Eksim Enerji, Karaman RES ile Yeşil Dönüşüme Hız Veriyor
Eksim Enerji Karaman RES ile Yeşil Dönüşümde

Eksim Enerji, Karaman RES Projesiyle Yeşil Dönüşümde Önemli Adım Attı

Türkiye'nin dört bir yanında yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlayan Eksim Enerji, rüzgar ve güneş odaklı büyümesini yeni projelerle sürdürüyor. Şirket, yapımı tamamlanan 70 MW kapasiteli Karaman Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesiyle, yaklaşık 110 bin hanenin enerji ihtiyacının karşılanmasını planlıyor.

Kapasite Artışı ve Yeni Yatırımlar

Geçtiğimiz yıl Türkiye'de Geyve RES ve Tokat RES kapasite artışlarının yanı sıra Yozgat RES, Viranşehir Güneş Enerji Santrali (GES) ve Ukrayna'daki Skole RES yatırımlarını devreye alan Eksim Enerji, 2026 yılı başında Susurluk RES, Hasanbeyli RES, Ovacık RES kapasite artışları ile Karaman RES yatırımını da başarıyla tamamladı. Bu kapsamlı çalışmalar sonucunda şirket, yeni nesil ve yüksek verimli 46 türbinle birlikte GES santralini devreye alarak toplamda 515,7 MW'lık kurulu güç artışı gerçekleştirdi.

Türkiye'nin İlk 3 Rüzgar Enerjisi Şirketi Arasında

Devreye giren santrallerle rüzgar enerjisinde Türkiye'nin ilk 3 şirketi arasına girdiklerini vurgulayan Eksim Enerji CEO'su Arkın Akbay, yoğun bir çalışmayla yeni güneş ve rüzgar enerjisi santrallerini ve kapasite artışlarını devreye almayı başardıklarını ifade etti. Akbay, "Son olarak Karaman RES'in tamamlanmasıyla birlikte farklı coğrafyalarda yürüttüğümüz yatırımlarımızda önemli bir eşiği daha geride bıraktık" dedi.

Gelecek Hedefleri ve Yurt Dışı Yatırımları

Önümüzdeki dönemde Türkiye'deki portföyü depolamalı elektrik üretim tesisleri, kapasite artışları ve bütünleşik güneş enerjisi tesisleri ile geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Akbay, yurt dışında da Gürcistan'daki GES yatırımını devreye alma aşamasında olduklarını açıkladı. "Doğudan batıya yenilenebilir enerji köprüsü olma hedefimizi üretim tesislerimizle güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

1,4 Milyon Ton Karbon Salımı Engellendi

2025 yılında elektrik üretimini 960 bin hanenin ihtiyacına denk gelen 2,3 milyar kWh seviyesine taşıdıklarını ve 1,4 milyon ton karbon salımının önüne geçtiklerini söyleyen Akbay, iklim krizinin etkileri ve fosil kaynakların tedarik zincirindeki kırılganlığın her geçen gün daha belirgin hale geldiğine dikkat çekti. Enerji bağımsızlığının öneminin arttığını vurgulayan Akbay, "Türkiye'nin artan enerji ihtiyacına temiz, yerli, esnek ve güvenilir bir üretim yapısıyla yanıt vermek, kalkınmanın sürekliliği ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir zorunluluk haline geldi" şeklinde konuştu.

COP31'in Önemi ve Enerji Dönüşümü

Kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31'de ülkedeki yenilenebilir enerji yatırımlarının öneminin bir kez daha ortaya çıkacağını belirten Arkın Akbay, iklim diplomasisi ve enerji bağımsızlığının jeopolitik gelişmelerle yeni bir boyuta ulaştığını ifade etti. Yerli ve uluslararası kaynaklardan sağlanacak ekonomik finansman kaynakları ile fosil kaynakları azaltıcı yönde enerji dönüşümünün, yüksek katma değerli sanayi politikasıyla bütünleşecek şekilde verimliliği artıran ve toplam maliyeti düşüren teknoloji yatırımlarıyla desteklenmesinin sağlıklı büyümeyi güvence altına aldığını söyledi.

Akbay, "Enerjiye uygun maliyetle erişimin güvence altına alınması ile toplumun refahının artması ve sürdürülebilir şekilde korunması için daha hızlı ve daha güvenli uygulama adımları atmamız elzem" dedi. COP31'in bu çok katmanlı gündemin açık bir çerçevede ele alınmasına katkı sunarken, taahhüt vermiş ülkelerin vizyonlarının yanı sıra uygulamaları ile de değerlendirileceği bir platform niteliği taşıdığını belirtti.

Son olarak Akbay, bu zirvenin Türkiye'nin doğru politikalarının uygulamaya dönüştürdüğü yenilenebilir enerji yatırımları ile ekonomik rekabetçiliğinin yanı sıra sürdürülebilir kalkınmaya katkısını ve küresel iklim diplomasisindeki ağırlığını daha görünür hale getirmesi açısından son derece büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.