Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Anadolu Ajansı (AA) Katılım Finans Zirvesi kapanış oturumunda önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin küresel katılım finans liginde ilk 10'da yer aldığını belirten Şimşek, ülkenin potansiyelinin çok daha büyük olduğunu vurguladı.
Katılım finans sektörü hızla büyüyor
AA Katılım Finans Zirvesi, Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) iş birliğiyle İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlendi. Zirvenin kapanış oturumunda konuşan Şimşek, katılım finansın bir ekosistem olduğunu ve sektörün son 20-25 yıldır çok hızlı büyüdüğünü ifade etti.
Küresel katılım finans sektörünün 2029-2030 yıllarında yaklaşık 10 trilyon dolarlık aktif büyüklüğe ulaşmasının beklendiğini bildiren Şimşek, "2024'te 6 trilyon dolar civarındaydı. Dolayısıyla burası büyüyen bir sektör. Doğru bir sektördesiniz. Geleceği parlak o anlamda. Dünyanın da aslında katılım finansa ihtiyacı var. Çünkü burada oynaklık daha az." diye konuştu.
Türkiye ilk 10'da, hedef ilk 5
Şimşek, Türkiye'nin sektördeki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Türkiye, küresel katılım finans liginde ilk 10'da. Ülkemizin potansiyeli çok daha büyük. Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu sektörü büyütmek istiyoruz. Bu sektörün gelişmesi ve büyümesi için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar var. Bu konuda yoğun çaba içerisinde olmaya devam edeceğiz. Bu alanda çok net şekilde ilk 5'te olmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin Katılım Finans Gelişmişlik Endeksi'nde ilk 10'da bulunduğunu aktaran Şimşek, "Bizim temennimiz, burada aslında ilk 5 olması." dedi.
Katılım bankalarının performansı geleneksel bankacılıktan iyi
Bankacılık sektöründeki katılım bankalarının payında ciddi artış yaşandığını belirten Şimşek, son 20 yılda mevduatta yüzde 3'ten yüzde 11'e, aktif büyüklükte yüzde 2,4'ten yüzde 10'a, kredilerde yüzde 4'ten yüzde 8'e yükseliş olduğunu söyledi. Şimşek, "Kredilerde performans biraz daha iyi olabilir. Sektörün bünyesi de çok iyi. Öz kaynak karlılığı, sermaye yeterliliği ve aktif kalitesine baktığınız zaman katılım finans sektörü, geleneksel bankacılık sektörüne göre çok daha iyi bir noktada, iyi bir performans söz konusu." ifadelerini kullandı.
Şimşek, bu alana sadece katılım bankacılığı olarak bakılmaması gerektiğini, fon yönetimi ve sigortacılık gibi birçok boyutunun bulunduğunu vurguladı.
Enerji arz güvenliği ve ekonomik program
Şimşek, küresel ve jeopolitik arz sorunlarının yaşandığı bu dönemde Türkiye'nin avantajları olduğunu belirterek, dünyanın bazı ülkeleri gibi Türkiye'de arz güvenliğinin tehlikede olmadığını anlattı. Türkiye'nin doğal gaz ve petrol tedarikinde pazar ve ürün çeşitlendirmesine gittiğini bildiren Şimşek, "Türkiye bu çeşitlendirmeyi önemli ölçüde başarmış ve bugün bir arz şokuyla karşı karşıya değiliz. Bu, değerli bir şey ve tesadüf değil. Bizim şu an itibarıyla enerjide Hürmüz Boğazı'na bağımlılığımız neredeyse yok." dedi.
Petrol fiyatlarının seyrinin Orta Vadeli Program'ı (OVP) bir miktar etkileyeceğini belirten Şimşek, "Bu, kaçınılmaz. Biz başka bir gezegende yaşamıyoruz. Sonuçta küresel ekonominin bir parçasıyız." ifadesini kullandı.
Büyük bir küresel şokla karşı karşıya olduklarını ancak programın önceliklerinde hiçbir zaman değişiklik öngörmediklerini söyleyen Şimşek, "Milletimiz diyor ki 'hayat pahalılığıyla mücadele edin'. İşte fiyat istikrarı dediğimiz konu. Mali disiplini sağlayın, sürdürün. Neden? Çünkü şoklara maruz bir bölgedeyiz. Her zaman politika alanı lazım. Her zaman o şoklara karşı tamponlar lazım. Sürdürülebilir ve yönetilebilir cari denge bizim için çok kritik ama Cumhurbaşkanımızın en çok önem verdiği ve bizim de bu bağlamda seferber olduğumuz bir alan var. Nedir? Yatırım, istihdam, üretim, ihracat." dedi.
Programı ana hatlarıyla rayında tutmak için ne gerekiyorsa yaptıklarını vurgulayan Şimşek, bu şokun büyük ama yönetilebilir olduğunu belirtti. Şoklara dayanıklılık için tamponlar inşa ettiklerini ifade eden Şimşek, geçen sene bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9 olduğunu, benzer ülkelerde bu oranın yüzde 6 civarında olduğunu söyledi. Kamu borcunun milli gelire oranının ise yüzde 24 civarında olduğunu, benzer ülkelerde yüzde 74 civarında olduğunu belirtti.
Rezerv yeterliliği ve enflasyonla mücadele
Şimşek, Türkiye'de birçok anlamda rezerv yeterliliğinin devam ettiğini belirterek, Merkez Bankasının bu konuda büyük bir başarısı olduğunu söyledi. Program öncesinde brüt rezervlerin 100 milyar dolar civarında olduğunu, savaş öncesinde 210 milyar doların üzerine çıktığını ve şu anda 165-166 milyar dolar civarında olduğunu aktaran Şimşek, "Bu haliyle bile düşmüş haliyle bile bizim rezervler 5 aydan fazla ithalata tekabül ediyor." dedi.
Benzin fiyatlarındaki artışa da değinen Şimşek, normalde 59 liradan 79 liraya çıkması gereken benzin fiyatının bugün 64-65 lira civarında olduğunu ve dünyadaki birçok ülkede artışın yüzde 20-30 arasındayken Türkiye'de yüzde 11 civarında olduğunu ifade etti.



