OKS'nin TES'e Dönüşümünde Gecikme Sinyalleri: Cevdet Yılmaz'ın Açıklaması Yeni Bir Süreci İşaret Ediyor
Otomatik Katılım Sistemi'nin (OKS) Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'ne (TES) dönüştürülmesi çalışmalarında beklenmedik bir gelişme yaşanıyor. 2026 yılı programında ve Orta Vadeli Program'da (OVP) 2026'nın ikinci çeyreğinde hayata geçirilmesi öngörülen bu kritik dönüşüm, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın son açıklamalarıyla birlikte yeniden tartışmaya açıldı.
Planlanan Takvim ve Mevcut Belirsizlik
Son yıllardaki resmi programlarda, OKS'nin işveren katkısını da içeren ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) kurulacağı açıkça belirtilmişti. 2026-2028 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program'da ise bu çalışmanın 2026 yılı nisan – haziran dönemini kapsayan 2. çeyrekte uygulamaya konulması hedeflenmişti. Ancak, bu tarihin yaklaşmasıyla birlikte, konuya dair net bir yol haritası ortaya konulamadı.
Cevdet Yılmaz'ın Çarpıcı Açıklaması
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 8 Ocak 2026 tarihinde İstanbul'da gazetecilere yaptığı açıklama, sürece dair önemli ipuçları barındırıyor. Yılmaz, "Tamamlayıcı emeklilik sisteminde gündemimizde henüz olgunlaşmış bir çalışmamız şu an için yok" ifadelerini kullanarak, konunun beklenenden daha karmaşık olduğunu vurguladı. Ayrıca, işletmeler üzerinde yük oluşturmamak ve rekabet baskısını dikkate almak gerektiğini belirterek, ekonomik dengeleri ön planda tuttu.
İşçi ve İşveren Taraflarının Çekinceleri
OKS'den TES'e geçiş sürecinde, işçi sendikaları ve işveren örgütlerinin ciddi kaygıları bulunuyor. Mevcut durumda OKS'de, çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilen prime esas kazançlarının yüzde 3'ü oranında prim kesiliyor ve sistemden ayrılma imkanı var. TES'te ise 45 yaş ve altındaki herkesin zorunlu olarak dahil edilmesi ve ücretlerinden kesinti yapılması öngörülüyor.
- İşçi Sendikalarının İtirazları: TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK gibi büyük konfederasyonlar, kıdem tazminatı gibi mevcut kazanımların korunması konusunda ısrarcı. Ayrıca, zorunlu prim kesintilerinin işçilerin gelirlerini olumsuz etkileyeceği endişesi taşıyorlar.
- İşveren Örgütlerinin Kaygıları: TES'te işverenlerden de zorunlu kesinti yapılacak olması, özellikle içinden geçilen ekonomik dönemde ek mali yük olarak görülüyor. Başlangıçta düşük tutulması planlanan kesintilerin zamanla artırılması öngörüsü de bu kaygıları pekiştiriyor.
OKS'nin Cazibesinin Artırılması Yönünde Adımlar
Tamamlayıcı emeklilik sisteminin zorunlu hale getirilmesine yönelik direnç devam ederken, mevcut OKS'nin daha cazip hale getirilmesi alternatif bir çözüm olarak öne çıkıyor. 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı programında, OKS'de fon çeşitliliğinin artırılacağı ve çalışanların risk algılarına uygun seçenekler sunulacağı belirtildi. Bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi, gönüllü katılımların artmasına yardımcı olabilir.
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) son yıllarda getiri performansıyla dikkat çekerken, OKS'nin benzer bir başarıyı yakalayamaması, sistemin revize edilmesi gerektiğini gösteriyor. Çalışanların fon seçiminde söz sahibi olmaması ve sınırlı fon çeşitliliği, OKS'nin düşük getirilerinin ana nedenleri arasında yer alıyor.
Sonuç ve Beklentiler
Cevdet Yılmaz'ın açıklamaları, ekonomi yönetiminin işçi ve işveren taraflarının çekincelerini dikkate aldığını ve konunun daha kapsamlı bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. OKS'nin TES'e dönüştürülmesi çalışmalarının ertelenmesi veya revize edilmesi gündemde olabilir. Bu süreçte, sosyal diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesi ve tüm paydaşların görüşlerinin dikkate alınması, sağlıklı bir emeklilik sisteminin inşası için kritik önem taşıyor.