Yemen'de devam eden iç savaş ortamında diplomatik ve askeri gerilimler yeni bir boyut kazandı. Ülkedeki Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi içindeki anlaşmazlıklar derinleşirken, bölgesel güç Suudi Arabistan'dan kritik bir hamle geldi. Suudi yönetimi, Yemen'den kalkan ve Yemen'e giden tüm uluslararası uçuşların, Suudi Arabistan'ın Cidde Havalimanı'nda zorunlu güvenlik taramasından geçmesi şartını getirdi.
"Hava Ablukası" Tepkisi ve Aden'deki Operasyonlar Durduruldu
Suudi Arabistan'ın bu kararı, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yapılan uçuşlarda halen geçerli olmaya devam ediyor. Karara ilk ve sert tepki ise BAE'nin desteklediği ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi'nden geldi. Konseyin kontrolündeki Yemen Ulaştırma Bakanlığı, yeni kısıtlamaları kesin bir dille reddetti.
Bakanlık, uçakların güvenlik kontrolü için Suudi topraklarında durmasını öngören şartı, "Yemen'in ulusal egemenliğini zayıflatan bir hava ablukası" olarak nitelendirdi. Bu açıklamanın hemen ardından, Güney Geçiş Konseyi üyeleri, Aden Uluslararası Havalimanı'ndaki operasyonları kısmen durdurma kararı aldı.
Konsey yetkilileri, alınan önlemlerin Güney Geçiş Konseyi liderlerinin Yemen ile BAE arasındaki hareketliliğini kısıtladığını ve faaliyetlerine dış destek sağlanmasının önüne geçmeyi amaçladığını ifade etti.
Koalisyondaki Derin Çatlaklar ve Güney Geçiş Konseyi'nin Nüfuzu
Uzmanlar, yaşanan bu son krizi, Yemen'deki İran destekli Husilere karşı savaşan koalisyon içindeki derinleşen çatlakların en son işareti olarak yorumluyor. Güney Geçiş Konseyi, resmi olarak Suudi Arabistan destekli Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi'ne bağlı görünse de, fiilen güney Yemen'in bağımsızlığını talep ediyor ve uluslararası alanda tanınan merkezi hükümetle sık sık çatışıyor.
Konsey, başta Aden olmak üzere ülkenin güneyindeki birçok şehirde önemli bir askeri ve idari nüfuza sahip. Yemen Ulaştırma Bakanı Abdüsselam Salih Humaid gibi bazı kabine üyeleri de fiilen merkezi hükümete değil, Güney Geçiş Konseyi'ne bağlı olarak çalışıyor.
Gerilim, Aralık 2025'te Güney Geçiş Konseyi'nin, petrol açısından zengin Hadramut ve doğudaki Al-Mahra bölgelerindeki geniş arazileri kontrol altına almasıyla daha da tırmandı. Suudi Arabistan yönetimi, bu bölgeleri hem Suudi sınırına yakınlıkları hem de yoğun enerji rezervleri nedeniyle "kırmızı çizgi" olarak ilan etmişti.
Sonuç: İstikrarsızlık ve Bölgesel Rekabet Derinleşiyor
Yaşanan son havalimanı krizi, Yemen'deki karmaşık savaş dinamiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Husilere karşı kurulan koalisyonun iki önemli ortağı Suudi Arabistan ve BAE, ülkenin geleceği konusunda giderek daha fazla ayrışıyor. Suudi Arabistan'ın güvenlik gerekçesiyle getirdiği uçuş kısıtlamaları, aslında BAE'nin bölgedeki nüfuzunu ve Güney Geçiş Konseyi'ne olan desteğini sınırlamaya yönelik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Bu durum, Yemen'de kalıcı bir barış ve istikrar sağlanması önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor. İç savaşın tarafları arasındaki güven bunalımı ve bölgesel rekabet, ülkenin yeniden birleşme ve normalleşme umutlarını her geçen gün daha da zayıflatıyor.