İran-ABD Anlaşma Çıkmazı: 15'e Karşı 5 Maddeyle Diplomasi Tıkanıyor
ABD ile İran arasında Pakistan üzerinden yürütülen dolaylı temaslar devam ederken, müzakere masasından sızan şartlar, tarafların uzlaşma niyetinden çok pozisyonlarını güçlendirme çabasında olduğunu ortaya koyuyor. Washington'un 15 maddelik teklifine karşılık Tahran'ın 5 maddelik yanıtı, diplomasi ihtimalini zayıflatıyor.
ABD'nin 15 Maddelik Dosyası: Nükleerden Bölgesel Güce Kadar
İsrail hükümetine yakın kaynaklara göre ABD'nin Pakistan aracılığıyla ilettiği 15 maddelik teklif, İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ortadan kaldırmasını, nükleer faaliyetlerini tamamen durdurmasını, balistik füze programını sınırlamasını ve bölgedeki müttefik gruplara verdiği desteği kesmesini içeriyor. Bu çerçeve, yalnızca nükleer dosyayı değil, İran'ın bölgesel güç projeksiyonunu da doğrudan hedef alıyor.
Tahran'ın 5 Maddelik Yanıtı: Güvenlik, Tazminat ve Hürmüz Vurgusu
İran cephesi ise "beş maddelik ama ağır şartlar" içeren bir karşılık verdi. İran devlet televizyonu Press TV'ye konuşan üst düzey bir yetkiliye göre Tahran'ın talepleri şunlardır:
- Saldırıların ve suikastların tamamen sona erdirilmesi
- Savaşın tüm cephelerde bitirilmesi
- Yeniden savaş yaşanmayacağına dair somut güvence verilmesi
- Savaş tazminatlarının açık mekanizmalarla ödenmesi
- Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınması
Tahran ayrıca savaşın bitiş takviminin kendi belirleyeceği şartlara bağlı olduğunu vurgulayarak, Donald Trump yönetiminin dayatacağı herhangi bir takvimi kabul etmeyeceğini net bir dille ortaya koydu.
"Bu Bir Müzakere Değil, Tuzak"
İranlı yetkililer, ABD'nin teklifini "sahadaki gerçeklikle uyumsuz ve genişlemeci" olarak tanımlarken, son iki girişimde Washington'un samimi bir müzakere niyeti göstermediğini savundu. İran basınında özellikle Tasnim News Agency ve Fars News Agency gibi kurumlar, ABD teklifinin "İran'ın stratejik caydırıcılığını tasfiye etmeye yönelik bir çerçeve" olduğunu öne çıkaran analizler yayımladı.
Beyaz Saray'dan Sert Mesaj: "Daha Ağır Vururuz"
ABD tarafı ise teklifin ayrıntılarını açıklamaktan kaçınırken, askeri baskıyı artırma sinyali verdi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran'ın askeri olarak "yenilgiyi kabul etmemesi" halinde daha ağır saldırıların gündeme geleceğini söyledi. Aynı zamanda Pentagon'un Körfez'e binlerce asker sevk etmeye hazırlandığı, deniz piyadelerine ait birliklerin bölgeye intikal ettiği bildirildi.
İsrail Cephesi: "Anlaşma Olsa Bile Saldırı Opsiyonu Kalsın"
İsrail tarafı ise sürece temkinli yaklaşıyor. Başbakan Benjamin Netanyahu'nun danışmanı Ofir Falk, İran'ın anlaşmaya yanaşmayacağı görüşünü dile getirirken, Tel Aviv yönetimi olası bir anlaşmada dahi önleyici saldırı seçeneğinin korunmasını talep ediyor. Bölgesel kaynaklara göre İran, ateşkes anlaşmasının yalnızca İran-ABD hattıyla sınırlı kalmamasını, Lübnan'ın da sürece dahil edilmesini istiyor.
Uzmanlar: "Şartlar Kabul Edilmek İçin Değil"
İran uzmanı Ali Vaez, tarafların sunduğu şartların doğası gereği uzlaşmaya kapalı olduğunu belirterek, "ABD'nin talepleri İran'ın daha önce reddettiklerinden, İran'ın talepleri ise ABD'nin asla kabul etmeyeceklerinden oluşuyor" değerlendirmesinde bulundu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin savaşı değil kalıcı çözümü hedeflediğini ve tazminat talebinde ısrarcı olduğunu belirtse de, mevcut tablo tarafların aynı masaya otursa bile aynı metne bakmadığını gösteriyor.
Pakistan üzerinden yürütülen arabuluculuk sürecinde henüz somut bir ilerleme sağlanmış değil. Ortaya çıkan tablo net: Bu bir barış pazarlığı değil, şartlar üzerinden yürütülen bir güç gösterisi. Ve her iki taraf da, masaya koyduğu maddelerle aslında "anlaşmayı değil, kendi kırmızı çizgilerini" ilan ediyor.



