Avrupa'nın enerji krizi: 11 milyar euroluk önlemin yüzde 72'si hedefsiz
Avrupa'nın enerji krizi: 11 milyar euroluk önlemin yüzde 72'si hedefsiz

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve ardından Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla tetiklenen enerji krizi, tüm dünyayı olduğu gibi Avrupa'yı da derinden etkiledi. Ancak sorun yalnızca enerji fiyatlarının yükselmesiyle sınırlı değil; asıl mesele, Avrupa hükümetlerinin bu krize nasıl yanıt verdiği. Bruegel düşünce kuruluşunun veri setine göre, Avrupa ülkeleri enerji fiyatlarındaki artışın hane halkı ve şirketler üzerindeki etkisini hafifletmek için 11 milyar eurodan fazla mali önlem taahhüt etti. Ancak bu önlemlerin önemli bir kısmı hedefli değil.

11 milyar eurodan fazla taahhüt

Rapora göre, Avrupa hükümetleri bugüne kadar hane halklarını ve işletmeleri desteklemek amacıyla 11 milyar eurodan fazla mali önlem taahhüdünde bulundu. Mutlak rakamlara bakıldığında, İspanya ve Almanya toplam taahhüdün yarısından fazlasını üstlenirken, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYİH) oranla en fazla taahhütte bulunan ülkeler Yunanistan, İspanya, Bulgaristan ve İrlanda oldu.

Vergi indirimleri ağırlıkta

Almanya, İtalya ve Polonya gibi birçok ülkenin müdahaleleri ise çoğunlukla yakıt vergisi indirimlerine odaklandı. Bu tür önlemler, hedeflenmemiş mali müdahalelere karşı uyarıda bulunan Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun tavsiyeleriyle çelişiyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Yüzde 72'si hedeflenmemiş

Şu ana kadar toplam tutarın yüzde 72'sinden fazlası, genel enerji tüketim vergisi veya KDV indirimleri gibi net bir hedef grubu veya koşulu olmayan, hedeflenmemiş önlemlerden oluştu. Analize göre bu durum, az sayıda Avrupa hükümetinin 2022 enerji krizi gibi olaylardan ders çıkardığını ortaya koyuyor.

Hollanda, Belçika ve Birleşik Krallık hedef odaklı

Almanya gibi ülkelerin aksine, hedef odaklı yaklaşım benimseyenler arasında Hollanda, Belçika ve Birleşik Krallık yer alıyor. Hollanda, dezavantajlı gruplar için ısınma maliyetlerinde kolaylık sağlayacağını ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik yapısal destek sunacağını açıkladı. Benzer şekilde, İsveç hanelere toplu elektrik maliyeti sübvansiyonu vererek enerji tasarrufunu teşvik ediyor. İsveç ayrıca elektrikli araç sübvansiyonları ve devlet kurumlarının fosil yakıt tüketimini azaltmaları için ek fonlar ayırdı.

İki yol: Geçici paketler mi kalıcı dönüşüm mü?

Bruegel'in analizine göre hükümetler, fiyatları bozacak geniş vergi indirimleri yerine hedefli ve gerçekten ihtiyaç duyan kesimlere yönelik desteklere odaklanmalı. Avrupa'nın önünde iki yol var: Ya her enerji krizinde milyarlarca euroluk geçici paketlerle yangını söndürmeye çalışacak ya da bu krizi enerji sistemini kalıcı olarak dönüştürmek için kullanacak. Bu mesele yalnızca Avrupa'nın değil, aynı zamanda dünya ekonomisi için de önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması