TCMB Hükümete Açık Mektup Göndererek Enflasyon Değerlendirmesi Yaptı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca, enflasyon hedefinden sapma durumunda hükümete yazılı bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirdi. 2025 yılı enflasyonunun, belirlenen hedef ve belirsizlik aralığının üzerinde gerçekleşmesi üzerine, TCMB tarafından hazırlanan açık mektup kamuoyu ile paylaşıldı.
Enflasyon Hedefinden Sapmanın Temel Nedenleri
Mektupta, 2025 yılında enflasyonun hedeflenen patikanın üzerinde seyretmesinde bir dizi faktörün etkili olduğu vurgulandı. Küresel emtia fiyatları yılın ilk yarısında enflasyonu desteklerken, enerji ve tarımsal ürün fiyatlarındaki gerileme olumlu katkı sağladı. Ancak jeopolitik gelişmelere bağlı enerji fiyat oynaklığı ve bazı metal fiyatlarındaki artışlar dönemsel maliyet baskıları oluşturdu.
Yurt içinde ise kuraklık ve don hadiseleri gıda fiyatları kanalıyla enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yarattı. Bitkisel üretimdeki düşüşler üçüncü çeyrekte fiyat dalgalanmalarına neden oldu ve bu gelişmeler beklentiler üzerinden dezenflasyon sürecini geçici olarak yavaşlattı.
Kur Geçişkenliği ve Hizmet Enflasyonu
2025 yılında döviz kuru gelişmelerinin enflasyon üzerindeki etkisinin geçmiş dönemlere kıyasla daha sınırlı kaldığı belirtildi. Türk lirasındaki görece istikrarlı seyir ve talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde kalması, kur geçişkenliğini sınırlandırdı. Ancak, geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin güçlü olduğu kira ve eğitim gibi hizmet kalemlerinde fiyat artışları yüksek seyretti.
Kira enflasyonunda düşüşün yıl sonuna doğru daha belirgin hale geldiği ifade edilirken, hizmet grubunda fiyat artışlarının genele yayılan bir görünüm arz etmesi, çekirdek enflasyon göstergelerindeki gerilemeyi yavaşlattı.
Para Politikası ve Makroihtiyati Önlemler
TCMB, 2025 yılı boyunca para politikası duruşunu, enflasyon gerçekleşmeleri ve beklentileri göz önünde bulundurarak dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirledi. Bu kapsamda:
- Ocak ve mart aylarında politika faizi toplamda 500 baz puan indirilerek yüzde 42,5 seviyesine getirildi.
- Mart ayında gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 46'ya yükseltildi.
- Nisan ayında politika faizi yüzde 46'ya; gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 49'a çıkarıldı.
- Yıl içinde toplam 800 baz puanlık indirimle politika faizi aralık ayı itibarıyla yüzde 38'e düşürüldü.
Makroihtiyati politika çerçevesinde, kur korumalı mevduat hesaplarının sonlandırılması ve Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik uygulamalar parasal aktarımı destekledi. Kredi gelişmeleri yakından izlendi ve öngörülen patikadan sapma riskine karşı gerekli tedbirler devreye alındı.
Talep Koşulları ve Beklentilerin Rolü
Talep koşullarının yıl genelinde dezenflasyonist seviyelerde seyrettiği belirtilen mektupta, deprem sonrası konut inşaatına bağlı faaliyetler ile bazı dayanıklı tüketim kalemlerindeki eğilimler nedeniyle talepteki dengelenmenin kademeli gerçekleştiği ifade edildi.
Enflasyon beklentilerinin çoğu kesim için yıl boyunca gerileme eğilimi göstermesine rağmen, hedeflerin üzerinde seyretmeye devam etmesi dezenflasyonun hızını sınırladı. Beklentilerdeki iyileşmenin para politikasının orta vadeli etkinliğini desteklediği, ancak iyileşme hızının sınırlı kalmasının dezenflasyon sürecinin sürekliliği açısından önemini koruduğu vurgulandı.
Geleceğe Yönelik Politikalar
TCMB'nin temel amacının fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olduğu hatırlatılan mektupta, enflasyon görünümünde belirgin bir bozulma olması halinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı bildirildi. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda ise ilave makroihtiyati adımların devreye alınacağı açıklandı.
Mektuba ek olarak, enflasyon ve para politikasına dair gelişmeler ile orta vadeli tahminleri kapsayan "2026 Enflasyon Raporu-I" ve kısa-orta vadede enflasyon hedefine ulaşmak için uygulanacak para politikasını detaylandıran "2026 Para Politikası" metinlerinin de hükümetin bilgisine sunulduğu belirtildi.



