Türkiye, 20 Yıllık Ateş Çemberinde Denge Politikası İzliyor
Türkiye 20 Yıllık Ateş Çemberinde Denge Politikası İzliyor

Türkiye, 20 Yıllık Ateş Çemberinde Stratejik Denge Kuruyor

Türkiye, son yirmi yılda çevresinde art arda patlak veren savaşlar, iç çatışmalar ve uluslararası krizlerle çevrili bir coğrafyada konumlanıyor. Orta Doğu’dan Kafkasya’ya, Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e uzanan geniş bir hatta yaşanan gelişmeler, bölgeyi adeta bir "ateş çemberi"ne dönüştürmüş durumda.

Güvenlik Riskleri ve Bölgesel Çatışmalar

2003 yılında ABD öncülüğünde başlayan Irak savaşı, Türkiye’nin güney sınırında uzun yıllar sürecek ciddi güvenlik risklerini beraberinde getirdi. Irak’taki istikrarsızlık ve terör yapılanmaları, Ankara’nın sınır güvenliği politikalarını doğrudan etkiledi. 2011’de patlak veren Suriye iç savaşı ise milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açarken, Türkiye hem büyük bir mülteci akını hem de sınır hattındaki terör tehditleriyle karşı karşıya kaldı. Bu süreçte Ankara, sınır ötesi askeri operasyonlar gerçekleştirerek güvenliğini sağlamaya çalıştı.

DEAŞ Tehdidi ve Diğer Krizler

2014’ten itibaren Irak ve Suriye’de güç kazanan terör örgütü DEAŞ tehdidi, bölgesel güvenliği derinden sarstı. Aynı dönemde Libya’daki iç savaş, Doğu Akdeniz’de enerji ve deniz yetki alanları tartışmalarını alevlendirdi. 2020’de Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan Dağlık Karabağ savaşı ise Güney Kafkasya’daki dengeleri kökten değiştirdi.

Diplomatik Denge ve Yeni Tehditler

2021’de Afganistan’da Taliban’ın yönetime gelmesi yeni bir göç ve güvenlik tartışmasını başlatırken, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla Karadeniz hattı sıcak çatışma alanına dönüştü. Bu savaş, NATO-Rusya gerilimini artırırken Türkiye, diplomatik denge politikası izleyerek kriz yönetiminde aktif rol aldı.

Bölgedeki gerilim yalnızca bu başlıklarla sınırlı kalmadı. 7 Ekim 2023'te terör devleti İsrail, Filistin'e yönelik soykırım saldırılarını başlattı ve 70 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. Sivil kayıpların arttığı bu süreç, Orta Doğu’daki tansiyonu sürekli yüksek tuttu.

İran'a Yönelik Saldırılar ve Riskler

Haziran ayında İran’a yönelik düzenlenen saldırılar bölgesel gerilimi tırmandırırken, dün ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı yeni saldırı dalgası Orta Doğu’da savaş riskini daha da artırdı. İran merkezli gelişmeler, Körfez’den Doğu Akdeniz’e kadar geniş bir alanda güvenlik kaygılarını yeniden yükseltti.

Türkiye'nin Rolü ve Savunma Hamleleri

Bölgeyi ateş çemberine çeviren tüm bu gelişmeler yaşanırken Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü yoğun diplomasi trafiğiyle çatışmaların ortasında denge politikası izleyen ülkelerden biri oldu. Ankara, Rusya-Ukrayna savaşında tahıl koridoru anlaşmasının hayata geçirilmesinde oynadığı kritik rol ve kriz bölgelerine yönelik diplomatik girişimleriyle uluslararası alanda öne çıktı.

Öte yandan Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayii hamleleri kapsamında geliştirilen sistemler, sahadaki caydırıcılığı artıran unsurlar arasında gösterildi. Bu gelişmelerle birlikte AK Parti Teşkilatı tarafından sosyal medyada başlatılan "KüreselLiderErdoğan" etiketi kısa sürede gündemin üst sıralarına yükseldi.