MİT'ten Tarihi İfşa: Arabistanlı Lawrence'ın Gizli Belgeleri
MİT, Arabistanlı Lawrence'ın gizli belgelerini paylaştı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), tarihi bir belgeyi kamuoyu ile paylaştı. Teşkilatın resmi internet sitesindeki "Özel Koleksiyon" bölümüne eklenen belge, "Arabistanlı Lawrence" lakaplı ünlü İngiliz ajanı Thomas Edward Lawrence hakkında hazırlanmıştı. 23 Eylül 1929 tarihli bu istihbarat yazısı, Lawrence'ın bölgedeki gizli faaliyetlerine ışık tutuyor.

Kıyafet Değiştirerek Yürütülen Gizli Operasyonlar

Belge, Lawrence'ın Mısır, Suriye, Kudüs ve Irak gibi Osmanlı coğrafyasında gerçekleştirdiği operasyonları konu alıyor. Ajanın, farklı kimliklere bürünerek ve sık sık kıyafet değiştirerek faaliyet gösterdiği vurgulanıyor. Raporda, Lawrence'ın "Şeyh Abdullah" ve "Yakos İskinazi" gibi takma isimler kullandığı bilgisi yer alıyor.

Özellikle Kudüs'teki faaliyetleri dikkat çekici. Belgeler, Lawrence'ın bazen bir Müslüman hocası, bazen de Amerikalı bir Yahudi hahamı kılığına girerek Burak-ı Şerif (Ağlama Duvarı) civarında dolaştığını iddia ediyor. Burada, Müslüman ve Yahudi topluluklarına yönelik kışkırtıcı telkinlerde bulunarak gerilimi artırdığı öne sürülüyor.

İstihbarat Raporundan Çarpıcı Ayrıntılar

Dönemin Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti tarafından Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı'na gönderilen yazıda, Lawrence'ın asker üniformalı bir fotoğrafı da bulunuyor. Raporda şu ifadeler dikkat çekiyor:

"Kahire'deki Mason kulübünden gelen güvenilir bilgilere göre, ünlü casus Albay Lawrence, iki ay önce Mısır'da 'Şeyh Abdullah' adıyla bulunduktan sonra Suriye ve Irak'a geçti. Geçen ağustos ayında ise ansızın Kudüs'e geldi ve şu anda Sudan'ın Hartum şehrinde bulunuyor."

Belge, Lawrence'ın faaliyetlerinin sadece istihbarat toplamakla sınırlı olmadığını, siyasi amaçlar da güttüğünü ortaya koyuyor.

Bölgedeki Karışıklıkların Perde Arkası

Rapor, dönemin İngiliz politikalarına ilişkin de önemli iddialar içeriyor. İngiliz istihbarat servislerinin ve emperyalist çevrelerin, o dönemki İşçi Partisi hükümetinin politikalarından memnun olmadığı belirtiliyor. Özellikle, dönemin başbakanı Ramsay MacDonald'ın Mısır'dan sonra Filistin'e de bir tür bağımsızlık vermeyi tasarladığı, ancak bu planın önüne geçmek için bölgede kargaşa çıkarılmak istendiği iddia ediliyor.

Lawrence'ın Hartum'a gitmesi de bu bağlamda değerlendiriliyor. Sudan'ın, Mısır'la sürekli bağlantısı nedeniyle kargaşa çıkarmak için ideal bir üs olduğu düşünülüyor. Rapora göre, buradan Mısır'a ajanlar sokularak menfi propaganda yapılması ve tahribat gerçekleştirilmesi planlanıyordu. Amaç, Mısır'ın henüz bağımsızlığa hazır olmadığı izlenimini yaratarak İngiliz parlamentosundaki kabineyi zor duruma düşürmek ve böylece Mısır üzerindeki kontrolü sürdürmekti.

MİT'in paylaştığı bu tarihi belge, 20. yüzyılın başındaki istihbarat savaşlarını ve bölgede oynanan büyük oyunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Belgeler, Ortadoğu'nun şekillenmesinde istihbarat faaliyetlerinin ne denli kritik bir rol oynadığının somut bir kanıtı niteliğinde.