İsrail'in ABD'deki Hristiyan Sağa Yönelik Milyon Dolarlık Propaganda Kampanyası Ortaya Çıktı
İsrail merkezli Haaretz gazetesinin yayımladığı yeni ve kapsamlı bir araştırma, İsrail hükümetinin ve bağlantılı grupların, ABD'deki MAGA (Amerikayı Yeniden Büyük Yap) hareketi içindeki Hristiyan sağ kanadı etkilemek için milyonlarca dolar harcadığını ortaya çıkardı. Araştırmanın detaylarına göre bu kampanyalar, özellikle ABD'de Hristiyan sağ oy tabanını İsrail yanlısı politikalara daha da bağlamayı ve bu desteği güçlendirmeyi hedefliyor.
Evanjelik Taban Hedefte: Kara Propaganda ve Finansal Yatırımlar
Haberde, İsrail yanlısı bazı kuruluşların ve hükümetle bağlantılı dış aktörlerin, özellikle Hristiyan Evanjelistlere ulaşmak için internet siteleri, sosyal medya platformları, reklamlar ve kapsamlı propaganda kampanyalarına büyük miktarlarda para aktardığı belirtildi. Bu çabaların bir parçası olarak, "İsa bir Filistinliydi" gibi tarihsel anlatıları çürütmeye yönelik kara propaganda içeriklerin de yaygın bir şekilde kullanıldığı görüldü. Bu söylem, Hristiyan sağ içinde İsrail’e olan desteğin arttırılması için düşünsel bir çerçeve olarak belirlendi ve stratejik bir araç haline getirildi.
Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise kampanyaların sadece dinî temelli propaganda ile sınırlı kalmayıp, aynı zamanda siyasi aktörlerin iç politikalara da müdahil olduğu iddialarıyla birleştirilmesi oldu. Bu durum, iki ülke arasındaki siyasî bağların giderek daha ideolojik ve seçmen yönelimli bir nitelik kazandığı yorumlarına yol açıyor ve ilişkilerin derinleşen bir kriz içinde olduğunu gösteriyor.
MAGA İçinde Artan Direniş ve İç Çatışmalar
MAGA hareketi içinde İsrail politikasına karşı artan bir direnç ve eleştirel sesler yükselmeye başladı. Gazze ve Batı Şeria’daki İsrail işgalinde, özellikle Filistinlilere yönelik tutumlar üzerinden işgalci güce yönelik eleştirilerin arttığı biliniyor. Donald Trump'ın seçmen tabanında, "İsrail için körü körüne destek" yaklaşımına yönelik eleştirilerin her geçen gün arttığı ve bu kanatta ciddi ayrışmalar yaşandığı da medyaya yansımış durumda. Bu gelişmeler, İsrail'in ABD'deki destek tabanını korumak için neden bu kadar agresif bir kampanya yürüttüğünü açıklıyor.
Finansal Teşvikler ve Etki Satın Alma Çabaları
Son dönemde ortaya çıkan sözleşmeler ve raporlar, İsrail’in Hristiyan sağın desteğini almak için çeşitli danışmanlık ve reklam harcamaları yaptığını gösteriyor. Bu çabalar, muhafazakâr seçmen için İsrail’i "Hristiyanlığın doğal müttefiki" olarak konumlandırmaya çalışıyor. Quincy Enstitüsü'nün açıkladığına göre İsrail, Gazze'de uyguladığı şiddet ve soykırımı örtmek için Amerikalı influencer'lara her gönderi başına 7 bin dolar ödüyor. Bu durum, İsrail'in kamuoyu manipülasyonu için ne kadar büyük kaynaklar ayırdığını gözler önüne seriyor.
Tehditler ve Suikast İddiaları: Gerilim Tırmanıyor
Amerika'da muhafazakar kanada yön veren yayıncı Tucker Carlson, geçen hafta yaptığı açıklamada İsrail hükümeti ve Başbakan Benjamin Netanyahu’nun tüm ailesini tehdit ettiğini söylemişti. Carlson, "İsrail hükümeti ve Netanyahu ailemin iki üyesini cezalandırmaya çalıştı. Daha fazla ayrıntı vermeyeceğim ama gerçekten iki aile ferdimi cezalandırmaya kalktılar" ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama, İsrail'in eleştiren sesleri susturmak için ne kadar ileri gidebileceğine dair endişeleri artırıyor.
Öte yandan, Amerikan muhafazakar sağında etkili isimlerden yayıncı Charlie Kirk’ün 10 Eylül 2025 günü öldürülmesinde, Gazze'deki soykırım sonrası aldığı İsrail karşıtı tavrın etkili olduğu da iddialar arasında yer alıyordu. Suikast sonrası İsrailli kurumlara sık sık bağışta bulunan ABD'li teknoloji milyarderi Robert Shillman'ın, Charlie Kirk'e sağladığı finansmanı İsrail'i eleştiren söylemleri nedeniyle durdurduğu iddiaları da medyada geniş yer bulmuştu.
Demokrat Parti'deki Oy Kayıpları ve İsrail Faktörü
Axios haber sitesi, Demokrat Parti Ulusal Komitesi (DNC) yetkililerince hazırlanan ancak resmi olarak paylaşılmayan "otopsi raporundaki" bazı bulgulara yer verdi. Raporda, Ortadoğu'yu Anlama Enstitüsü (IMEU) aktivistleri, Biden-Harris yönetiminin İsrail'e verdiği desteğin, özellikle genç ve ilerici seçmen tabanını erittiğini ve bu durumun partinin oy kayıplarında kilit rol oynadığını iletti. Bu durum, İsrail politikalarının ABD iç siyasetinde nasıl derin bir bölünmeye yol açtığını ve her iki partiyi de etkilediğini gösteriyor.
İşgalci güç İsrail, ABD'de Demokrat Parti'nin yenilikçi kanadında yaşanan değişim sonrası, Cumhuriyetçi Parti'nin genç seçmen tabanında da yaşanan değişimi kendisine tehdit olarak algılıyor. Filistin meselesi ve Siyonist lobilerin ABD iç ve dış politikasını yönlendirme çabası her geçen gün, özellikle Amerikalı genç nüfusta artan bir tepkiye sebep oluyor. Haydut devlet bu gidişatı engellemek amacıyla yoğun bir medya kampanyası başlatmış durumda ve bu kampanyanın mali boyutları ve etik sınırları giderek daha fazla sorgulanıyor.



