Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Özel Öğretim Derneği (ÖZDER), Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ve Ankara Ticaret Odası (ATO) iş birliğiyle düzenlenen 'İnsan, Değer, Teknoloji' temalı 'Maarif'ten Medeniyete Eğitim Zirvesi'nde önemli açıklamalarda bulundu. ATO Meclis Salonu'nda gerçekleşen programda konuşan Tekin, zirvenin maarif meselesini geniş bir perspektifte ele alma fırsatı sunduğunu ifade etti.
Teknoloji ve egemenlik ilişkisi
İnsanlığın teknolojiyle ilgili kritik bir eşikte olduğunu belirten Tekin, bilginin kimin elinde toplanacağı, hangi amaçla işleneceği ve insan iradesinin dijital düzen içinde nasıl korunacağı gibi sorularla karşı karşıya olunduğunu vurguladı. Teknolojinin çağın en temel egemenlik başlıklarından biri haline geldiğini dile getiren Tekin, 'Dün güç daha çok toprakta, sanayide, sermayede, orduda ve enerji kaynaklarında aranıyordu. Bugün bütün bunların yanına veri merkezleri, algoritmalar, yapay zeka modelleri, dijital platformlar ve arka planda çalışan karar sistemleri eklendi.' dedi.
İnsanlığın geleceğine dair mücadelenin artık ekranda görünen kolaylıkların arkasında, görünmeyen veri akışlarında ve dijital iktidar alanlarında şekillendiğini söyleyen Tekin, ABD merkezli bir teknoloji şirketinin yayımladığı 22 maddelik manifestoya dikkat çekti. Bu manifestonun, teknoloji dünyasına yeni bir egemenlik tanımı yaptığını belirten Tekin, 'Silikon Vadisi mühendislerine ve teknoloji şirketlerine savunma alanında daha çok rol yüklüyor, yazılımı, veriyi ve yapay zekayı askeri üstünlüğün merkezine yerleştiriyor.' ifadelerini kullandı.
Gazze örneği ve insani değerler
Bakan Tekin, bu yaklaşımın sahadaki karşılığının Gazze'de ağır bir ibret tablosu olarak ortaya çıktığını belirterek, söz konusu şirketin İsrail Savunma Bakanlığıyla kurduğu stratejik iş birliğinin, veri ve yapay zeka teknolojilerinin savaş alanında dönüştüğü kapasiteyi gösterdiğini ifade etti. İnsan haysiyeti, hukuk, merhamet ve vicdanı merkeze almayan teknolojinin, en ileri kabiliyetleriyle dahi insanlığın önüne ağır bir imtihan koyduğuna işaret etti.
Türkiye'nin başkalarının geliştirdiği sistemlere mahkum olamayacağını vurgulayan Tekin, savunma sanayisinde milli ve yerli kapasitenin yanı sıra eğitim alanında insanı, değeri, mahremiyeti ve teknoloji okuryazarlığını birlikte inşa edecek maarif iradesinin de hayati olduğunu söyledi. 'Çünkü bu yeni çağın asıl gücü, yazılımı yazacak, veriyi anlamlandıracak, yapay zekayı geliştirecek, teknolojiyi insanlığın hayrına yöneltecek nesillerin yetiştirilmesinden doğacaktır.' dedi.
İyi insan yetiştirme vurgusu
Bakan Tekin, Bakanlık olarak çocukların dijital çağla kurduğu ilişkiyi dar bir kullanım becerisi alanına hapsetmeden ele aldıklarını belirterek, asıl meselenin çocukların dijital dünyada özgür muhakemesini, edebini ve mahremiyetini koruyabilecek tedbirleri almak olduğunu ifade etti. 'Türkiye'nin ihtiyacı olan, kendi ülkesinin bağımsızlık ufkunu, insanlığın ortak vicdanını ve medeniyet değerlerini aynı anda taşıyabilecek kuşaklar yetiştirmektir.' diye konuştu.
Teknoloji alanında güçlü olacaklarını, bilimde, yapay zekada, dijital altyapıda, savunma sanayisinde, siber güvenlikte ve yüksek teknolojili üretimde daha ileri seviyelere ulaşacaklarını belirten Tekin, 'Kendi mühendislerimiz, öğretmenlerimiz, gençlerimiz, kurumlarımızla bu büyük yürüyüşü sürdüreceğiz. Çünkü Türkiye'nin tam bağımsızlık iddiası bunu gerektirir.' dedi.
Çağın araçlarını kullanan, zamanın ruhunu kavrayan, üretme kudretini ahlaki bir sorumlulukla taşıyan ve insanı her türlü teknolojik hesabın üzerinde gören 'iyi insan' profilini yetiştirmek istediklerini ifade eden Tekin, çocukların iyiyi tanıyan, iyiye meyleden ve iyiliği hayatın içinde görünür kılan ahlaki olgunlukla yetişmesini arzuladıklarını söyledi.
Dijital esenlik çalışmaları
Bu kapsamda Dijital Esenlik Projesi'ni hayata geçirdiklerini anlatan Tekin, çocukların teknolojiyle ilişkisini daha bilinçli ve güvenli bir zemine taşımaya çalıştıklarını, öğretmen ve öğrencilere yönelik eğitimleri yaygınlaştırdıklarını belirtti. 'Ailem' dizisi, 'Ailemle Eğitim Yolculuğum' programları, Aile Okulu kursları ve aile buluşmalarıyla anne-babaların çocuklarıyla kurduğu rehberlik bağını güçlendirmeye çalıştıklarını ifade etti.
Son dönemde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan acı hadiselerin çocukları koruma sorumluluğunun hayati önemini bir kez daha gösterdiğini belirten Tekin, 'İyi insan yetiştirmek, milli ve manevi değerlerimizi eğitim hayatının canlı bir parçası haline getirmek, çocuğun kalbine merhameti, zihnine muhakemeyi, davranışına edebi, hayatına aidiyet duygusunu yerleştirmek her zamankinden daha elzemdir.' dedi.
Tekin, özel öğretim kurumlarının maarif ekosisteminin güçlü paydaşları olduğunu belirterek, zirvede ortaya konulacak fikirlerin Bakanlık çalışmalarına katkı sunacağına inandığını ifade etti.



