MİT Operasyonu: İsrail İstihbaratına Bilgi Aktaran Şüpheliler Tutuklandı
MİT Operasyonu: İsrail'e Bilgi Aktaranlar Tutuklandı

MİT Operasyonu: İsrail İstihbaratına Bilgi Aktaran Şüpheliler Tutuklandı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün ortaklaşa düzenlediği operasyonla yakalanan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu'nun adli süreçleri tamamlandı. Şüpheliler, İstanbul Adliyesi'nde savcılık ifadelerini verdikten sonra, "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, yapılan değerlendirme sonucunda her iki şüphelinin de tutuklanmasına karar verdi.

Casusluk Ağının Detayları Ortaya Çıktı

MİT tarafından bir süredir takip altında tutulan şirket sahibi Mehmet Budak Derya'nın, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu aracılığıyla İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı tespit edildi. Operasyon kapsamında yapılan incelemeler, Derya'nın Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığını ve İsrail'in bölge politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkiler geliştirdiğini ortaya koydu. Bu ilişkiler ağı üzerinden toplanan gizli bilgilerin düzenli olarak İsrail istihbarat servisine aktarıldığı belirlendi.

Uzun Süreli İstihbarat İlişkisi

Şüphelilerin casusluk faaliyetlerinin detaylarına ilişkin yapılan araştırmalar, Mehmet Budak Derya'nın İsrail istihbaratı ile olan ilişkisinin 2013 yılında başladığını ve günümüze kadar kesintisiz bir şekilde devam ettiğini gösterdi. Bu süreçte Derya'nın, "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" gibi kod adlarını kullanan çok sayıda istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşıldı. Bu görüşmelerin, bilgi aktarımının koordinasyonu ve operasyonel planlamalar için düzenlendiği değerlendiriliyor.

Operasyon, Türk istihbarat birimlerinin ulusal güvenliği tehdit eden casusluk faaliyetlerine karşı etkin mücadelesinin bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. Sürecin, yargı mercileri tarafından titizlikle takip edileceği ve benzer vakalara karşı caydırıcılık sağlanacağı ifade ediliyor.