Avrupa'da Türkler Üniversiteye Giderken Ayrımcılık Engeliyle Karşılaşıyor
Avrupa'da Türkler Üniversiteye Giderken Ayrımcılıkla Karşılaşıyor

Avrupa'da Türkler Üniversiteye Giderken Ayrımcılık Engeliyle Karşılaşıyor

Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Başkanı Mahmut Mustafa Özdil, Avrupa ülkelerinde yaşayan Türklerin üniversite eğitimi almalarının önünde ciddi ayrımcılık engelleri bulunduğunu açıkladı. Meclis İnsan Hakları Komisyonu bünyesindeki Ayrımcılık Alt Komisyonu'nda yapılan sunumda, Türk diasporasının karşılaştığı zorluklar detaylı bir şekilde ele alındı.

Ayrımcılık ve İslamofobi Yükselişte

Özdil, Avrupa genelinde yükselen aşırı sağ hareketlerin, Türklere yönelik ayrımcılık ve ön yargıyı artırdığını vurguladı. İslamofobinin de giderek yaygınlaştığını belirten Özdil, Avrupa'da "Ben ayrımcılığa uğruyorum" hissini yaşayan Müslümanların oranının yüzde 47 olduğunu ifade etti. Bu oranın Avusturya'da yüzde 71, en fazla Türk nüfusunun bulunduğu Almanya'da ise yüzde 68 ile zirve yaptığı kaydedildi.

Üniversite Oranları Endişe Verici

Avrupa'daki Türklerin üniversiteye giriş ve mezuniyet oranlarına ilişkin paylaşılan veriler oldukça çarpıcı. Özdil, sosyoekonomik durumları bu durumu haklı çıkarmamasına rağmen, Türklerin Avrupa genelinde üniversiteye giriş ve mezuniyet oranı en düşük göçmen grubu olduğunu belirtti. Örneğin:

  • Almanya'da tüm nüfusun yüzde 26'sı, göçmenlerin yüzde 25'i üniversiteli iken Türkiye kökenlilerde bu oran sadece yüzde 9.
  • Belçika'da tüm nüfusun yüzde 39,9'u, göçmenlerin yüzde 31,8'i üniversiteliyken Türkiye kökenlilerde oran yüzde 11,3.
  • Avusturya'da ise Türkiye kökenlilerde üniversitelilik oranı yalnızca yüzde 5.

Özdil, bu düşük oranların arkasında dil temelli sorunların da etkili olduğunu vurguladı. Almanya'da eksik ana dil kazanımı nedeniyle, yani ne Türkçeyi ne de Almancayı düzgün öğrenememe durumunun, üniversite eğitimine erişimde çeşitli engeller oluşturduğunu ifade etti.

"Üniversiteye Gitmeyecek" Şeklinde Yönlendirme

Özdil, Avrupa'da yaygın olan "tracking" (izleme) sistemine dikkat çekti. Bu sistemde, erken yaşlarda başlayan izleme süreci sonucunda, özellikle ilkokulu bitiren çocukların üniversiteye gitmeyecek şekilde yönlendirildiğini belirtti. Özdil, "Bu bazen çiçeklerle size sunulmaya çalışılıyor; 'Bak bu çok iyi bir şey' diye süsleniyor" ifadelerini kullanarak, bu uygulamanın nasıl masum gösterilmeye çalışıldığını anlattı.

TMV'nin Çözüm Önerileri ve Çalışmaları

Türkiye Maarif Vakfı, bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla Avrupa Eğitim Merkezleri modeli geliştirdi. Özdil, Avrupa'daki öncelikli ihtiyacın okul kurmak olmadığını, çocukların özgüvenlerini, kimlik inşalarını ve akademik başarılarını artıracak bir model oluşturmanın daha kritik olduğunu vurguladı. Bu merkezler aracılığıyla:

  1. Dil temelli ayrımcılığa karşı akademik ve alternatif değerlendirme destekleri sağlanıyor.
  2. Okullarda ve staj süreçlerinde karşılaşılan dışlanma ve yönlendirme sorunlarına yönelik danışmanlık hizmeti veriliyor.
  3. Dezavantajlı gruplar için yapay zekâ okuryazarlığı geliştirme projeleri yürütülüyor.

FETÖ Okulları ve TMV'nin Faaliyetleri

Özdil, TMV olarak devraldıkları FETÖ iltisaklı okullar hakkında da açıklamalarda bulundu. Bu okulların Türkiye kamuoyunda oluşturduğu başarılı okul algısının tamamen bir yanılsama olduğunu belirtti. Öğrencilerin var olan yeteneklerinin sergilendiği bir pazar yerinden öteye gitmeyen bir eğitim anlayışı olduğunu ifade etti.

TMV'nin 64 ülkede faaliyet gösterdiğini, bu ülkelerin 56'sında 517 okul, 2 üniversite, 15 eğitim merkezi, 11 Türkiye Araştırmaları Merkezi ve 56 yurt binası ile 75 bini aşkın öğrenciye eğitim hizmeti sunduğunu kaydetti. Özdil, vakfın giderlerinin yüzde 70'ini kendi gelirleriyle karşılayabildiğini, 2025 bağış rakamlarının ise 39,5 milyon Türk lirası olduğunu açıkladı.