Enkazdan Hayata Tutunan Dede ve Torunu Yeni Yuvasında
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından duygusal bir paylaşım yaparak, Adıyaman'da yaşanan deprem felaketinden sonra hayata tutunan bir dede ile torununun hikayesini gündeme taşıdı. Paylaşım, 6 Şubat depremlerinde enkazdan kurtarılan 65 yaşındaki emekli Abdullah Çelik ve o dönemde henüz 40 günlük olan torunu Yusuf Berk'in yeni evlerine yerleşmesini konu alıyor.
Depremde Kayıplar ve Hayata Tutunma Mücadelesi
Bakanlıktan yapılan açıklamalara göre, Abdullah Çelik, Adıyaman'daki depremde yarıyıl tatili için yanına gelen iki kızını ve dört torununu kaybetmenin acısını yaşadı. Toplamda akrabalarından 10 kişiyi yitiren Çelik, hayata tutunmak için enkaz altından beşiği içinde uyurken bulunan 40 günlük torunu Yusuf Berk ile bir umut ışığı yakaladı. Bu trajik olay, Çelik'in yaşamında derin izler bırakırken, torunuyla birlikte yeni bir başlangıç yapmasına da vesile oldu.
Devletin Desteği ve Yeni Yuva
Deprem sonrasında Bakanlık tarafından Adıyaman İndere'de inşa edilen afet konutlarına yerleşen Çelik, artık 3 yaşına gelen torunu Yusuf Berk ile birlikte huzurlu bir yaşam sürdürüyor. Çelik, devletin sağladığı bu destek sayesinde yeniden hayata tutunduğunu ifade ederek, "Devlet güçlü oldu mu her şey olur." sözleriyle minnettarlığını dile getirdi. Ayrıca, afet konutlarının sosyal alanlarının torununu güvenle büyütmesine olanak tanıdığını belirtti.
Bakan Kurum'un Duygusal Mesajı
Bakan Murat Kurum, paylaşımında Abdullah Çelik'in sözlerine atıfta bulunarak, "Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz, huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok." ifadelerini kullandı. Bu paylaşım, deprem sonrası toplumsal dayanışma ve devletin afetzedelere yönelik çabalarını vurgulaması açısından dikkat çekti.
Çelik, deprem anını anlatırken, "Ben en üst kattaydım, bir baktım ki üzerimde yağmur yağıyor. Hiçbir yeri tanıyamadım ben. Adıyaman diye bir şey yoktu orada." diyerek yaşadığı şoku aktardı. Ancak, devletin babalık yaparak ev inşa etmesi ve yuvasını kurması sayesinde teselli bulduğunu söyledi. Bu hikaye, afet sonrası rehabilitasyon süreçlerinde insani yardımların önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.