ABD merkezli finansal haber ajansı Bloomberg, Türkiye'nin Suudi Arabistan ile Pakistan arasında şekillenen savunma paktına katılmak için ileri aşamada görüşmeler yürüttüğünü iddia etti. Haberde, üç ülkenin askeri kapasitelerini birleştirebileceği ve ittifakın "bir üyeye yönelik saldırı, tümüne yapılmış sayılacak" şeklinde bir kolektif savunma prensibi üzerine inşa edilebileceği belirtildi.
NATO Benzeri Bir Savunma İttifakı mı Geliyor?
Bloomberg'in haberine göre, olası üçlü savunma anlaşması, NATO'nun 5. maddesinde yer alan kolektif savunma mekanizmasıyla benzerlikler taşıyor. Yayın kuruluşu, ittifakın yakın bir gelecekte hayata geçirilmesinin güçlü bir ihtimal olduğunu öne sürdü. Haberde, potansiyel ortakların her birinin güçlü yönlerine dikkat çekildi: Suudi Arabistan'ın mali gücü, Pakistan'ın savunma kapasitesi ve balistik füze altyapısı, Türkiye'nin ise güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisi. Türkiye'nin konuyla ilgili resmi bir açıklaması bulunmazken, iddialar uluslararası basının gündemine oturdu.
İsrail Basınında Caydırıcı Güç Yorumları
Bloomberg'in iddiası, İsrail medyasında da geniş yankı buldu. İsrailli News1 sitesi, "Türkiye, Suudi Arabistan-Pakistan savunma ittifakına katılmayı hedefliyor" başlığıyla verdiği haberde, böyle bir ittifakın sessizce kurulabilecek önemli bir güç olacağını aktardı. İsrail basını, ittifakın stratejik etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, özellikle şu noktalara dikkat çekti:
Bölgesel güç dengelerini ve NATO içindeki dengeyi değiştirebilir.
Pakistan'ın nükleer kapasitesinin de dahil olmasıyla, başta Tel Aviv'e karşı önemli bir caydırıcı güç oluşturabilir.
Üye devletler arasında ekonomik ve teknolojik iş birliğine zemin hazırlayabilir.
Bölgesel Dengeleri Yeniden Şekillendirebilir
Uzmanlar, henüz resmiyete kavuşmamış olsa da böyle bir ittifak iddiasının bile Ortadoğu ve uluslararası arenada önemli yankıları olacağını belirtiyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın askeri, teknolojik ve ekonomik potansiyellerini bir araya getirecek bir savunma paktı, bölgedeki güç haritasını önemli ölçüde etkileyebilir. İttifakın, NATO benzeri bir dayanışma maddesi içermesi ise küresel savunma dinamikleri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Tüm taraflardan resmi bir açıklama gelene kadar, iddialar uluslararası diplomasi ve güvenlik çevrelerinin ana gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.