Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova'da gazetecilerin sorularını yanıtlayarak güncel diplomasi konularına ışık tuttu. Özellikle Gazze'deki ateşkes süreci ve Rusya'nın uluslararası platformlardaki pozisyonuna dair açıklamalarda bulundu.
Gazze İçin Planlanan "Barış Kurulu" Hakkında Soru İşaretleri
Peskov, Gazze'deki ateşkesin ikinci aşamasının önemli bir parçası olarak oluşturulması planlanan "Barış Kurulu"na Rusya'nın katılımı konusunda net bir açıklama yapmaktan kaçındı. Bu konuyu konuşmak için henüz erken olduğunu belirten Peskov, "Bu girişimin tüm ayrıntılarını henüz bilmiyoruz" dedi.
Sözcü, inisiyatifin kapsamına dair belirsizliklere dikkat çekerek, "Sadece Gazze ile mi ilgili yoksa daha geniş bir bağlamda mı olacak? Şu ana kadar bu konuda birçok soru var" ifadelerini kullandı. Peskov, bu soruların yanıtlarını önümüzdeki günlerde Amerikalı yetkililerle yapılacak görüşmeler sırasında almayı umduklarını da sözlerine ekledi.
ABD İlişkileri ve Dmitriyev'in Davos Programı
Gazetecilerin, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'na katılan Rus temsilcisi Kirill Dmitriyev'in, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşüp görüşmeyeceğine dair sorusunu yanıtsız bırakan Peskov, daha genel bir açıklama yaptı. "Dmitriyev'in ABD heyetinden bazı yetkililerle görüşme planı var" diyen Peskov, bu temasların içeriğine dair ayrıntı vermedi.
Peskov, Rusya'nın ABD ile olan ekonomik bağlarını güçlendirme arzusunu bir kez daha vurguladı. Amerika Birleşik Devletleri ile ekonomik ilişkilerin yeniden tesis edilmesinden yana olduklarını belirtti. Ayrıca, Dmitriyev'in temaslarında, Ukrayna'da barışın sağlanması konusunda ilgili taraflara çeşitli mesajlar ilettiğini de aktardı.
G7'den Davet Yok
Kremlin Sözcüsü, son olarak, Fransa'nın başkenti Paris'te yapılması gündemde olan bir toplantıya ilişkin soruyu da yanıtladı. Peskov, G7 ülkeleri ile Rusya arasında bir görüşmeye yönelik herhangi bir davet almadıklarını açıkladı. Bu açıklama, Rusya ile Batılı güçler arasındaki diyalog kanallarının mevcut durumuna dair bir işaret olarak yorumlandı.
Peskov'un açıklamaları, Rusya'nın Ortadoğu'daki krizlere yaklaşımında temkinli ve detayları bekleme eğiliminde olduğunu gösterirken, ABD ile diyaloğu sürdürme ve ekonomik iş birliğini canlandırma konusundaki istekliliğini de ortaya koydu. Ukrayna meselesi ise ikili görüşmelerdeki önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.