Ekonomide Rekorlar Yılı: 2026 Hedefleri İçin Beklentiler Güçleniyor
2025'te Ekonomik Göstergelerde Rekorlar Kırıldı

Türkiye ekonomisi, 2025 yılını birçok temel göstergede son dönemin en iyi performanslarını kaydederek tamamladı. Enflasyondaki belirgin düşüşten dış ticaret rekorlarına, istihdam verilerinden borçlanma maliyetlerindeki iyileşmeye kadar geniş bir yelpazede kaydedilen olumlu gelişmeler, 2026 yılına yönelik hedef ve beklentileri önemli ölçüde güçlendirdi.

Makroekonomik Göstergelerde Tarihi Performans

Ekonomik büyüme, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde %3,7 olarak gerçekleşerek, Türkiye ekonomisinin 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürdüğünü gösterdi. Bu süreklilik, milli gelirin de rekor seviyelere ulaşmasını sağladı. 2024'te 1 trilyon 260 milyar dolar olan milli gelir, 2025'in üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara yükselerek yeni bir zirveye imza attı.

Enflasyon cephesinde ise önemli bir rahatlama yaşandı. Aralık 2025'te Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda %30,89'a gerileyerek son 49 ayın en düşük seviyesini gördü. Özellikle hizmet ve kira enflasyonundaki düşüşler dikkat çekti. Hizmet enflasyonu %43,99 ile son 44 ayın, kira enflasyonu ise %61,61 ile son 34 ayın en düşük seviyesine indi.

Temel mal enflasyonu da %17,71 ile son 5 yılın en düşük oranına gerilerken, giyim ve ayakkabı fiyatlarındaki yıllık artış %5,79 seviyesinde kalarak son 55 ayın en düşüğü olarak kayıtlara geçti.

İhracat Rekoru ve Dış Dengeye Olumlu Yansıma

Dış ticaret, 2025 yılına damga vuran bir diğer alan oldu. Aralık 2025'te ihracat, bir önceki yılın aynı ayına göre %12,8 artışla 26,4 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek aylık ihracat rekorunu kırdı. Yıl genelinde ise mal ihracatı 273,4 milyar dolar seviyesine ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu elde etti ve Orta Vadeli Program hedefiyle uyum sağlandı.

İhracattaki bu güçlü performans, cari işlemler dengesine de olumlu yansıdı. Mal ve hizmet ihracatındaki artışın etkisiyle, 2025 yılı sonunda cari açığın milli gelire oranının %1,4 civarında, sürdürülebilir seviyelerde gerçekleşeceği öngörülüyor. Türkiye'nin cari işlemler hesabı, Ekim 2025'le birlikte arka arkaya 4 aydır fazla veriyor. Ekim ayında cari işlemler fazlası 457 milyon dolar, altın ve enerji hariç fazla ise 7 milyar 28 milyon dolar olarak gerçekleşti.

İstihdam, Maliyetler ve Borsada İyileşme

İş gücü piyasasında da olumlu tablo devam etti. Kasım 2025'te işsizlik oranı %8,6 olarak açıklandı ve bu oran 31 aydır tek haneli seviyelerde seyrediyor. İstihdamdaki bu direnç, ekonomik istikrarın önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye olan güvenindeki artış, kredi risk primi (CDS) verilerine yansıdı. Ülkenin 5 yıllık CDS primi, 204,5 baz puana inerek Mayıs 2018'den bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi. Bu düşüş, hem kamu hem de özel sektörün dış borçlanma maliyetlerini önemli ölçüde azaltarak, daha uygun koşullarla dış finansmana erişim imkanını artırıyor.

Borsa İstanbul'da da olumlu hava hakimdi. Yurt içindeki olumlu makroekonomik sinyaller ve borçlanma maliyetlerindeki düşüşün desteğiyle, BIST 100 endeksi yaklaşık 4 ay sonra rekor tazeledi ve 11.702,00 puana ulaştı.

İmalat sanayisinin göstergelerinden PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) de Aralık 2025'te bir önceki aya göre yükselerek 48,9 seviyesine geldi. Endeksin, 50 eşik değerine yaklaşması, sektördeki daralmanın yavaşladığına işaret ediyor.

Özetle, 2025 yılında kaydedilen bu olumlu veriler, Türkiye ekonomisinin 2026 yılı hedeflerine daha güçlü bir başlangıç yapması için sağlam bir zemin hazırlamış durumda. Enflasyondaki düşüş trendinin sürmesi, dış dengedeki iyileşme ve finansal maliyetlerdeki azalma, önümüzdeki dönem için beklentileri artırıyor.