İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Casusluk İddianamesinde Şok Edici Detaylar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ile Merdan Yanardağ hakkındaki siyasal casusluk iddianamesi, Türkiye gündemine bomba gibi düştü. İddianamede, şüphelilerin 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ile yargılanması talep edilirken, ortaya çıkan detaylar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Seçmenlerin Özel Mesajlarına Erişim İddiası
İddianamenin en çarpıcı bölümlerinden biri, şüphelilerin seçmenlerin gizliliğini ihlal ettiği yönündeki iddialar oldu. Savcılık belgelerine göre, Hüseyin Gün ve ekibi, istihbarat servislerince de kullanılan PQ isimli yazılım aracılığıyla seçmenlerin sosyal medya paylaşımlarına ve özel mesajlaşmalarına ulaşmayı başardı. Bu verilerin, seçim sürecini manipüle etmek amacıyla kullanıldığı öne sürüldü.
Belediye Verilerine Yetkisiz Erişim ve Yurt Dışı Bağlantılar
İddianamede ayrıca, şüphelilerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait gizli belgelere ve iç yazışmalara yetkisiz erişim sağladığı iddia edildi. Necati Özkan'ın, Ostin adlı dijital platforma belediyeye ait e-posta adresleri ve şifreleri aktardığı, Hüseyin Gün'ün de bu bilgilerle belediyenin hassas verilerine ulaştığı belirtildi. Bu verilerin, eski CIA çalışanı Aaron Barr tarafından analiz edildiği ve seçim lehine algı operasyonlarında kullanıldığı savunuldu.
Para Transferleri ve İstihbarat Firmaları İle İlişkiler
İddianamenin bir diğer önemli ayağı, şüphelilerin yurt dışı kaynaklı istihbarat firmaları ile finansal ilişkileri oldu. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'nın raporuna göre, Hüseyin Gün'ün savunma sanayii başta olmak üzere çeşitli alanlarda şirketleri bulunuyor ve istihbari faaliyet gösteren yurt dışı firmalara para transferleri yapılıyor. Ayrıca, Merdan Yanardağ'ın eşi aracılığıyla Lüksemburg merkezli Talkwalker şirketine 65 bin 546 avro transfer ettiği kaydedildi.
Telefon İncelemeleri ve Gizli Yazışmalar
Şüphelilerin dijital iletişim kanalları üzerinden yaptıkları yazışmalar da iddianamede geniş yer buldu. Hüseyin Gün'ün el konulan cep telefonunda incelenen 721 not arasında, seçim stratejileri, CHP'ye yönelik karalama kampanyaları ve yapay zeka çalışmalarına dair bilgiler tespit edildi. Gün'ün, Wickr Programı üzerinden alexwashington rumuzlu bir kullanıcıyla gizli yazışmalar yaptığı ve "Ben tüm yazışmaları siliyorum" dediği ifade edildi.
Siyasi Baskı ve Casusluk Faaliyetleri
İddianamede, şüphelilerin siyasi arenada baskı kurma ve casusluk faaliyetlerine iştirak ettiği yönünde ciddi iddialar yer aldı. Hüseyin Gün'ün, Merdan Yanardağ'a bazı isimlerin görevden alınması için baskı yapması talimatını verdiği, Yanardağ'ın da bu talimat doğrultusunda parti içi ve dışı mecralarda casusluk faaliyetlerinde bulunduğu öne sürüldü. Ayrıca, Yanardağ'ın Tele 1 kanalındaki yayınlarının algı çalışmaları yaptığı gerekçesiyle kanalın müsaderesine karar verilmesi gerektiği belirtildi.
Uluslararası İstihbarat Bağlantıları
Şüphelilerin uluslararası istihbarat çevreleri ile olan bağlantıları da iddianamede detaylandırıldı. Hüseyin Gün'ün telefon rehberinde, İngiltere Savunma Bakanlığı yetkilileri, eski CIA çalışanları ve MOSSAD temsilcileri gibi önemli isimlerin kayıtlı olduğu tespit edildi. Ayrıca, Gün'ün FETÖ üst kadrosundan Mustafa Özcan ile yüz yüze görüştüğü ve bu kişiden öneriler aldığı aktarıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı bu kapsamlı iddianame, siyasal casusluk suçlamaları çerçevesinde Türkiye'nin gündemine oturdu. İddianamede yer alan veri ihlalleri, yurt dışı bağlantılar ve finansal transferler gibi detaylar, davanın seyrini yakından takip edilecek bir hale getirdi. Savcılık, şüphelilerin tüm bu faaliyetleri Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi dahilinde gerçekleştirdiklerini öne sürerek, yargı sürecinin titizlikle işlemesi gerektiğini vurguladı.