ABD-İsrail ittifakı ile İran arasında 72 gündür süren savaşın sona ermesi için geçtiğimiz çarşamba günü tarafların anlaşmaya yakın olduğu iddia edilmesine rağmen henüz somut adım gelmedi. Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, İran tarafının nükleer programını müzakere masasına getirme konusunda ilk kez bir açılım göstermesinin ardından müzakerelerin bu hafta başında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da başlayabileceğini iddia etti.
Müzakerelerin detayları
WSJ'ye konuşan üst düzey diplomatik yetkililer, İran tarafının nükleer programının konuşulabileceğini bildirdiğini aktarırken, zenginleştirilmiş uranyumun ABD'ye taşınması konusunda kesin bir ret tutumu sergilediğini vurguladı. Buna karşılık Tahran'ın söz konusu uranyum maddelerinin savaşla hiçbir ilişkisi olmamış üçüncü bir ülkeye nakledilmesi noktasında müzakereye açık olduğu kaydedildi.
Yetkililer, Hürmüz Boğazı'nın statüsü konusunda henüz bir ilerleme sağlanmadığını ifade ederken, müzakerelerin başlaması halinde ABD'nin 30 günlüğüne ateşkesi uzatabileceğini ve bu süreçte İran limanlarına yönelik uyguladığı kuşatmayı kademeli olarak kaldırabileceğini söyledi. İran'ın da buna karşılık Hürmüz Boğazı'na uyguladığı kısıtlamaları gevşetebileceği belirtildi.
ABD Tahran'da muhatap arıyor
CNN'e konuşan ABD'li istihbarat yetkilileri ise geçtiğimiz çarşamba günü anlaşmaya yakın olunduğunun ilan edilmesine rağmen somut adım atılamamasını Tahran'da tek muhatap bulunmamasına bağlıyor. Tahran'da halihazırda İran Devrim Muhafızları'nın (DMO) üst düzey liderleri ile Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın karar alma mekanizmasını yönettiğini iddia eden yetkililer, "Hamaney'in sürekli emirler verdiğine dair elimizde bir kanıt olmasa da hiçbir şey yapmadığına dair de elimizde bir kanıt yok" ifadelerini kullandı.
Yetkililer, "Hamaney, kısıtlı çevrelerle görüşüyor ve herhangi bir elektronik cihaz kullanmıyor. Dolayısıyla sürecin yönetmesine rağmen sürekli bir müdahalesi yok" diyerek Washington yönetiminin Tahran'da tek muhatap arayışında olduğunu öne sürdü.
Hamaney iyileşiyor
ABD-İsrail ittifakının 28 Şubat'ta Tahran'ı hedef alan saldırısında İran'ın eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve üst düzey yetkililer yaşamını yitirmişti. Halihazırda dini liderlik makamında bulunan eski liderin oğlu Mucteba Hamaney'in ise ağır yaralandığı bildirilmişti. Hamaney'in o tarihten beri hiçbir görüntü vermemesi öldüğü yönünde spekülasyonları artırmıştı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, geçtiğimiz hafta Hamaney ile görüştüğünü ve sağlık durumunun iyi olduğunu bildirmişti. Hamaney'in Protokol Sorumlusu Mazaher Hüseyni ise dün yaptığı açıklamada, dini liderin sağlık durumunun çok iyi olduğunu ve güvenlik gerekçesiyle şimdilik kamuoyunun karşısına çıkmadığını söyledi. Hüseyni, Hamaney'in zamanı geldiğinde halkla doğrudan temasa geçeceğini belirtirken, ülkenin yönetiminin Hamaney'de olduğunun altını çizdi.
"Özgürlük Projesi"
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz hafta Basra Körfezi'nde mahsur kalan ticari gemilerin güç kullanılarak çıkarılmasını öngören "Özgürlük Projesi" adlı girişiminden geri adım atmasına yeni bir açıklama getirdi. Konuya dair yaptığı açıklamada, projenin devam etmesine gerek olmadığı kararını bizzat verdiğini belirten Trump, "İşler yolunda gitmezse Özgürlük Projesi'ne geri dönebiliriz, ama bu durumda 'Özgürlük Projesi +' olur. Yani Özgürlük Projesi'ne başka tedbirlerin de eklendiği bir versiyon olur" diye konuştu.
Trump, İran'la görüşme sürecinin iyi gittiğini ve İranlılardan çok yakında bir geri bildirim alacaklarını vurgulayarak, ona göre adımlarını atacaklarını kaydetti.
Trump bıkkın ve yılgın
The Atlantic gazetesinin ABD Başkanı Donald Trump'ın 5 müsteşarına dayandırarak verdiği bilgiye göre, defalarca İran'a karşı zafer ilan eden Trump kapalı kapılar ardından savaştan duyduğu bıkkınlığı ve yılgınlığı dile getiriyor. Haberde, İran savaşı nedeniyle yükselen enerji fiyatları ve halk desteğinin azalmasından öfke duyan Trump'ın, herhangi bir anlaşmayla da zafer ilan edebileceğine işaret edilirken, buna rağmen İran'ı masaya oturtamaması nedeniyle gergin olduğunun altı çizildi. Haberde, Trump'ın özgürlük projesinden de sonuç alamayacağına ikna olması nedeniyle vazgeçtiği iddia edildi.



