BKM Usulsüzlük Davasında 9 Sanığın Yargılanmasına Başlandı
BKM Usulsüzlük Davasında 9 Sanık Hakim Karşısında

İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, Bankalararası Kart Merkezinde (BKM) usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yargılanan 9 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) şikayeti üzerine açılan davada, eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener ile eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş'ın da bulunduğu sanıklar, suçlamaları reddetti.

Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şener: Troy'un Yerlileştirilmesi Talimatı Geldi

Duruşmada savunma yapan Emrah Şener, 2018 yılında Merkez Bankası'nda kullanılan tüm yazılımların yerlileştirilmesi için çalışmalara başlandığını belirtti. Şener, "2022'ye kadar Troy'un yazılımı ABD şirketine aitti. Her kullanıcı için ABD şirketine para ödeniyordu. Bize gelen talimat Troy'un yerlileştirilmesiydi" dedi. Atama yetkisinin olmadığını, kurumda atamaların meclis kararıyla yapıldığını ifade eden Şener, meclise sunulan 6 öz geçmiş arasından karar verildiğini söyledi.

Merkez Bankasının çalışmalarını savunma sanayisi firmalarının yaptığını aktaran Şener, "Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olarak uzun süre görev yaptım. 2023'e kadar pazar payı 0 olan bir kartı yüzde 30 seviyelerine getirdik. Hayali olarak gösterilen firmaların gerçek olduğu ortaya çıktı. 2023'te görev sürem bitti" diye konuştu.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Eski BKM Genel Müdürü Aytaş: Kamu Zararı Oluşmadı

Eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş ise kart ihtiyacı için yerli üretici arayışına girdiklerini belirterek, "Kart ihtiyacı için üretici bulmaya çalıştık ancak geneli yabancı şirketlerdi. Biz de yerli şirket aradık ve Enarge şirketiyle görüştük. Hızlı bir şekilde temin edilmesi için o şekilde ihale yapıldı" ifadelerini kullandı. Şartnameleri teknik birimlerle birlikte hazırladıklarını savunan Aytaş, Enarge firmasının ön ödeme talebini kurdan dolayı zarar olmayacağı gerekçesiyle karşıladıklarını ileri sürdü.

Hizmetin kısa sürede verileceğini düşündüklerini dile getiren Aytaş, ödeme yaptıkları dönemde kamu zararı oluşmadığını iddia etti. Hesabından gönderilen paraların SMA'lı çocuklar gibi farklı yerlere gönderilen yardımlar olduğunu anlatan Aytaş, yemek kartlarının bazılarının BKM'de çalışma yapan öğrencilere verildiğini söyledi. Aytaş, "Örgüt iddialarını kabul etmiyorum. Bu işlerden menfaat elde etmem mümkün değildir. Hesaplarım ve yakınlarımın hesapları incelenebilir" dedi.

Diğer Sanıkların Savunmaları

Sanık Osman Arslan, soruşturmaya konu dönemde BKM'de satın alma müdürü olarak çalıştığını belirterek, "Satın alma birimi olarak bize gelen emir ve talimatlar doğrultusunda çalışmalar yapılmıştır. Kart teminatı doğrultusunda yönetim kurulunda alınan bütçeyle süreç başlamıştır. Enarge firmasıyla anlaşma sağlanarak ilgili birimlerimizle görüşmeler yapılarak sözleşme hazırlanmıştır. Şahsi olarak firma ve yönetici ile çalışanlarını hiç tanımam" dedi. Tek başına belge hazırlama yetkisinin olmadığını iddia eden Arslan, ihaleye üç firmanın teklif vermeye davet edildiğini, bunlardan ikisinin sektörde tanınan kart firmaları, üçüncüsünün ise Enarge olduğunu kaydetti. Teklif verilen firmalardan birinin ihaleye katılmayacağını, diğerinin ise belirlenen süre içerisinde kart tedarikini sağlayamayacağını bildirdiğini söyleyen Arslan, bu nedenle ihalenin Enarge şirketine kaldığını ileri sürdü.

Sanık Birol Kanbir ise ihale sürecindeki şartnameleri kendisinin belirlemediğini, 30 günlük teslim süresinin BKM'nin adresleri iletmesinin ardından başladığını belirtti. Kanbir, gizlilik sözleşmelerinin standart belgeler olduğunu ve suç teşkil etmediğini savundu. Sanık Bora Koç, BKM'de genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, ihale sürecinde yer almadığını, sadece iş sözleşmesinde imzasının bulunduğunu söyledi. Koç, hesabından gönderilen paraların yardım amaçlı olduğunu, örgüt üyeliğinin bulunmadığını savundu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

İddianamede 177 Milyonluk Usulsüzlük İddiası

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, BKM AŞ "mağdur", TCMB "şikayetçi", Emrah Şener "örgüt elebaşı", Baran Aytaş ise "örgüt yöneticisi" olarak yer alıyor. İddianamede, Şener'in elebaşılığını yaptığı suç örgütünün, geçmiş dönemlerden tanıdıkları kişilere usulsüz olarak ihale verilmesini ve hizmet alımı yapılmasını sağlayarak BKM kaynaklarının üçüncü kişilere aktarılmasına neden olduğu ifade ediliyor. Şener'in, BKM'nin Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinden (TTO) ihalesiz hizmet alımları yapmasını ve Enarge'nin "Çipli Plastik Kart Alımı" ile "Troy için Spesifikasyon ve Applet Yazılım Geliştirme" ihalelerini almasını sağladığı belirtiliyor.

İddianamede, söz konusu eylemlerin ihale ve sözleşme bedellerinin toplam 177 milyon 192 bin 538 lira olduğu ifade ediliyor. BKM Ürün Yönetim Bölümü'nün talebine istinaden 22 Mayıs 2023'te 2,5 milyon çipli plastik kart alımı ihalesine çıkıldığı, ihaleye Enarge'nin de arasında olduğu 3 şirketin davet edildiği, ancak sadece Enarge'nin teklif verdiği ve 3 milyon 235 bin dolar nihai bedel karşılığında ihalenin Enarge'ye kaldığı aktarılıyor. Merkez Bankası'nın inceleme raporu ile alınan bilirkişi raporunda usulsüzlüklerle kanuna aykırılıklar tespit edildiği belirtiliyor.

Sanıklara 57 Yıla Kadar Hapis İsteniyor

İddianamede, Emrah Şener, Baran Aytaş, Bora Koç, Muhammed Güven ve İbrahim Şener'in de aralarında bulunduğu 9 sanığın, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak", "edimin ifasına fesat karıştırmak", "6493 sayılı yasaya muhalefet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından 14 yıldan 57 yıla kadar değişen sürelerde hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Mahkeme heyeti, BKM'nin davaya katılma talebinin kabulüne karar verirken, sanıklar hakkındaki adli kontrol kararlarının devamına hükmetti. Eksiklerin giderilmesi için duruşma ertelendi.