Pokemon Go'nun Gizli Haritası: Teslimat Robotları ve Ulusal Güvenlik Riski
Pokemon Go'nun Gizli Haritası: Robotlar ve Güvenlik Riski

Pokemon Go'nun Görsel Veri Hazinesi: Oyunun Arkasındaki Gerçek Tehlike

Bir zamanlar milyonları sokaklara döken Pokemon Go oyununun yalnızca basit bir eğlence aracı olmadığı, yıllar sonra ortaya çıkan gerçeklerle anlaşıldı. Oyunu geliştiren Niantic şirketi, 2016'dan bu yana Pokemon Go ve benzeri artırılmış gerçeklik uygulamaları aracılığıyla 30 milyardan fazla gerçek dünya görüntüsü toplandığını açıkladı. Bu devasa veri havuzu, şimdilerde teslimat robotlarının yön bulma sistemlerinde kullanılmaya başlandı ve bu durum ciddi ulusal güvenlik risklerini gündeme getirdi.

Kullanıcılar Farkında Olmadan Dev Bir Veri Ağına Katkı Sağladı

Oyunun popüler olduğu dönemde, sokak sokak dolaşarak Pokemon avlayan milyonlarca kullanıcı, aslında farkında olmadan devasa bir görsel veri tabanının oluşmasına katkıda bulundu. Bu kullanıcılar, parkları, mağaza vitrinlerini, kaldırımları ve şehir simgelerini kayıt altına aldı. Görüntüler, günün farklı saatlerinde ve çeşitli hava koşullarında çekildiği için, klasik haritalama yöntemleriyle kısa sürede oluşturulması mümkün olmayan son derece detaylı bir veri tabanı ortaya çıktı.

Uzmanlara göre, kullanıcılar uygulamaların kullanım sözleşmeleri kapsamında bu verilerin toplanmasına izin verdi. Ancak çoğu kişi, basit bir oyun deneyimi yaşadığını düşünürken, aslında büyük bir teknolojik altyapının inşasına katkı sunduğunun farkında değildi. Bu durum, dijital çağda gizlilik ve güvenlik konularını yeniden tartışmaya açtı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Toplanan Veriler Teslimat Robotlarında Kullanılıyor

Niantic'in topladığı bu görsel verilerin ilk somut kullanım alanı, robot teknolojileri oldu. Şirket, robotik firması Coco Robotics ile iş birliği yaparak Los Angeles, Miami ve Helsinki gibi şehirlerde kaldırımlara binden fazla teslimat robotu yerleştirdi. Bu robotlar, klasik GPS sistemlerinden farklı olarak görsel konumlandırma teknolojisi kullanıyor.

Robotlar, çevredeki binaları, vitrinleri ve kaldırımları kameralarıyla tarayarak, siparişlerin yalnızca yaklaşık konumlara değil, doğrudan kapı adresine kadar hassas bir şekilde ulaştırılmasını sağlıyor. Dünyanın dört bir yanındaki oyuncuların çektiği milyarlarca görüntü, yalnızca sokakları değil, bina girişlerini, kamu tesislerini, kritik altyapı noktalarını ve şehir içi geçiş güzergahlarını da ayrıntılı biçimde kayıt altına almış durumda.

Ulusal Güvenlik Açısından Ciddi Riskler Barındırıyor

Siber Güvenlik Uzmanı Soner Özcan, Pokemon Go gibi sanal gerçeklik oyunlarının çok büyük bir veri tabanına sahip olduğunu vurguladı. Özcan, 30 milyardan fazla verinin toplandığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

  • Bu çekilen görüntülerle şehirlerin, parkların, binaların hatta iç mekanların 3 boyutlu haritaları oluşturulabilir.
  • Başta kritik alt yapılar, elektrik enerji sistemleri, askeri bölgelerin sınırları, hassas tesisler gibi birçok kritik bölgenin detaylı haritalanması sonucu doğdu.
  • Oyuncular farkında olmadan kamu binalarını tarayıp sisteme veri olarak sunmuş olabilir.

Özcan, söz konusu veri havuzunun istihbarat amaçlı kullanılmasının mümkün olduğunu da ekledi. "Bu kadar büyük bir veri vasıtasıyla ve yapay zeka desteğiyle yüz, nesne tanıma, eşya tanıma gibi çok ciddi modellemeler yapılabilir. Kim hangi saatte nerede ne yapıyor, bu soruların cevapları bu verilerde bulunuyor olabilir" ifadelerini kullandı.

İran ve Lübnan'daki nokta atışı operasyonlar dikkate alındığında, istihbarat servislerinin ticari ve dolaylı yollarla bu verilere ilgi göstermesi kaçınılmaz görünüyor. Bu durum, ulusal güvenlik açısından yeni tehditlerin kapısını aralıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması