Kur Hareketlenmesi Sigorta Sektörünü Etkileyebilir
Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, Merkez Bankası'nın döviz rezervini kullanarak kuru dengede tutmaya çalıştığını ancak bunun sonsuza kadar süremeyeceğini ifade etti. Özsoy, savaşın uzun sürmesi durumunda kurda hareketlenme beklediklerini ve bunun sigorta şirketlerinin maliyetlerini artırabileceğini vurguladı.
Trafik, Kasko ve Sağlık Sigortaları Ön Planda
Özsoy, özellikle trafik, kasko ve sağlık sigortalarında maliyet artışlarının yaşanabileceğini belirtti. "Bizim maliyetlerimiz artacak. Bu da otomatik olarak primlere yansıyacaktır" diyen Özsoy, savaşın başından bu yana Merkez Bankası'nın rezerv kullanımının sınırlı olduğunu ve kur hareketlenmesinin kaçınılmaz olabileceğini kaydetti.
Yanlışlıkla Füze Parçası Zararları Sigorta Kapsamında
Türkiye'nin savaş halinde olmaması nedeniyle, Hatay ve Gaziantep'te olduğu gibi yanlışlıkla düşen füze parçalarının sigortalılara verdiği zararların sigorta şirketleri tarafından karşılanacağını açıklayan Özsoy, bu durumun poliçe kapsamında değerlendirildiğini söyledi.
Enflasyon Artışı Sigortayı Etkileyecek
Özsoy, Türk ekonomisinin dirençli olmasına rağmen savaştan etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirterek, enerji alanında direkt etki altında olduklarını ifade etti. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyona etki ettiğini ve sigortayı etkileyen iki ana konunun otomotiv yedek parçası ile sağlık enflasyonu olduğunu vurguladı.
"Şu andaki veriler enflasyonun Merkez Bankası'nın hedeflerinin üzerinde gerçekleşeceğini gösteriyor. Eğer enerji fiyatları böyle kalırsa etkisini göreceğiz gibi görünüyor" diye konuşan Özsoy, sağlık sigortasında nüfusun yaşlanması ve güçlü talebin, hastane altyapısının yeni gelişiyor olmasıyla birleşerek sağlık enflasyonunu normal enflasyonun üstüne taşıdığını kaydetti.
Kadınların Sağlık Sigortası Primleri Daha Yüksek
Özsoy, kadınların sağlık sigortasını daha fazla kullanması nedeniyle sigorta primlerinin erkeklerden daha pahalı olduğunu dile getirdi. Hekim ücretlerindeki artış, döviz kurundan etkilenen alanlar ve yeni teknolojik cihazların pahalılığının tedavi maliyetlerini ve sigorta primlerini yukarı çektiğini belirtti.
Kaskoda Rekabet ve Yeni Ürünler
Trafik ve kasko sigortalarını değerlendiren Özsoy, trafik sigortalarının stabil hale geldiğini ancak kaskoda şirketlerin rekabet içinde olduğunu ifade etti. Kaskoda sigortalanabilirlik oranının düşük olduğunu belirten Özsoy, vatandaşın ulaşabileceği bölüşmeli ürünler çıkardıklarını açıkladı.
"Bu üründe küçük hasarları ve büyük hasarlarda hasarın bir kısmını araç sahibi geri kalanı sigorta şirketi karşılıyor. Böyle olunca kasko primi dörtte bire kadar düşüyor. 10 bin liralık kasko 2 bin 500 liraya yapılabiliyor" diyen Özsoy, kasko sigortasında rekabet nedeniyle şu anda şirketlerin başa baş noktasında olduğunu, kurun artması halinde şirketlerin zarara geçeceğini söyledi.
1 Nisan'da Trafik Sigortasında Yeni Düzenleme
Özsoy, trafik sigortasında yeni düzenlemenin yolda olduğunu belirterek, 1 Nisan'dan itibaren kaza olduğunda dava açmadan hasar ihbarlarını önce sigorta şirketlerine yapma zorunluluğu geldiğini hatırlattı. Yeni düzenleme ile hasar sonrası otomatik olarak eksper atanacağını, hasarı eksperin belirleyeceğini ve değer kaybını da maddi zararla birlikte karara bağlayacağını açıkladı.
"Vatandaş hem aracın hasar onarımını hem değer kaybını aynı rapor ile alabilecek" diyen Özsoy, bu düzenlemenin süreci hızlandıracağını ve vatandaşlar için kolaylık sağlayacağını vurguladı.
Savaş Dönemlerinde Sigortalanma Oranı Düşebilir
Özsoy, savaş gibi dönemlerde temel ihtiyaçların öne alınıp sigortacılık gibi alanların gölgede kaldığını belirterek, bu nedenle sigortalanma oranının düşmesini beklediklerini anlattı. Sigorta sektörünün ekonomik dalgalanmalardan doğrudan etkilendiğini ve maliyet artışlarının primlere yansıyabileceğini tekrarladı.



