Murat Ülker: Hedefimiz her lokmada keyif veren ürünler üretmek
Murat Ülker: Her lokmada keyif veren ürünler hedefimiz

Murat Ülker'den Gıda ve Beslenme Konularında Kapsamlı Açıklamalar

İş insanı ve sanayici Murat Ülker, 'Gıda ve Beslenme Vazgeçilmez Konumuz' başlıklı yeni yazısında, kamuoyunda sıkça tartışılan palm yağı kullanımına şeffaf bir şekilde cevap verdi. Palm yağının trans yağ içermemesi nedeniyle üretimde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Ülker, 'Bizim hedefimiz tüketicinin her lokmada keyif aldığı, beklediği kaliteyi sunan ürünler üretmektir.' dedi.

Palm Yağı Kullanımı ve Teknolojik Gereklilikler

Yıldız Holding eski Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, yazısında palm yağının Türkiye'deki kullanımına ilişkin sorulara yanıt verdi. pladis olarak dünyadaki tüm operasyonlarda palm yağı kullanıldığını belirten Ülker, Türkiye ve Birleşik Krallık'ta kullanılan palm yağı spesifikasyonlarının uyumlu olduğunu ifade etti. 2026 yılından itibaren tüm yağlar için plantasyona kadar izlenebilirlik sistemine geçildiğini duyurdu.

Palm yağının ayçiçek yağı veya tereyağına kıyasla tercih edilmesinin başlıca nedenleri arasında maliyet avantajı, işlevsellik ve teknolojik roller yer alıyor. Ülker, palm yağının fırıncılık uygulamaları için gerekli yoğurulabilirlik, güvenilir raf ömrü ve ısıya dayanıklılık gibi özellikler sağladığını belirtti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Nişasta Bazlı Şeker Kullanımı ve Şeffaflık

Ülker, nişasta bazlı şeker kullanımına ilişkin olarak, 2025 yılı verilerine göre Türkiye'de satışa sunulan Ülker ve Godiva markalı ürünlerde nişasta bazlı şeker içeren ürünlerin toplam tonajının yaklaşık 5.000 ton olduğunu, bunun toplam üretim hacminin yalnızca yüzde 1,22'sine karşılık geldiğini açıkladı. Ürünlerin yüzde 98'inde ana şeker kaynağı olarak şeker pancarı tercih edildiğini vurguladı.

Bebek bisküvilerinde glikoz şurubunun kaldırılmasına ilişkin olarak Ülker, tüketici beklentilerini yakından takip ettiklerini ve sosyal medyadaki tezviratlara karşı bu bileşeni formülasyondan çıkardıklarını belirtti. Yerine pancar şekerinden elde edilen enterverti şeker kullandıklarını ifade etti.

Margarin ve Sağlık Üzerine Değerlendirmeler

Türkiye'de margarin pazarının yaklaşık 300.000 ton büyüklüğünde olduğunu belirten Ülker, şirket olarak Bizim, Terem, Luna, Sabah, Ona, Yayla, Halk, Ustam gibi markalarla farklı segmentlerde faaliyet gösterdiklerini söyledi. Margarinin bitkisel yağ bazlı bir ürün olduğunu ve modern üretim teknolojileri sayesinde trans yağ içermeyen formülasyonlarla üretildiğini vurguladı.

Ülker, margarinin doymuş yağ oranının tereyağına kıyasla daha düşük seviyelerde olduğunu, bu nedenle bitkisel bazlı beslenme eğiliminin güçlendiği günümüzde iyi bir alternatif olduğunu ifade etti.

Mevzuata Uyum ve İhtiyati Yaklaşım

Bir ürünün mevzuata uygun olmasının yeterli olmadığını belirten Ülker, 'Mevzuata uygun ama sağlıksız olduğu bilinen bir ürünü sürdürmek ihtiyati yaklaşımla bağdaşmaz' dedi. Şirket olarak kendi iç gıda güvenliği standartlarının bulunduğunu ve bu standartların bilimsel temelli kontrol sistemleri ile denetlendiğini ifade etti.

Kurucu merhum Sabri Ülker'in 'Kendim yemediğim, çocuklarıma yedirmediğim hiçbir şeyi çocuklara yedirmem' sözünü hatırlatan Murat Ülker, ihtiyati yaklaşım çerçevesinde halk sağlığı açısından risk taşıyan ürünlerin sürdürülmeyeceğini vurguladı.

Global Markalarda Ürün Farklılıkları

Godiva ve McVitie's gibi global markaların Türkiye ve Avrupa versiyonları arasında içerik farkı olmadığını belirten Ülker, 'Aynı ürünün birden fazla ülkede satışa sunulması bu yaklaşımı değiştirmemekte olup, tüketicilerimiz aleyhine herhangi bir uygulama söz konusu değildir' dedi. Ürünlerde bölgesel regülasyonlar nedeniyle az seviyede teknik uyarlamalar yapılabildiğini ifade etti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Gramaj Değişiklikleri ve Tüketici Bilgilendirmesi

Gramaj düşürme uygulamalarına ilişkin olarak Ülker, bu değişikliklerin mevzuata uygun ve şeffaf biçimde beyan edildiği sürece yasal olduğunu belirtti. Ambalaj üzerinde net miktarın açık ve doğru şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğunu, 'yeni gramaj' ifadesiyle tüketicinin bilgilendirildiğini söyledi. Enflasyonist gelişmeler kaynaklı maliyet artışlarında kaliteden feragat etmeden ürünleri ulaşılabilir kılmak için bu değişiklikleri yaptıklarını ifade etti.

Yerli Hammadde Kullanımı ve Sürdürülebilirlik

Ülker, ürünlerde yüzde 100 oranında yerli kaynaklı Türk fındığı kullanıldığını, hatta yurtdışındaki imalatlarında da Türk fındığı tercih edildiğini belirtti. Buğday için yerel tedarik prensibinin benimsendiğini, yerli tohum geliştirme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Kullanılan hammaddelerin yüzde 86'sının yerli üreticilerden sağlandığını, bu oranı artırmak için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Reformülasyon Çalışmaları ve Sağlık Hedefleri

pladis Türkiye olarak ürünlerde şeker, tuz ve yağ oranlarını düşürmeye yönelik proaktif çalışmalar yürüttüklerini belirten Ülker, 2016'dan bu yana 5.706 ton şeker, 2020'den bu yana 28 ton tuz ve 549 ton yağ azaltımı sağlandığını açıkladı. 2030 sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında ilave 3.000 ton şeker, 50 ton tuz ve 1.000 ton yağ azaltımı planlandığını ifade etti. Ürünlerde trans yağ bulunmadığını, glikoz şurubu kullanımına son verildiğini ve 2026 yılı itibarıyla hidrojene yağların portföyden tamamen çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

Çocuklara Yönelik Ürünler ve Okul Gıdası

Murat Ülker, çocukların tüketimine uygun olarak Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 'okul gıdası' uygulaması kapsamında 11 farklı Okul Gıdası logolu atıştırmalık ürün bulunduğunu belirtti. Yeni geliştirilen çocuk ürünlerinde Dünya Sağlık Örgütü'nün sodyum hedeflerinin dikkate alındığını, yapay renklendirici, koruyucu ve tatlandırıcı içermeyen formülasyonlar tercih edildiğini ifade etti.

Tüketici Bilinci ve Gıda Okuryazarlığı

Tüketicilerin etiket okuma bilincinin gelişmesini önemli bulan Ülker, Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı'nın 15 yılı aşkın süredir gıda okuryazarlığı ve sağlıklı beslenme odaklı çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Vakfın bugüne kadar yaklaşık 12,5 milyon kişiye ulaştığını ifade eden Ülker, Yemekte Denge Eğitim Projesi gibi programlarla çocuklarda sağlıklı beslenme bilincinin erken yaşta kazanılmasını amaçladıklarını söyledi.