Suriye'de Entegrasyon Süreci Kırılgan: PKK/YPG Provokasyonları Devam Ediyor
Suriye yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan entegrasyon anlaşmasının bugün itibarıyla hayata geçmesi beklenirken, sahadan gelen son bilgiler, ateşkesin ve sürecin son derece kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Terör örgütü PKK/YPG'nin attığı adımlar, anlaşmayı uygulamak bir yana, süreci bilinçli şekilde sabote etmeye çalıştığını gösteriyor.
PKK/YPG'nin Meydan Okuyan Adayları
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, PKK/YPG, anlaşma kapsamında Şam yönetimine sunduğu adaylarla açıkça meydan okuyor. Terör örgütü, Suriye devlet yapısına entegre edilecek isimler olarak, yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri ve Suriye Milli Ordusu'na karşı silahlı saldırılar düzenlemiş, Kandil çizgisinden gelen, ideolojik ve fiili olarak PKK'ya bağlı kadroları dayatıyor.
Bedran Çiyakurd adlı isim, PKK/YPG'nin Savunma Bakanlığı Yardımcılığı için aday gösterdiği kişilerden biri olarak öne çıkıyor. Güvenlik kaynakları, Çiyakurd'un Kandil kanadında öne çıkan ve Cemil Bayık'a yakınlığıyla bilindiğini, geçmişte Türkiye'ye karşı birçok silahlı eylemde yer aldığını vurguluyor. Şam yönetiminin bu ismi kabul etmesinin son derece düşük bir ihtimal olduğu belirtiliyor.
Bir diğer dikkat çekici aday ise Haseke Valiliği için önerilen Nureddin İsa (Ebu Ömer Hanika). Kamışlı'daki kötü şöhretli Alaya Cezaevi'nin eski müdürü olan İsa'nın ailesinin tamamına yakınının PKK saflarında yer aldığı, uzun yıllar TSK ve SMO'ya karşı çatışmalara katıldığı biliniyor. Mazlum Abdi'ye yakınlığıyla bilinen bu ismin atanması, örgütün anlaşma niyetinin sorgulanmasına neden oldu.
Kanlı Eylemlerin Planlayıcısı: Azad Simi
Süreçteki en çarpıcı gelişmelerden biri ise PKK/SDG kaynaklarının sızdırdığı yeni aday oldu. Buna göre sözde "Özerk Yönetim", Suriye Savunma Bakanı Yardımcılığı için Çiya Kobani kod adlı Azad Simi'yi aday göstermeye karar verdi.
Güvenlik kayıtlarına göre Azad Simi, 2007 Dağlıca baskını, 2008 Aktütün saldırısı ve 2011 Çukurca saldırısı dahil olmak üzere toplamda 104 askerimizin şehit edildiği çok sayıda kanlı eylemin planlayıcısı ve yürütücüsü olarak biliniyor. Van, Hakkari ve Şırnak Başsavcılıkları tarafından aranan Simi'nin, KCK'nın Suriye yapılanmasının başında yer aldığı ve halen SDG'nin sözde "istihbarat birimi sorumlusu" olduğu belirtiliyor. Terör geçmişi bu denli açık olan bir ismin Şam'a dayatılması, PKK/YPG'nin entegrasyon değil, devlet yapısını içeriden ele geçirme hedefinde olduğunu ortaya koyuyor.
Sahada Provokasyonlar ve Saldırılar
Anlaşmanın imzalanmasına rağmen PKK/YPG içindeki bazı unsurların sahada provokasyonlara devam ettiği bildiriliyor. Dün, bazı SDG unsurlarının Suriye ordusuna saldırı girişiminde bulunduğu, can kaybı yaşanmadığı için olayın basına yansımadığı öğrenildi.
Öte yandan örgütün taleplerindeki geri adımlar da sürecin zora girdiğini gösteriyor. İlk etapta kolordu talep eden PYD, gelen tepkiler üzerine üç tümene, son olarak ise üç tugaya razı olmak zorunda kaldı. Ancak bu geri çekilmenin sahadaki saldırgan tutumu değiştirmediği ifade ediliyor.
Arap Köylerinde Kuşatma ve Keyfi Tutuklamalar
PKK/YPG'nin Haseke ve çevresindeki faaliyetleri, anlaşmanın uygulanacağına dair herhangi bir emare taşımıyor. Örgüt unsurları Arap köylerinde okulları ele geçiriyor, binalara keskin nişancılar yerleştiriyor ve keyfi tutuklamalara devam ediyor.
Son 24 saat içinde Facebook paylaşımları gerekçe gösterilerek çok sayıda sivil gözaltına alındı, Genç Ahmed el-Muhammed baskınla tutuklandı. Rmeilan kırsalındaki Ararour köyünden sivil Talal el-Omar gözaltına alındı. Buna ek olarak Haseke'nin güney girişlerine tank ve zırhlı araç sevkiyatı yapıldığı bildiriliyor.
Entegrasyon mu, Çatışma mı?
Tüm bu gelişmeler, bugün itibarıyla başlaması beklenen entegrasyon sürecinin ciddi risk altında olduğunu gösteriyor. Güvenlik çevreleri, PKK/YPG'nin süreci bilinçli şekilde tıkadığını, provokasyonlarla çatışma zemini oluşturmaya çalıştığını ve ateşkesin her an bozulabileceğini vurguluyor.
Şam yönetiminin, terör geçmişi bu denli açık isimleri kabul etmemesi halinde, sahadaki gerilimin hızla sıcak çatışmaya dönüşebileceği ifade ediliyor. Entegrasyon sürecinin başlangıcı, yeni bir çatışma dalgasına dönüşeceği bekleniyor, bu da bölgedeki istikrarı tehdit eden önemli bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor.