06 Ocak 2026 tarihinde yaşanan gelişmeler, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) geleceğine dair ciddi endişeleri gündeme taşıdı. ABD'nin Venezuela'daki askeri operasyonunun ardından eski Başkan Donald Trump'ın Grönland hakkındaki açıklamaları, Washington ile Danimarka arasında yeni bir diplomatik gerilimi tetikledi.
Danimarka'dan Sert Çıkış: "Durum Net"
CNN International'ın aktardığı habere göre, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ulusal televizyonda Washington'a açık bir uyarıda bulundu. Frederiksen, "Grönland defalarca ABD'nin parçası olmak istemediğini ifade etti. Danimarka Krallığı'nın bu konudaki duruşu nettir," şeklinde konuştu.
"ABD Saldırırsa NATO'nun Temeli Sarsılır"
Frederiksen, ABD'nin Grönland'ı askeri güçle ele geçirme ihtimalinin ittifak için yıkıcı sonuçları olacağını vurguladı. Danimarka lideri, "ABD başka bir NATO müttefikine saldırmayı seçerse, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana kurulan güvenlik mimarisi sona erer. Her şey durur," ifadelerini kullandı. Bu açıklama, bir NATO üyesinin diğerine yönelik olası bir askeri harekatının ittifakın varlık sebebini ortadan kaldıracağı yönündeki endişeyi dile getirdi.
Trump: "Ulusal Güvenlik İçin Vazgeçilmez"
Krizin fitilini ateşleyen ise Donald Trump'ın Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamalar oldu. Trump, Grönland'ın "ulusal güvenlik açısından vazgeçilmez" olduğunu öne sürdü. Adanın çevresinde Rus ve Çin gemilerinin bulunduğunu iddia eden eski Başkan, "Danimarka bunu tek başına yönetebilecek durumda değil," dedi.
Beyaz Saray'da Politika'dan Sorumlu Genelkurmay Başkan Yardımcısı Stephen Miller da Grönland'ın ABD'nin parçası olması gerektiği görüşünü yineledi. Ancak Miller, askeri müdahaleye başvurulacağı iddialarını reddetti. "Bu konuda kimse ABD ile savaşmayacak," diyerek konunun diplomatik boyutuna işaret etti.
Yaşanan bu gerilim, NATO ittifakı içindeki dengeleri ve ABD'nin gelecekteki dış politika yaklaşımını sorgulatan ciddi bir diplomatik kriz olarak kayıtlara geçti. Danimarka'nın net tavrı, müttefikler arasında güven esasına dayalı olması gereken ilişkilerin sınırlarını gözler önüne serdi.