Trump Hükümetinde Epstein Skandalı: Ticaret Bakanı Lutnick'in İstifası İsteniyor
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, çocuk istismarı suçundan hüküm giymiş milyarder Jeffrey Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle siyasi bir fırtınanın ortasında kaldı. Demokrat ve Cumhuriyetçi siyasetçiler, Lutnick'in istifasını talep ederken, Başkan Donald Trump ise bakanı desteklediğini açıkladı.
Belgeler İlişkiyi Doğruluyor
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgeler, Lutnick'in Epstein ile 2018 yılına kadar iletişim halinde olduğunu ortaya koydu. Belgeler arasında, 2011 ve 2012 yıllarında yapılan buluşma planlarını içeren e-postalar yer alıyor. Özellikle, Lutnick'in Epstein'in Karayipler'deki özel adası Little St. James'i ziyaret etmeyi planladığı ve iş ilişkileri kurduğu belgelendi.
Siyasetçilerden Sert Tepkiler
Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie, CNN'e yaptığı açıklamada, Lutnick'in Epstein ile iş yaptığını ve adasını ziyaret ettiğini savunarak, "Başkanın işini kolaylaştırmalı ve istifa etmeli." ifadelerini kullandı. Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Robert Garcia ise X platformundan yaptığı paylaşımda, Lutnick'in kamuoyunu yanılttığını iddia ederek, "Lutnick istifa etmeli veya görevden alınmalı." dedi.
Lutnick'in Açıklamaları Çelişiyor
Lutnick, geçen yıl katıldığı bir podcast programında, Epstein ile 2005'ten sonra hiçbir temasının olmadığını iddia etmişti. Ancak Adalet Bakanlığı belgeleri, 2011-2018 yılları arasında devam eden iletişimi ve iş anlaşmalarını gösteriyor. Lutnick, Senato'daki oturumda, Epstein ile "neredeyse hiçbir bağlantısı olmadığını" savunsa da, aile tatili sırasında onunla öğle yemeği yediğini doğruladı.
Trump'tan Destek Açıklaması
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, yaptığı açıklamada, Lutnick'in Trump ekibinin önemli bir üyesi olduğunu ve başkanın kendisini tamamen desteklediğini belirtti. Bu destek, siyasi gerilimi daha da artırarak, skandalın Trump yönetimi üzerindeki etkilerini merak konusu haline getirdi.
Sonuç ve Etkiler
Epstein skandalı, Lutnick'in görevde kalıp kalmayacağı konusunda belirsizliği korurken, ABD siyasetinde derin tartışmalara yol açtı. Belgelerin detayları, yüksek profilli isimler arasındaki bağlantıları sorgulatırken, şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerini de beraberinde getiriyor.