İran'da geçen yılın sonunda başlayan ve giderek genişleyen protesto dalgası, uluslararası bir diplomatik krize dönüşüyor. Ülke yönetimi, gösterilere açık destek verdiğini düşündüğü dört Avrupa ülkesinin diplomatik temsilcilerini resmen uyardı.
Protestoların Başlangıcı ve Dönüşümü
28 Aralık 2025 tarihi, İran'da son dönemin en kayda değer toplumsal hareketlerinden birinin fitilini ateşledi. İlk etapta hayat pahalılığına tepki olarak başlayan söylemler, kısa sürede kitlesel gösterilere evrildi. İran yönetimi, protestoların arkasında İsrail ve ABD'nin kışkırtmalarının olduğunu iddia ederek, olayları "hükümet karşıtı eylemlere" dönüşmekle suçladı. Sokak hareketleri, taleplerin çeşitlenmesiyle birlikte farklı bir boyut kazandı.
Avrupa Büyükelçilerine Diplomatik İhtar
İran Dışişleri Bakanlığı, protestolara verilen destek nedeniyle harekete geçti. İngiltere, Almanya, İtalya ve Fransa büyükelçileri, bakanlığa resmen çağrıldı. Yapılan görüşmelerde İranlı yetkililer, büyükelçilere olaylarla ilgili bazı görüntüler izletti. Bu görüntülerin, gösterilerin barışçıl protesto sınırlarını aştığını gösterdiği iddia edildi.
İran tarafı, söz konusu Avrupa ülkelerinden somut adımlar atmasını istedi. Talep edilenler şu şekilde sıralandı:
- Büyükelçilerin, izletilen görüntüleri kendi ülkelerinin dışişleri bakanlıklarına iletmesi.
- Protestoculara destek veren resmi açıklamaların açıkça geri çekilmesi.
Krizin Olası Sonuçları ve İran'ın Tavrı
Bu diplomatik hamle, İran'ın iç meselelerine yönelik dış müdahalelere tolerans göstermeyeceğinin net bir mesajı olarak yorumlanıyor. İran basınında yer alan haberlere göre, ülke yönetimi durumu oldukça ciddiye alıyor ve Avrupa başkentlerinden beklentileri yüksek. Sürecin, protestoların seyrini ve İran'ın Batılı ülkelerle olan gerilimli ilişkilerini nasıl etkileyeceği ise şimdilik belirsizliğini koruyor. İran Dışişleri Bakanlığı'nın bu çağrısı, krizin yeni bir aşamaya geçtiğinin işareti olarak değerlendiriliyor.