dr. Junaid, Cammu ve Keşmir halkının 70 yılı aşkın süredir yabancı işgal ve temel haklarının sistematik ihlalleri altında yaşadığını belirtti. Bu durumun insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne yönelik küresel taahhütlerle açık bir çelişki içinde olduğunu vurgulayan Büyükelçi, Keşmir'in önemsiz bir bölgesel mesele olmadığının altını çizdi.

Keşmir meselesinin 1947'de Britanya Hindistanı'nın bölünmesiyle tamamlanmamış bir süreçten ve Keşmirlilerin devredilemez kendi kaderini tayin hakkının inkâr edilmesinden kaynaklanan acil bir uluslararası sorumluluk olduğunu ifade etti.

Hindistan'ın BM Kararlarını Yok Saydığı İddiası

Pakistan Büyükelçisi, Cammu ve Keşmir anlaşmazlığının çözümünün Birleşmiş Milletler Şartı'na, BM Güvenlik Konseyi kararlarına ve Keşmir halkının iradesine sıkı biçimde bağlı olduğunu hatırlattı. Çözümün BM Güvenlik Konseyi tarafından öngörüldüğü üzere özgür ve adil bir halk oylaması olduğunu belirten Junaid, tüm tarafların başlangıçta bu çözümü kabul ettiğini ancak Hindistan Hükümeti'nin verdiği taahhütlerden sistematik olarak geri adım attığını iddia etti.

Demografik Yapıyı Bozmaya Yönelik Adımlar

Dr. Yousaf Junaid, Hindistan'ın Yasadışı İşgali Altındaki Cammu ve Keşmir'in (IIOJK) dünyanın en yoğun şekilde askerileştirilmiş bölgelerinden biri olduğunu ifade etti. Bölgede 900 binden fazla Hint askerinin konuşlandırıldığını ve bu askeri güçlerin çok sayıda insan hakları ihlalinde bulunduğunu öne süren Büyükelçi, durumun 5 Ağustos 2019'daki 370. maddenin yürürlükten kaldırılmasıyla daha da kötüleştiğini belirtti.

Bu tarihten itibaren uygulanan önlemler arasında:

  • Bölge dışından gelenlere ikamet edebilir statüsü verilmesi
  • Toprak mülkiyeti yasalarının değiştirilmesi
  • Seçim bölgelerinin sınırlarının yeniden çizilmesi

gibi adımların yer aldığını ifade eden Junaid, bu adımların Hindistan'ın kendi anayasal taahhütlerini, BM Güvenlik Konseyi kararlarını ve 4. Cenevre Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini iddia etti.

Uluslararası Toplumun Sessizliği Eleştirisi

Pakistan Büyükelçisi, on yıllardır süren mücadeleye rağmen Keşmir halkının direncinin kırılmadığını vurguladı. Pakistan'ın Keşmir davasına olan bağlılığını tutarlı bir şekilde sürdürdüğünü belirten Junaid, uluslararası topluma ahlaki ve hukuki yükümlülüklerini yerine getirmesi için çağrıda bulunmaya devam ettiğini ifade etti.

Uluslararası toplumun süregelen sessizliği ve harekete geçememe aczinin, uluslararası normları ve insan hakları standartlarını ihlal edenleri daha da cesaretlendirdiğini öne sürdü.

Türkiye'nin İlkeli Duruşuna Vurgu

Dr. Yousaf Junaid, Türkiye'nin adalet ve insan haklarının kararlı bir savunucusu olarak Keşmir halkının kendi kaderini tayin hakkı mücadelesini istikrarlı bir biçimde desteklediğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve diğer uluslararası platformlarda Keşmir konusunda sergilediği ilkeli duruşun, Türkiye'nin uluslararası hukuk ve insan onurunu korumaya yönelik sarsılmaz bağlılığını yansıttığını ifade etti.

Keşmir Anlaşmazlığının Acil Çözüm Çağrısı

Pakistan Büyükelçisi, Keşmir anlaşmazlığının bölgede çok sayıda çatışmanın nedeni olduğunu ve bölgedeki barış, istikrar ve refah beklentilerini tehdit etmeye devam ettiğini vurguladı. Geçtiğimiz yıl yaşanan Pahalgam olayı bahanesiyle Hindistan'ın Pakistan'a yönelik askeri saldırısının BM Şartı ilkelerinin bir başka ihlali olarak değerlendirildiğini belirten Junaid, Pakistan'ın bu saldırıya karşı meşru müdafaa hakkını kullanmaktan başka seçeneği kalmadığını ifade etti.

Filistin ile birlikte Keşmir'in, özgürlük vaadinin nesiller boyunca ertelendiği, hala çözülememiş sömürge dönemi kalıntılarının son örneklerinden biri olduğunu belirten Dr. Yousaf Junaid, uluslararası toplumun Hindistan'a baskı uygulayarak insan hakları ihlallerini durdurması, yasa dışı kararlarını geri alması ve barışçıl bir çözüme yönelik samimi adımlar atmasını sağlaması gerektiğini vurguladı.

Cammu ve Keşmir halkının, kendi kaderlerini özgür ve adil bir şekilde belirleme hakkına sahip olduğunu bir kez daha ifade eden Pakistan Büyükelçisi, bu hakkın hayata geçirilmesi için uluslararası topluma büyük sorumluluk düştüğünün altını çizdi.