DEİK Başkanı Olpak: 2026'da Ekonomide Daha İyi Bir Tablo Bekliyoruz
DEİK Başkanı Olpak'tan 2026 Ekonomi Tahmini

DEİK Başkanı Olpak: 2026 Ekonomide İyileşme Beklentisi

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, 2026 yılının ticaret savaşları ve korumacılık eğilimleriyle şekillenen yeni bir dünya düzeninin öne çıkacağı bir dönem olacağını ifade etti. Olpak, "2025 yılına kıyasla biraz daha iyi bir tablonun olacağını düşünüyorum" diyerek iyimser bir tahminde bulundu.

Reform Yılı ve Finansal Koşullar

Olpak, 2026'nın reform yılı olarak anılmasının iş dünyasının beklentileri açısından pozitif bir yaklaşım getireceğini belirtti. Finansal koşulların faiz oranları ve kredi erişilebilirliği açısından tam olarak piyasanın istediği seviyede olmayacağını, ancak 2025 ile karşılaştırıldığında hem miktar hem de faiz oranları bazında daha iyi bir durumun söz konusu olacağını vurguladı. 2025 yılının öngörülemezliklerle dolu olduğunu ve bunun iş dünyası açısından arzu edilmeyen bir konu teşkil ettiğini söyledi.

Olpak, iş dünyasının bu konjonktürü iyi okuyarak riskleri fırsata çevirmeye çalışacağını ve "ezber bozan adımlar" atmayı hedeflediklerini ifade etti. Ayrıca, globalleşmenin "glokalleşme"ye dönüştüğü yeni bir dünya düzeninde bulunulduğuna dikkat çekti.

'Made in Europe' ve AB İlişkileri

DEİK Başkanı, ticaretin önemli bir kısmının yakındaki ülkelerle yapılması kuralına işaret ederek near-shoring ve friend-shoring kavramlarının öne çıktığını dile getirdi. 2026'ya kadar Avrupa Birliği (AB) ile önceliğin tam üyelik süreci ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi üzerinden götürüldüğünü anlatan Olpak, yeni bir gündem olarak "Made in Europe" yaklaşımının ortaya çıktığını söyledi.

Olpak, Avrupa tarafıyla yapılan görüşmelerde yazılı olarak ifade edilmese de, Asya-Pasifik coğrafyasına yönelik tedbirler alınacağının ima edildiğini belirtti. Gümrük Birliği çerçevesinde 30 yıldır devam eden bir entegrasyon olduğunu ve Türkiye'nin üretim, lojistik ve tedarik zincirindeki güçlü konumunun Avrupa tarafından bilindiğini vurguladı.

"Made in Europe senaryosunda Türkiye'nin nerede olacağı oldukça önemli" diyen Olpak, şu değerlendirmeyi yaptı:

  • Eğer Türkiye bu kapsamın dışında tutulursa ciddi şekilde etkilenme riski bulunuyor.
  • Kapsam içinde kalınması durumunda ise olumlu etkiler görülecek.
  • Bu konu, AB ile en az Gümrük Birliği'nin güncellenmesi kadar önemli bir öncelik teşkil ediyor.

Çin ve ABD İlişkileri

Olpak, Türkiye-ABD ilişkilerinde 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefinin dikkatle izlenmesi gereken bir konu olduğunu kaydetti. Çin'in büyük bir üretim gücüne sahip olması nedeniyle, 400 milyar dolarlık malını Türkiye dahil diğer ülke pazarlarına satmak için girişimlerde bulunacağını ifade etti. ABD'nin ise korumacılık ve ticaret savaşlarını sürdürürken, aynı zamanda güvenilir iş ortakları arayışı içinde olduğuna dikkat çekti.

Enflasyon Hedefleri ve Suriye Konusu

DEİK Başkanı, enflasyonda ekonomi yönetiminin koyduğu yüzde 16-19 bandı hedefinin iş dünyası için olumlu bir adım olduğunu belirtti. Ayrıca, AB'nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye'yi bağlamasına rağmen, karar alma mekanizmasının dışında kalınmasının rahatsız edici bir durum olduğunu vurguladı.

Olpak, stratejik noktalarda ihracat kümelenmesi gibi konuların Irak-Suriye sınırında gündeme gelebileceğini, özellikle Suriye'nin üretim ve işçilik maliyetleri açısından önemli olabileceğini söyledi. Bu konunun bir güvenlik boyutu bulunduğunu ve masada ciddi şekilde değerlendirildiğini ifade etti.