Trump'tan Orban ve Erdoğan'a Davet: Barış Kurulu'nda Kurucu Üyelik
Trump, Orban ve Erdoğan'ı Barış Kurulu'na Davet Etti

ABD Başkanı Donald Trump'ın öncülüğünde oluşturulan yeni bir uluslararası yapılanma, diplomasi dünyasında hareketlilik yarattı. Trump, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, "Barış Kurulu" adlı yeni oluşuma kurucu üye olarak resmen davet etti.

Orban'dan Sosyal Medya Paylaşımı ve Trump'ın Mektubu

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımla bu diplomatik gelişmeyi kamuoyuna duyurdu. Paylaşımında, ABD Başkanı Donald Trump'tan aldığı bir mektubu yayınlayan Orban, mektupta kendisinin ve Macaristan'ın Barış Kurulu'na "kurucu üye" olarak katılmaya davet edildiğini belirtti. Orban, bu daveti bir "onur" olarak nitelendirerek kabul ettiğini açıkladı.

Barış Kurulu'nun Yapısı ve Erdoğan'ın Rolü

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, yeni yapılanma üç ana organdan oluşuyor. Bunlar; "Barış Kurulu", "Barış Kurulu Yönetim Kurulu" ve "Gazze Yönetim Kurulu" şeklinde sıralanıyor. Başkanlığını Trump'ın üstleneceği Barış Kurulu'nun kuruluş sürecinde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da kurucu üye olarak davet edilen isimler arasında yer aldı.

Davete ilişkin detaylar paylaşılırken, Erdoğan'ın özellikle Gazze'nin yeniden imarı ve bölgenin güvenliğinden sorumlu olacak birimde görev almasının planlandığı ifade edildi. Bu atama, Türkiye'nin bölgedeki tarihi rolü ve diplomatik ağırlığı düşünüldüğünde dikkat çekici bir hamle olarak yorumlanıyor.

Gazze Planının İkinci Aşaması Devrede

Bu diplomatik davetler, Trump yönetiminin Gazze için hazırladığı kapsamlı planın bir parçası niteliğinde. Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 14 Ocak'ta 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını resmen duyurmuştu. Barış Kurulu'nun oluşturulması da, söz konusu planın hayata geçirilmesinde önemli bir adım olarak görülüyor.

Yeni yapılanmanın, bölgesel istikrarın sağlanması ve kalıcı bir barış ortamının tesis edilmesi hedefiyle çalışmalarına başlaması bekleniyor. Orban ve Erdoğan gibi kritik aktörlerin kurucu üye olarak sürece dahil olması, oluşuma uluslararası arenada önemli bir meşruiyet ve hareket alanı kazandırabilir.