OECD'den Türkiye'ye Kritik Mineral Vurgusu: 'Olağanüstü Bir Ticaret Merkezi'
OECD'den Türkiye'ye Kritik Mineral Vurgusu: 'Olağanüstü Ticaret Merkezi'

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Ticaret ve Tarım Direktörü Marion Jansen, Türkiye'nin kritik mineraller alanında küresel ölçekte önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Jansen, Türkiye'nin Asya, Afrika ve Avrupa arasındaki stratejik konumunun, farklı bölgelerden gelen kritik minerallerin lojistiği ve transit geçişi için büyük avantaj sağladığını ifade etti.

Yeşil Dönüşüm ve Kritik Minerallerin Artan Önemi

Jansen, enerji dönüşümüyle birlikte kritik minerallere olan ilginin arttığına dikkat çekti. OECD üyelerinin yeşil dönüşüme yatırım yapma eğiliminin, bu minerallerin önemini daha görünür kıldığını belirten Jansen, bu durumun ihracat kısıtlamaları ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkları gündeme taşıdığını söyledi. Zamanla bu zorlukların ve konunun öneminin giderek arttığını ifade etti.

Çeşitlendirme Kritik Önem Taşıyor

Kritik minerallerin tedarikinde temel unsurun çeşitlendirme olduğunu vurgulayan Jansen, mevcut durumda birçok pazarda aşırı yoğunlaşma yaşandığını belirtti. Bazı ürünlerde küresel pazarın yüzde 90'ının tek bir ülkede toplanabildiğini ifade eden Jansen, bu durumun iki temel risk barındırdığını açıkladı:

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması
  • Piyasa Bozulması: Yoğunlaşma yüksek olduğunda piyasa doğası gereği bozulur ve normal fiyat oluşumu gerçekleşmez. Ayrıca piyasaya giriş yapacak diğer oyuncu sayısı da sınırlı kalır.
  • Erişim Engeli: Baskın konumdaki aktör, ürünlere erişimi engelleme imkanına sahip olur.

Jansen, OECD olarak madencilik ve işleme projelerine finansman sağlanmasının çeşitlendirme açısından önemli olduğunu ve bu alanda özellikle OECD ihracat kredileri düzenlemesi çerçevesinde aktif çalıştıklarını belirtti.

İhracat Kısıtlamaları 15 Yıldır Artıyor

OECD'nin kritik minerallere yönelik ihracat kısıtlamaları raporuna değinen Jansen, bu eğilimlerin endişe verici olduğunu söyledi. 15 yıldır aralıksız artış gözlemlediklerini belirten Jansen, giderek daha fazla ülkenin ihracat kısıtlamaları uygulamasının çok taraflı ticaret sistemi için iyi bir haber olmadığını vurguladı. Özellikle ihracat yasaklarının en hızlı artan kısıtlama türü olduğuna dikkat çekti.

Yatırımın Zorlukları

Sektöre yatırımın uzun vadeli bir süreç olduğunu ifade eden Jansen, yatırımcıların getiri ve fiyat konusunda fikir sahibi olmak istediğini, ancak yoğunlaşmış piyasalarda rekabetçi koşulların olmamasının riski artırdığını belirtti.

Türkiye'nin Rolü ve Potansiyeli

Jansen, Türkiye'nin kritik mineraller alanında halihazırda önemli bir aktör olduğunu, özellikle bor tedarikçisi konumunda bulunduğunu ve nadir toprak elementlerinde önemli rezervlere sahip olduğunu söyledi. Türkiye'nin daha fazla yatırım yapılabilecek ve çeşitlendirme sürecinde rol üstlenebilecek ülkeler arasında yer aldığını belirten Jansen, coğrafi konumunun Asya, Afrika ve Avrupa arasında olağanüstü bir ticaret merkezi sunduğunu vurguladı.

Türkiye'nin OECD bünyesindeki rolüne de değinen Jansen, Türkiye'nin resmi destekli ihracat kredileri düzenlemesine üye olduğunu ve bu alanda söz hakkı bulunduğunu ifade etti. Türkiye'nin kritik ham maddelerde ihracat kısıtlaması uygulamadığını ve küresel piyasalara entegre bir ülke olduğunu belirten Jansen, Türkiye'nin bu alanda daha büyük bir rol oynama potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

OECD Kritik Mineraller Forumu

Jansen, İstanbul'da düzenlenen OECD Kritik Mineraller Forumu'nun koordinasyon ve istişareyi güçlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Türkiye'nin bu alanda aktif olduğunu ve farklı aktörleri bir araya getirme konusunda başarılı olduğunu ifade eden Jansen, yatırım projelerinin finansmanı konusunun da Türkiye'nin üstlenebileceği rollerden biri olduğunu söyledi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

İhracat Kısıtlamaları Tarihi Seviyelerde

OECD Kritik Ham Maddelere İlişkin İhracat Kısıtlamaları Envanteri 2026 raporuna göre, ihracat kısıtlamaları 2009-2024 döneminde yaklaşık 5 kat arttı. 2024'te artış hızı yavaşlasa da kısıtlamalar tarihsel olarak yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. Kısıtlamaların daha geniş bir ülke grubuna yayıldığı, özellikle Afrika ve Asya'daki kaynak zengini gelişmekte olan ekonomilerin öne çıktığı görülüyor.

Enerji dönüşümü, dijitalleşme ve savunma sanayisinde kritik rol oynayan ham maddelere yönelik küresel talep artarken, arz sınırlı sayıda ülke ve üreticide yoğunlaşıyor. Kobalt, lityum ve nikelde en büyük 3 üretici, küresel üretimin üçte ikisinden fazlasını karşılarken, nadir toprak elementlerinde bu oran yaklaşık yüzde 90'a ulaşıyor. Bu yoğunlaşma, tedarik zincirlerinde kırılganlığı artırırken ihracat kısıtlamaları gibi ticaret politikası araçlarının daha sık kullanılmasına zemin hazırlıyor.

Uluslararası Enerji Ajansının Küresel Kritik Mineraller Görünümü raporuna göre, kobalt üretiminde Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Endonezya ve Rusya; lityum üretiminde Çin, Avustralya ve Şili; nikel üretiminde ise Endonezya, Filipinler ve Rusya öne çıkıyor.