İzmir'deki Polis Merkezi Saldırısı İddianamesi: 13 Şüpheliye 4'er Müebbet İsteniyor
İzmir'deki hain saldırıya 4'er müebbet istemi

İzmir'in Balçova ilçesinde geçtiğimiz yıl bir polis merkezine düzenlenen ve 3 polis memurunun şehit olduğu terör saldırısıyla ilgili hazırlanan iddianame, savcılığın ağır ceza taleplerini ortaya koydu. Savcılık, saldırgan Eren Bigül'ün de aralarında bulunduğu 7'si tutuklu 13 şüpheli için her biri adına 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplamda 261'er yıla kadar hapis cezası istedi.

Saldırının Kan Donduran Seyri

8 Eylül 2025 tarihinde, saat 09.00 sıralarında, Balçova Çetin Emeç Mahallesi'ndeki Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği'ne, yüzünde maske ve elinde pompalı tüfekle giren Eren Bigül (16), ilk olarak nöbet kulübesine ateş açtı. Bu saldırıda polis memuru Hasan Akın şehit oldu. Silah sesleri üzerine müdahale eden diğer polislerle çıkan çatışmada, 1'inci sınıf emniyet müdürü polis başmüfettişi Muhsin Aydemir ve polis memuru Ömer Amilağ da şehit düştü. Saldırgan Eren Bigül ise yaralı olarak yakalandı.

İddianamede Yer Alan Çarpıcı Suçlamalar ve Ceza Talepleri

Hazırlanan iddianamede, Eren Bigül'ün DAEŞ silahlı terör örgütünün ideolojisini benimsediği ve örgüte katıldığı belirtildi. Bigül'ün örgütten silahlı eğitim aldığı ve terör saldırısı talimatı aldığı ifade edildi.

Toplanan deliller ışığında Eren Bigül hakkında; 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'Silahlı terör örgütüne üye olma', 3 polis memurunun 'Terör amaçlı öldürülmesi', 4 kez 'Terör amaçlı kasten öldürmeye teşebbüs' de dahil olmak üzere onlarca suçtan ceza istendi. Diğer 12 şüpheli hakkında ise azmettirme suçlarından ceza talebinde bulunuldu. Savcılık, tüm şüpheliler için 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 261'er yıla kadar hapis cezası talep etti. İddianame, Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Saldırı Öncesi 10 Günlük Keşif ve Aile Desteği

İddianamede öne çıkan detaylardan biri, saldırganın eylemini gerçekleştirmeden önce hedefi olan polis merkezinde, 10 gün boyunca gece 02.00-03.00 saatleri arasında düzenli keşif ve gözetleme yapmış olması.

Daha da dikkat çeken bir diğer nokta ise ailenin rolü. İddianamede, Eren Bigül'ün anne A.B. ve babası Nuhver Bigül'ün, sağladıkları kolaylık ve desteklerle oğullarının DAEŞ ideolojisini benimsemesine ve örgüte katılımına zemin hazırladıkları kaydedildi. Anne ve babanın, Bigül'ün işlediği tüm suçlara asli ve manevi fail (azmettirici) olarak iştirak ettikleri yönünde kanaat oluştuğu ifade edildi.

Bigül'ün, anne ve babasının yardımıyla bomba yapım malzemeleri temin ettiği, iki el bombası hazırladığı ve babası tarafından temin edilen av tüfeği için 'dom dom kurşunu' olarak bilinen çok sayıda fişek elde ettiği belirtildi.

Hedef: Sertab Erener Konseri, Bar ve Polis Merkezi

İddianamede yer alan bir diğer önemli detay, Eren Bigül'ün örgütten aldığı talimat doğrultusunda, Haziran 2025'te İzmir Fuarı'nda düzenlenen Sertab Erener konserini, Balçova'daki bir barı ve nihayetinde Salih İşgören Polis Merkezi'ni hedef olarak belirlediği yönünde. Örgüt talimatıyla diğer hedeflerden vazgeçerek polis merkezine saldırı kararı aldığı aktarıldı.

Bigül'ün, DAEŞ ideolojisine uygun yaşamaya başladığı, arkadaşlarına bu fikirleri anlattığı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni 'tağut' olarak nitelendirdiği ve örgüt ideolojisine göre kadın-erkek aynı eğitimi aldığı gerekçesiyle okula gitmeyi reddettiği de iddianamede yer alan diğer hususlar arasında.

Soruşturma kapsamında Eren Bigül'ün yanı sıra babası, İran ve Suriye uyruklu 5 kişi daha tutuklandı. Saldırganın annesi dahil 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, sonrasında gözaltına alınan iki şüpheli de aynı şartla serbest kaldı.