Diyarbakır'da eşini 30 yerinden bıçaklayan cani koca: Çocuklarına 'keşke öldürseydim' dedi
Diyarbakır'da eşini 30 yerinden bıçaklayan cani koca tehdit savurdu

Diyarbakır'da 13 Nisan'da meydana gelen olayda, 58 yaşındaki M.Z.B., dini nikahlı eşi 40 yaşındaki F.D.'yi apartman girişinde pusuya düşürerek 30 yerinden bıçakladı. Ağır yaralanan kadın, 3 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatta kalmayı başardı. Olayın ardından tutuklanan saldırganın cezaevinden çıkınca kendisini öldürmekle tehdit ettiğini belirten F.D., kabus dolu anları anlattı.

16 yıllık birliktelik sonrası kanlı saldırı

Edinilen bilgilere göre, çiftin 16 yıllık birliktelikleri bulunuyordu. Bir süre önce ayrılan çiftin, olaydan 4 gün sonra M.Z.B.'nin eve gelmesiyle tartışma çıktı. M.Z.B., eşinin kendisini aldattığını öne sürdü. Tartışmanın ardından sabaha karşı saat 06.00 sıralarında evden ayrılan M.Z.B.'yi konuşmak için geri çağırmak isteyen F.D., apartman girişinde pusuya düşürüldü.

30 yerinden bıçaklandı, 3 gün yoğun bakımda kaldı

Saldırıda vücudunun 30 farklı yerinden bıçaklanan F.D., hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesinin ardından hayatta kalmayı başardı. Saldırgan koca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak M.Z.B.'nin cezaevinde kendisini ziyaret eden kişilere "Çıkınca o kadını öldüreceğim" dediği iddia edildi. Bunun üzerine F.D., can güvenliğinin sağlanmasını ve saldırganın serbest bırakılmamasını talep etti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Talihsiz kadının ifadesi: Defalarca sırtımdan bıçakladı

F.D., 16 yıllık nikahlı eşiyle son bir buçuk yıldır sorunlar yaşadıklarını belirterek şunları söyledi: "Sürekli boşanmak istiyordu. Beni alıp milletin önüne götürüp 'boşuyorum seni' diyordu. Ben de çocuklarım için sesimi etmedim. Beni çirkin sözlerle tehdit ediyordu. 'Sen beni aldatıyorsun. Ben seni herkese rezil edeceğim' diyordu. Son olayda beni alıp camiye götürüp imam eşliğinde boşanmaya kalktı. Şahitler huzurunda. Boşandıktan 4 gün sonra tekrar gelip eve yerleşmeye çalıştı. Ben hiç sesimi etmedim korkudan. İki çocuğum için sesimi edemiyordum. Daha sonra 'Bana sen beni aldatıyorsun başkasıyla ondan bana ilgisizsin' deyip duruyordu. 3 gün boyunca cebinde bir bıçak vardı. Siyah saplı bir bıçak. O bıçağı gördüm, belki arabasını tamir ediyordur diye düşündüm. Boşanmasından pişman olup beni suçluyordu. 'Ben sinirliydim. Sen beni zorladın, boşadım' diyordu. Boşandığımızı dile getirdim. Kabullenemedi. 'Yok. Ben boşamamışım seni' dedi. Halbuki şahitler huzurunda boşadı beni. Beni tehdit etmeye başladı. Gece 00.00'da uyuyor numarası yapıp, telefonumu pirincin içine koyarken geldi, telefonu elimden aldı ve ekmek bıçağını alıp evi terk etti. Ben de kimseye zarar vermesin diye indim aşağıya. Küçük kızımla birlikte sürekli aracımızın kapısı bozuk gelmiş midir diye kontrol ettim. Yok. Defalarca kez indim. Artık yoruldum, geldim eve. Uyudum. 06.10'da uyandım. Alarm saati vardı çocuğumun okul saati. Onu uyandırmadan önce indim aşağıya, belki üşür, günahtır. Aldım içeri, dedim gideyim alayım içeriye gelsin eve. Gittim, arabanın kapısını açtım, baktım yok. İçeri girdim. Binanın kapısına girer girmez, arkadan bir baktım o. Dış kapıyı kapattı ve defalarca kez sırtımdan bıçakladı. Artık yere yığıldım. Yere yığıldıktan sonra da durmadı. Akciğerime, kalbime, beynime milimler kala akciğerim söndü. Tromboli geçirdim, sonunum yetersizliğinden. Ölüm tehlikesi atlattım. 3 gün boyunca hastanede tedavi altına alındım. Gereken ilgili makamlara her yere başvurdum. Devletime güveniyorum. Gereğini de yapacağına eminim. Çocuklarım onun yanına cezaevine gitmişlerdi. Çocuklarıma demiş 'Keşke öldürseydim, sizin sesinizi duymasaydım öldürecektim'. Çocuklarım eve geldi. 'Anne, baba bunu diyor' dedi. Yarım kalan işini de tamamlayacağından korkuyorum, açık söyleyeyim. Çıkıp beni tekrar öldürecek. Buna da ben eminim. Çıkmaması için devletime sonsuz güvenim var."

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması