ABD Başkanı Donald Trump'ın öncülüğünde planlanan Gazze Barış Kurulu'na yönelik davetler resmiyet kazandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kurula üye olmaları için doğrudan teklif aldı.
Rusya ve Türkiye'ye Gelen Davetler
Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, diplomatik kanallar aracılığıyla Başkan Putin'e bir davet iletildiğini doğruladı. Peskov, "Şu anda teklifin tüm detaylarını inceliyoruz. Tüm ayrıntıları netleştirmek için Amerikan tarafıyla iletişime geçeceğiz." ifadelerini kullandı.
Türkiye tarafında ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı "Gazze'nin yeniden imarı ve güvenliğinden sorumlu 'Barış Kurulu'na kurucu üye" olarak davet ettiğini açıkladı. Bu davet, Türkiye'nin bölgedeki aktif rolünün devam edeceğine işaret ediyor.
İsrail'in Reddi ve Kurulun Yapısı
Planlanan bu yeni yapıya İsrail soğuk baktı. İsrail yönetimi, "hükümet politikasıyla çeliştiği" gerekçesiyle Gazze Barış Kurulu'na katılmayacağını duyurdu.
Kurul, üç ana organdan oluşacak şekilde tasarlandı:
- "Barış Kurulu": Başkanlığını Trump'ın yapacağı üst yapı.
- "Barış Kurulu Yönetim Kurulu": Operasyonel kararlardan sorumlu organ.
- "Gazze Yönetim Kurulu": Eski Filistin Ulaştırma Bakan Yardımcısı Dr. Ali Şaas'ın başına getirildiği, sahada uygulamaları yönetecek birim.
Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 14 Ocak'ta 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını ilan etmişti.
1 Milyar Dolarlık Üyelik Şartı
Kurulun en dikkat çeken şartlarından biri de mali yükümlülük. Davet edilen ülkeler kurulda başlangıçta 3 yıl yer alabilecek. Bu sürenin sonunda üyeliklerini sürdürmek isteyen ülkelerin 1 milyar dolar ödemesi gerekecek. Ödeme yapmayan ülkeler ise kurul üyeliğinden çıkarılacak.
Bu gelişmeler, Gazze'nin geleceğine dair uluslararası arenada yeni bir müzakere ve yönetişim modelinin hayata geçirilmeye çalışıldığını gösteriyor. Rusya ve Türkiye'nin vereceği nihai kararlar, bölgedeki dengeleri önemli ölçüde etkileyecek.