Körfez'deki LNG Krizi Küresel Enerji Piyasalarını Sarsıyor
İran'ın Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) üretim tesislerine düzenlediği misilleme saldırıları, küresel doğalgaz arzının önemli bir bölümünü oluşturan LNG tedarikinde ciddi sekteye yol açtı. Bu gelişmelerin ardından ithalatçı ülkeler, kısa vadede ABD ve Avustralya gibi farklı tedarikçilere yönelme veya kömür kullanımını artırma seçeneklerini değerlendirmeye başladı.
100 Milyon Tonluk LNG Kapasitesi Risk Altında
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonlara karşılık olarak İran'ın gerçekleştirdiği misillemeler, bölgedeki kritik enerji altyapılarını hedef aldı. Saldırılar sonucunda:
- Katar'ın yıllık 80 milyon ton LNG ihracat kapasiteli Ras Laffan tesisi üretimi durdu.
- BAE'nin 6 milyon tonluk aktif Das Island tesisi faaliyetlerini askıya aldı.
- 2028'de açılması planlanan 9,6 milyon ton kapasiteli Ruwais LNG Tesisi inşaatı vuruldu.
Bu gelişmelerle birlikte bölgede toplamda yaklaşık 100 milyon tonluk LNG kapasitesi ciddi risk altına girmiş oldu. Küresel LNG ihracatının yaklaşık dörtte birini karşılayan Katar ve BAE'nin üretim durması, özellikle Asya ve Avrupa pazarlarında belirsizlik yarattı.
Asya Ülkeleri Alternatif Arayışında
Japonya Enerji Ekonomisi Enstitüsü Kıdemli Ekonomisti Takafumi Yanagisawa, Katar ve BAE'den gelen LNG'nin yüzde 80'inin Asya ülkelerine ulaştığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
"Asya'daki LNG ithalatçısı ülkeler, ABD, Avustralya ve Katar'dan ihracatlarını artırmalarını veya ek kargolar temin etmelerini talep ediyor. Kuzey Asya ülkeleri yüksek fiyatlarla yeterli kargo temin edebilirken, Güney Asya ülkeleri gibi mali güvenirliği daha düşük olan ülkeler yeterli LNG temin edemeyebilir ve 2022'de olduğu gibi kömüre yönelebilirler."
Yanagisawa, blokajın yaza kadar uzaması durumunda Japonya dahil Kuzey Asya ülkelerinin de Orta Doğu kaynaklı kayıpları karşılamakta zorlanacağını ifade etti.
Avrupa'nın Rusya Politikası Revize Edilebilir
Avrupa Birliği'nin Rusya LNG'sini kademeli olarak terk etme ve Katar LNG'sine yönelme stratejisinin de bu krizden etkilenebileceğine dikkat çeken Yanagisawa, Katar'daki genişleme projesinin 2027'ye ertelenmesinin ek bir baskı unsuru oluşturduğunu vurguladı. Yanagisawa, ABD'den yeterli LNG temin edilememesi durumunda Avrupa'nın Rus LNG'sinden vazgeçme politikasının değiştirilmesi veya revize edilmesi olasılığının mevcut olduğunu belirtti.
Spot Piyasada Ciddi Arz Sıkıntısı Bekleniyor
Petrol İhraç Eden Arap Ülkeler Örgütü (OAPEC) Küresel Gaz Piyasaları Uzmanı Wael Hamed Abdel Moati, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamanın uzun sürmesi halinde LNG piyasasındaki önceliğin uzun vadeli sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmesine verileceğini aktardı. Moati'ye göre:
- Mevcut LNG kargoları öncelikle uzun vadeli anlaşma pazarlarına yönlendirilecek.
- Gerçek kıtlık, küresel LNG ticaretinin yaklaşık üçte birini oluşturan spot ve kısa vadeli piyasada ortaya çıkacak.
- Bu segmentte kargolar en rekabetçi fiyatları sunan pazarlara doğru hareket edecek.
Moati, "Körfez LNG'sinin yerini doldurmak son derece zor olacak" ifadelerini kullanarak, ABD'deki sıvılaştırma tesislerinin çoğunun zaten neredeyse maksimum kapasitede çalıştığını, kısa vadede teknik ikamenin imkansız olduğunu ekledi.
Kömür Kullanımı Artışı ve Talep Yönetimi Seçenekleri
LNG açığının uzun süre devam etmesi durumunda ülkelerin sınırlı seçenekleri olacağını belirten Moati, bu seçeneklerin çoğunun ekonomik açıdan maliyetli olacağını vurguladı. Moati'nin öne çıkardığı alternatifler şunlar:
- Kömür kapasitesi olan ülkelerde elektrik üretiminde yakıt değişimine gidilerek kömür kullanımının artırılması.
- Talep yönetimi uygulanması ve doğal gaz kullanımının önceliklendirilmesi.
- Piyasa koşullarına göre farklı stratejilerin izlenmesi.
Uzmanlar, küresel enerji piyasalarında yaşanan bu gelişmelerin, önümüzdeki dönemde hem fiyatlar hem de tedarik güvenliği açısından önemli etkiler yaratacağı konusunda hemfikir.
