BBVA Research tarafından yayımlanan rapora göre, Türkiye’de kredi büyümesi Nisan ayında güçlü seyrini sürdürdü. Yüksek faiz ortamına rağmen kredi genişlemesi ivmesini korurken, bu eğilim 2026 başı için öngörülen düzenleme öncesi seviyelere yaklaştı.
Kredi Büyümesini Destekleyen Faktörler
Raporda, yükselen enflasyon beklentileri ve reel kurdaki değerlenmenin finansal koşulları görece gevşeterek kredi büyümesini desteklediği ifade edildi. Ayrıca dolarizasyonun sınırlı kaldığı, yerleşik yatırımcıların tasarruflarının büyük kısmının TCMB’nin yüksek fonlama faizi ve TL mevduat düzenlemeleri sayesinde Türk lirasında tutulduğu belirtildi.
Kamu ve Özel Bankalar Arasında Ayrışma
Analizde, kamu ve özel bankalar arasındaki kredi büyümesi farkının Nisan ayında daha belirgin hale geldiği vurgulandı. Bu ayrışmanın büyük ölçüde TL kredi dinamiklerinden kaynaklandığı, kamu bankalarının tüketici kredilerinde, özel bankaların ise ticari kredilerde daha güçlü performans gösterdiği aktarıldı. Döviz kurunun dezenflasyon sürecinde temel çıpa olmayı sürdürdüğü, bu nedenle TL mevduata yönelik düzenlemelerin önemini koruduğu ifade edildi.
Finansal Stres ve Kredi Kalitesi
Raporda, finansal stres göstergelerinin hem bireysel hem de ticari kredilerde Nisan ayında sınırlı bir bozulmaya işaret ettiği belirtildi. Şirketlerin karşılaştığı finansal zorlukların iflas süreçleri ve yeniden yapılandırılan kredilerdeki artışla daha görünür hale geldiği aktarıldı. Buna rağmen mevcut seviyelerin 2025'in ikinci yarısındaki stres dönemlerinin belirgin şekilde altında olduğu vurgulandı.
Bankacılık Sektörü Görünümü
BBVA Research, farklı senaryolar altında mevduat bankalarının özkaynak kârlılığının 2026'da yatay seyredeceğini veya kamu bankalarındaki sınırlı iyileşmeye bağlı olarak hafif gerileyebileceğini öngördü. Sektörün özkaynak kârlılığı 2025 yılı sonunda yüzde 25,6 seviyesinde bulunuyor.
2026'nın ilk çeyrek verilerinin, bankalar arasında kredi fiyatlaması ve büyüme dinamiklerine bağlı olarak farklılaşmanın devam edeceğine işaret ettiği belirtildi. Raporda ayrıca sermaye yeterlilik oranlarının Mart 2026 itibarıyla gerileme eğilimini sürdürdüğü, bunun temel nedeninin temettü ödemeleri sonrası özel bankalarda çekirdek sermaye oranlarındaki düşüş olduğu ifade edildi. Buna karşın sektör genelinde sermaye seviyelerinin düzenleyici asgari gerekliliklerin üzerinde kalmaya devam ettiği kaydedildi.



