İsrail'in tartışmalı aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Müslümanların kutsal mekanı Mescid-i Aksa'ya yeni bir baskın gerçekleştirdi. 14 Ocak 2026 tarihinde İsrail polisinin koruması altında gerçekleşen bu ziyaret, bakanın görev süresi boyunca düzenlediği 14. provokatif baskın olarak kayıtlara geçti.
Baskının Detayları ve Tepkiler
Kudüs İslami Vakıflar İdaresi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Ben-Gvir'in İsrail polisi eşliğinde Mescid-i Aksa kompleksine girdiği teyit edildi. Söz konusu baskın, uluslararası toplumdan ve İslam ülkelerinden gelen sürekli uyarılara rağmen gerçekleşti. Filistinli yetkililer, İsrail'in bu tür eylemlerle Doğu Kudüs'ü Yahudileştirme ve bölgenin Arap-İslami kimliğini silme politikasını yoğunlaştırdığını vurguluyor.
İsrail polisinin, 2003 yılından bu yana Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin tüm itirazlarına karşın, işgalci İsraillilerin Mescid-i Aksa'ya girişlerine izin vermeye devam ettiği biliniyor. Bu durum, bölgedeki gerilimi sürekli olarak tırmandıran başlıca faktörlerden biri olarak görülüyor.
Hamas'tan Sert Açıklama: "Kırmızı Çizgidir"
Filistin direniş hareketi Hamas, Ben-Gvir'in son baskınını şiddetle kınayan bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bu hareket "Müslümanların kutsal mekanlarını tahrip etme ve yeni bir statüko dayatma yönündeki sistematik politikanın bir parçası" olarak nitelendirildi.
Hamas, İsrail hükümetinin bu eylemiyle işgal altındaki Filistin topraklarında din ve kutsallara karşı savaşını sürdürme kararlılığını bir kez daha gösterdiğini belirtti. Açıklamada, "Mescid-i Aksa kırmızı çizgidir, Filistin halkı tüm imkanlarıyla onu savunmaya devam edecektir" ifadesine yer verildi.
Hamas ayrıca, sadece Filistinlilerin değil, tüm İslam ülkeleri ve halklarının da kutsallara yönelik bu ihlallere karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği çağrısında bulundu.
Arka Plan ve Süregelen Gerilim
Itamar Ben-Gvir, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun 2023 yılında kurduğu koalisyon hükümetinde Ulusal Güvenlik Bakanı olarak görev yapıyor. Görevi boyunca, özellikle Mescid-i Aksa'ya düzenlediği düzenli ziyaretlerle uluslararası diplomaside sık sık krize yol açtı. Bu provokatif eylemler, İsrail'in en aşırı sağcı figürlerinden biri olan Ben-Gvir'in politik duruşunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Mescid-i Aksa, Müslümanlar için en kutsal üçüncü mekan olmasının yanı sıra, aynı zamanda Yahudiler için Tapınak Tepesi olarak anılan bölgede bulunuyor. Bu nedenle, dinler arası gerilimin en yoğun yaşandığı sembolik merkezlerden biri konumunda. İsrailli yetkililerin ve aşırı sağcı grupların buraya düzenlediği ziyaretler, tarihsel olarak şiddetli çatışmaların fitilini ateşleyebiliyor.
Son baskın, bölgede istikrar arayışı içindeki taraflar için yeni bir endişe kaynağı oluştururken, uluslararası toplumun konuya ilişkin tepkisinin ne olacağı merakla bekleniyor.