Türkiye'nin Güneş ve Rüzgâr Enerjisindeki Büyük Dönüşümü: 15 Yılda Devasa Sıçrama
Türkiye'nin Güneş ve Rüzgâr Enerjisinde 15 Yıllık Büyük Dönüşüm

Türkiye'nin Güneş ve Rüzgâr Enerjisindeki Büyük Dönüşümü: 15 Yılda Devasa Sıçrama

Türkiye, 2010'lu yılların başında henüz mütevazı seviyelerde olan güneş ve rüzgâr enerjisi gücünü, 2020'li yıllarda adeta bir sektöre dönüştürdü. Yaklaşık 15 yıl önce rüzgâr enerjisinde 1.000 megavatın, güneş enerjisinde ise neredeyse sıfırın biraz üzerinde olan kurulu güç, bugün Türkiye elektrik sisteminin ana bileşenlerinden biri hâline geldi.

Kurulu Güçte Çarpıcı Artış ve Hedefler

Geçen yıl sonu itibariyle elektrik kurulu gücünde güneşin payı 25 bin 109 megavat (MW) ile yüzde 20,5'e, rüzgârın payı da 14 bin 774 megavat ile yüzde 12,1'e erişti. 2035 yılında güneş ve rüzgârda toplam 120 bin megavatlık kapasite hedefleyen Türkiye, bu hedefin üçte birini tamamladı. Güneş ve rüzgâr kurulu gücünün toplamı 40 bin megavata dayandı.

Enerji İthalatında Önemli Tasarruf

Bu 40 bin megavatlık kapasite yılda yaklaşık 10 milyar metreküplük doğal gaz tüketimini ikame ediyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde ulaşılan kapasite sayesinde her yıl yaklaşık 100 milyar liralık (2,5 milyar dolar) enerji ithalatının önüne geçiliyor. Bu rakamlar, yenilenebilir enerjinin ekonomiye sağladığı katkıyı net bir şekilde ortaya koyuyor.

Rakamlarla Dönüşümün Boyutu

Rakamlar, dönüşümün boyutunu net biçimde ortaya koyuyor. 2010 yılında rüzgâr enerjisi kurulu gücü yaklaşık 1.300 MW seviyesindeydi. 2025'te bu rakam 14 bin 774 MW'ı aştı. Güneş enerjisinde ise tablo daha çarpıcı. 2014 yılında sadece 40–50 MW seviyesinde olan güneş kurulu gücü, 2025 itibarıyla 25 bin 109 MW'a ulaşarak neredeyse sıfırdan dev bir kapasiteye dönüştü.

Bu artış, yalnızca kâğıt üzerindeki hedeflerin değil, fiilen devreye alınan santrallerin sonucu olarak gerçekleşti. Özellikle son beş yılda her yıl 3 ila 5 GW güneş ve rüzgâr kapasitesi sisteme eklendi. Bu süreklilik, sektörün dinamik yapısını ve büyüme potansiyelini gösteriyor.

Yatırımların Coğrafi Yayılımı

Rüzgâr türbinleri önce Ege ve Marmara'da yükseldi, ardından İç Anadolu'nun yüksek platolarına, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına uzandı. Bugün rüzgâr santralleri 50'ye yakın ilde elektrik üretiyor. Güneş enerjisi ise Konya Ovası'ndan Güneydoğu Anadolu'ya, İç Ege'den Doğu Anadolu'ya kadar geniş bir coğrafyada yaygınlaştı.

YEKA Modeliyle Ölçek ve Hız Kazanımı

Yenilenebilirdeki ivmenin arkasındaki en güçlü politika araçlarından biri Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmaları oldu. 2016'dan bu yana gerçekleştirilen YEKA ihaleleriyle, önemli ölçüde kapasite tahsis edildi. YEKA projeleri, Türkiye'nin sadece kapasite artıran değil, teknoloji ve sanayi altyapısını güçlendiren bir ekosistem kurmasını sağladı.

Elektrik Kurulu Gücünde Yenilenebilir Ağırlığı

2025 itibarıyla Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü yaklaşık 122 GW seviyesine ulaştı. Bunun 75 GW'ı yenilenebilir kaynaklardan oluştu. Yeşil enerjinin toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 62'nin üzerine çıktı. Sadece güneş ve rüzgârın payı ise yüzde 30'u aştı. Bu oran, 15 yıl önce yüzde 5'in bile altında bulunuyordu.

Kısa sayılabilecek bir zaman diliminde yaşanan bu değişim, Türkiye enerji tarihinde yapısal bir kırılma olarak öne çıkıyor. Hızla artan kurulu güçle birlikte şebeke yatırımları, enerji depolama sistemleri ve esneklik çözümleri de gündemin üst sıralarına çıktı. Lisanslı depolama projeleri, hibrit santraller ve akıllı şebeke uygulamaları, rüzgâr ve güneşte yakalanan büyümenin sürdürülebilirliğini destekliyor.